Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği: Nasıl Hazırlanır, Neler Yazılmalıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin yalnızca boşanma konusunda değil, boşanmanın mali sonuçları ve varsa ortak çocukların durumu konusunda vardıkları anlaşmayı ortaya koyan belgedir. Ancak protokolün imzalanması tek başına boşanmanın gerçekleşmesi için yeterli değildir.
Türk Medeni Kanunu m.166/3 uyarınca hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Protokolde özellikle nafaka, tazminat, velayet ve kişisel ilişki gibi konuların açık yazılması önemlidir. Mal rejimi, taşınmazlar, araçlar ve ziynet eşyaları da protokol kapsamında çözülebilir; ancak bunlar anlaşmalı boşanmanın zorunlu unsurları değildir. Bu alanlarda kullanılan belirsiz ifadeler boşanmadan yıllar sonra yeni davaların açılmasına neden olabilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği 2026
Aşağıdaki örnek, genel bir protokol iskeletidir. Özellikle mal paylaşımı, ziynet, taşınmaz devri, şirket payları veya yüksek tutarlı mali yükümlülük bulunan boşanmalarda metnin somut olaya göre ayrıca düzenlenmesi gerekir.
ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ
1. Taraflar
Taraf 1: Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres
Taraf 2: Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres
Taraflar .../.../.... tarihinde evlenmiş olup evlilikleri bir yıldan uzun süredir devam etmektedir.
2. Boşanma İradesi
Taraflar evlilik birliğinin sona erdirilmesi konusunda karşılıklı olarak anlaşmış olup Türk Medeni Kanunu m.166/3 uyarınca anlaşmalı şekilde boşanmayı kabul etmektedir.
3. Ortak Çocuğun Velayeti
Tarafların .../.../.... doğum tarihli ............... isimli ortak çocuğunun velayetinin ...............'a verilmesi konusunda taraflar anlaşmıştır.
Ortak çocuk bulunmuyorsa bu madde protokolden çıkarılmalıdır.
4. Çocukla Kişisel İlişki
Velayet kendisine verilmeyen ..............., ortak çocuk ile her ayın ............... hafta sonu ............... günü saat ...............'dan ............... günü saat ...............'a kadar kişisel ilişki kuracaktır.
Yarıyıl tatili, yaz tatili, bayramlar ve özel günlere ilişkin kişisel ilişki düzeni tarafların somut durumuna göre ayrıca açık biçimde yazılmalıdır.
5. İştirak Nafakası
............... tarafından ortak çocuk yararına aylık ............... TL iştirak nafakası, her ayın ............... gününe kadar ............... IBAN numaralı hesaba ödenecektir.
İştirak nafakası her yıl ............... tarihinde, TÜİK tarafından açıklanan ............... oranında artırılacaktır.
6. Çocuğun Eğitim ve Olağanüstü Giderleri
Taraflar, ortak çocuğun özel okul, servis, yemek, sağlık, kurs, spor, eğitim materyali ve benzeri olağanüstü giderlerinin ............... oranında karşılanması konusunda anlaşmıştır.
Bu tür bir hüküm kullanılacaksa hangi giderlerin kapsama girdiği, ödemenin hangi belge üzerine ve kaç gün içinde yapılacağı mümkün olduğunca belirgin yazılmalıdır.
7. Yoksulluk Nafakası
Seçenek A – Nafaka ödenecekse: ............... lehine aylık ............... TL yoksulluk nafakasının her ayın ............... gününe kadar ödenmesi konusunda taraflar anlaşmıştır. Nafaka her yıl ............... oranında artırılacaktır.
Seçenek B – Nafaka talep edilmeyecekse: Taraflar birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmediklerini açıkça kabul etmektedir.
8. Maddi ve Manevi Tazminat
Seçenek A – Tazminat ödenecekse: ............... tarafından ...............'a ............... TL maddi ve ............... TL manevi tazminatın ............... tarihinde / ............... taksit hâlinde ödenmesi konusunda taraflar anlaşmıştır.
Seçenek B – Tazminat talebi bulunmuyorsa: Taraflar boşanma nedeniyle birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talep etmediklerini kabul etmektedir.
9. Mal Rejimi
Mal rejimi bu protokol ile tasfiye edilmeyecekse kullanılabilecek ifade:
Taraflar, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı, değer artış payı ve diğer mal rejimi taleplerinin bu protokol kapsamında çözümlenmediğini ve bu konudaki kanuni haklarının saklı olduğunu kabul etmektedir.
Mal rejimi protokolle tamamen çözülecekse genel bir cümleyle yetinilmemelidir. Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve diğer malvarlığı unsurları ile hangi tarafın hangi alacaktan vazgeçtiği somut olaya göre açıkça yazılmalıdır.
10. Ziynet Eşyaları
Ziynet konusu çözülmeyecekse: Tarafların ziynet eşyalarına ilişkin hak ve talepleri bu protokol kapsamında çözümlenmemiş olup saklıdır.
Ziynet konusu çözülecekse: Hangi ziynetlerin kimde kaldığı, teslim edilecek ziynetlerin cinsi, miktarı ve teslim tarihi ayrı ayrı belirtilmelidir.
11. Ev ve Kişisel Eşyalar
Tarafların ev ve kişisel eşyalarına ilişkin anlaşmaları aşağıdaki gibidir:
................................................................................
Teslim edilecek eşya varsa eşyanın ne olduğu ve teslim tarihi açıkça belirtilmelidir.
12. Taşınmaz veya Araç Devri
Taraflardan birinin diğerine taşınmaz veya araç devretmesi kararlaştırılmışsa taşınmazın il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri; aracın ise plaka ve mümkünse diğer ayırt edici bilgileri yazılmalıdır.
Devrin hangi tarihte yapılacağı, tapu/noter masraflarının kimin tarafından ödeneceği ve varsa ipotek, haciz veya diğer takyidatların ne şekilde kaldırılacağı ayrıca düzenlenmelidir.
13. Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti
Taraflar yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda ............... şeklinde anlaşmıştır.
14. Protokolün Mahkemeye Sunulması
Taraflar işbu protokolün mahkemeye sunulmasını, duruşmada protokolü ve boşanma iradelerini bizzat teyit edeceklerini kabul etmektedir.
15. Son Hüküm
Taraflar işbu protokolü okuyup anladıklarını, serbest iradeleriyle imzaladıklarını ve protokolde açıkça düzenlenen hususlar konusunda mutabık olduklarını kabul ederler.
Tarih: .../.../....
Taraf 1 – Ad Soyad / İmza
Taraf 2 – Ad Soyad / İmza
Çocuklu ve Çocuksuz Anlaşmalı Boşanma Protokolü Arasında Ne Fark Vardır?
Ortak çocuk bulunmayan eşler bakımından velayet, çocukla kişisel ilişki ve iştirak nafakası düzenlemelerine ihtiyaç bulunmaz.
Ortak çocuk varsa ise tarafların kendi aralarında anlaşmaları tek başına yeterli değildir. Hâkim velayet, kişisel ilişki ve çocuğun bakım giderlerini çocuğun üstün yararı bakımından ayrıca değerlendirir.
Bu nedenle çocuklu boşanmalarda protokolün yalnız “velayet anneye bırakılmıştır” gibi tek cümlelik bir düzenlemeyle hazırlanması yerine kişisel ilişki ve çocuğun mali ihtiyaçlarının da açık biçimde ele alınması daha sağlıklıdır.
Velayet hakkında ayrıntılı bilgi için Velayet Davası ve Velayetin Değiştirilmesi başlıklı yazımız incelenebilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir?
Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmanın sonuçları konusunda vardıkları mutabakatı yazılı hâle getiren belgedir.
Protokolün hukuki etkisi yalnız eşlerin imzasından kaynaklanmaz. TMK m.166/3 gereğince hâkim tarafları bizzat dinlemeli, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulmalıdır.
Anlaşmalı boşanmanın genel şartları hakkında ayrıntılı bilgi için Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma başlıklı yazımız incelenebilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Noter Onaylı Olması Gerekir mi?
Hayır. Anlaşmalı boşanma protokolünün geçerli olabilmesi için noter tarafından hazırlanması veya noter huzurunda imzalanması şeklinde bir kanuni zorunluluk bulunmamaktadır.
Kanunun aradığı temel denetim mahkeme tarafından yapılır. Hâkim tarafları bizzat dinler ve protokoldeki düzenlemeyi uygun bulup bulmadığını değerlendirir.
Bu nedenle internette zaman zaman görülen “anlaşmalı boşanma protokolü noter onaylı resmi belge olmak zorundadır” şeklindeki bilgi doğru değildir.
Anlaşmalı Boşanma İçin Evliliğin Ne Kadar Sürmüş Olması Gerekir?
TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.
Bir yıllık süre dolmadan eşlerin bütün konularda anlaşmış olması, davanın TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılması için tek başına yeterli değildir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Bulunmalıdır?
Tarafların boşanma konusunda anlaşmaları yanında boşanmanın mali sonuçlarını da açıklığa kavuşturmaları gerekir.
Bu kapsamda yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat konusunda tarafların ne şekilde anlaştığı açık olmalıdır. Ortak çocuk varsa velayet, kişisel ilişki ve çocuğun bakım giderleri de hâkimin incelemesine tabidir.
Buna karşılık mal rejiminin tasfiyesi, ziynet eşyaları ve tarafların diğer malvarlığı uyuşmazlıkları anlaşmalı boşanmanın zorunlu fer'îleri değildir. Bunlar protokole alınabilir veya ayrı bir hukuki sürece bırakılabilir.
Hâkim Anlaşmalı Boşanma Protokolünü Değiştirebilir mi?
Evet. Hâkim yalnızca protokolde yazılan hükümleri otomatik olarak onaylayan bir makam değildir.
TMK m.166/3 uyarınca tarafların ve çocukların menfaatleri bakımından gerekli gördüğü değişiklikleri önerebilir. Ancak hâkimin önerdiği değişiklikler taraflarca kabul edilmedikçe bu değişikliklere dayanılarak anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Özellikle velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası bakımından hâkimin denetimi daha geniştir.
Velayet Konusunda Tarafların Anlaşması Hâkimi Bağlar mı?
Hayır. Çocuğun üstün yararı esastır.
Anne ve baba velayetin belirli bir tarafa verilmesini kabul etmiş olsa bile hâkim bu düzenlemenin çocuk açısından uygun olup olmadığını ayrıca inceler.
Aynı nedenle velayet konusunda protokolde yapılan düzenleme gelecekte hiçbir şart altında değiştirilemez nitelikte değildir. Çocuğun üstün yararının değişmesi hâlinde şartları varsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
İştirak Nafakasından Protokolle Vazgeçilebilir mi?
İştirak nafakası yalnız velayet sahibi ebeveynin şahsi hakkı olarak görülmemelidir. Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımı ilgilendirdiğinden çocuğun üstün yararı ve kamu düzeni önem taşır.
Bu nedenle anne ve babanın “çocuk için hiçbir zaman nafaka istenmeyecektir” şeklindeki anlaşması, çocuğun gelecekteki ihtiyaçlarını mutlak biçimde ortadan kaldıran bir sonuç doğurmaz.
Koşullar değiştiğinde iştirak nafakası yeniden değerlendirilebilir.
İştirak Nafakasına Artış Oranı Yazılabilir mi?
Evet. Protokolde iştirak nafakasının her yıl hangi oranda artırılacağı düzenlenebilir.
TÜFE veya tarafların belirlediği başka bir objektif ölçüt kullanılabilir. Artışın hangi tarihte uygulanacağı da yazılmalıdır.
Artış hükmünün bulunmaması, şartları değiştiğinde iştirak nafakasının artırılmasının talep edilmesine tek başına engel değildir.
Özel Okul, Sağlık ve Diğer Çocuk Giderleri Protokolde Düzenlenebilir mi?
Evet. Taraflar okul ücreti, servis, yemek, kurs, spor, sağlık ve benzeri giderlerin hangi oranda karşılanacağını ayrıca kararlaştırabilir.
Bu tür hükümlerde “eğitim masraflarının tamamı baba tarafından ödenecektir” gibi çok geniş cümleler yerine hangi giderlerin kapsamda bulunduğunun yazılması ileride uyuşmazlığı azaltır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.10.2024 tarihli, 2024/4192 E., 2024/6979 K. sayılı kararında özel okul, ulaşım, yemek, kırtasiye ve sosyal faaliyet giderlerini kapsayan ayrıntılı bir protokol hükmü değerlendirilmiş; taraflardan birinin bu yükümlülükten sonradan kurtulabilmesi için uyarlama şartlarının oluşup oluşmadığı incelenmiştir.
Yoksulluk Nafakası Protokolde Nasıl Yazılmalıdır?
Yoksulluk nafakası ödenecekse miktar, ödeme tarihi, ödeme yöntemi ve varsa yıllık artış açıkça yazılmalıdır.
Taraflar birbirlerinden yoksulluk nafakası talep etmeyeceklerse de bunun açık şekilde belirtilmesi gerekir.
Açık biçimde feragat edilen yoksulluk nafakasının boşanma kesinleştikten sonra yeniden talep edilmesi ile bağlanmış bir nafakanın sonradan değişen koşullar nedeniyle artırılması, azaltılması veya kaldırılmasının istenmesi aynı konu değildir.
Nafaka türleri ve sonradan değişiklik hakkında ayrıntılı bilgi için Nafaka Davası ve Nafakanın Artırılması başlıklı yazımız incelenebilir.
Maddi ve Manevi Tazminat Protokolde Nasıl Düzenlenmelidir?
Tarafların maddi veya manevi tazminat konusunda anlaşması varsa miktarın ve ödeme biçiminin açıkça yazılması gerekir.
Hiçbir tazminat talebi yoksa tarafların karşılıklı olarak maddi ve manevi tazminat talep etmediklerinin açıkça belirtilmesi, daha sonra kapsam tartışması yaşanmasını önler.
Mal Paylaşımı Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Olmak Zorunda mıdır?
Hayır.
Mal rejiminin tasfiyesi, anlaşmalı boşanmanın zorunlu fer'î sonucu değildir. Taraflar boşanmanın mali sonuçlarında anlaşarak boşanabilir ve mal rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklarını ayrı bir süreçte çözebilirler.
Ancak mal rejimi protokolle çözülecekse metnin açık olması son derece önemlidir.
Mal rejiminin tasfiyesi hakkında ayrıntılı bilgi için Boşanmada Mal Paylaşımı başlıklı yazımız incelenebilir.
“Paylaşacak Malımız Yoktur” Yazmak Yeterli midir?
Bu konuda tek cümlelik ve her dosyada geçerli bir cevap vermek güvenli değildir.
Yargıtay kararlarında protokolün bütünü, kullanılan ifadeler, duruşmada tarafların ne söylediği ve protokolün mahkeme kararına nasıl yansıtıldığı birlikte değerlendirilmektedir.
Örneğin bazı kararlarda mal rejiminin tasfiyesi, katkı payı, değer artış payı ve diğer alacakların açıkça sayıldığı geniş feragat hükümleri tarafları bağlayıcı kabul edilmiştir.
Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.04.2026 tarihli, 2025/6039 E., 2026/4692 K. sayılı güncel kararında, protokolde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin açık bir düzenleme yokken duruşmada kullanılan “mal tasfiyesi talebimiz yoktur” şeklindeki beyanın tek başına feragat için yeterli olmadığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle mal rejimini gerçekten sona erdirmek isteyen tarafların “başkaca alacağımız yoktur” veya “paylaşacak malımız yoktur” gibi genel cümlelere güvenmesi yerine, hangi hukuki hakların ve mümkünse hangi malvarlığı unsurlarının tasfiye edildiğini açık şekilde belirtmesi daha güvenlidir.
Ziynet Eşyaları Protokolde Düzenlenmek Zorunda mıdır?
Hayır. Ziynet alacağı anlaşmalı boşanmanın zorunlu fer'î sonucu değildir.
Taraflar ziynet eşyalarını protokol kapsamında çözebilir veya bu hakkı ayrı bir uyuşmazlık olarak saklı tutabilirler.
Ziynet konusu protokol ile kesin olarak çözülecekse “ziynet konusunda anlaşılmıştır” şeklindeki genel bir cümle yerine hangi ziynetlerin teslim edildiğinin, kimde kalacağının veya hangi ziynet alacağından vazgeçildiğinin açık biçimde belirtilmesi daha doğru olur.
Taşınmaz Devri Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Yazılabilir mi?
Evet. Taraflar belirli bir taşınmazın bir eşe bırakılmasını veya devredilmesini protokol kapsamında kararlaştırabilirler.
Ancak taşınmazın açıkça tanımlanması; devrin zamanı, takyidatlar ve tapu masraflarının kim tarafından karşılanacağı gibi konuların belirlenmesi önemlidir.
Yargıtay uygulamasında mahkemece onaylanan ve tarafların duruşmada teyit ettiği açık taşınmaz devir hükümlerine dayanılarak tescil ve protokolden kaynaklanan diğer edimlerin dava konusu edildiği örnekler bulunmaktadır.
Bu nedenle özellikle taşınmaz devri içeren protokollerde hükmün infazda tereddüt yaratmayacak açıklıkta olması gerekir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl İcra Edilir?
Burada protokolün nasıl mahkeme kararına yansıtıldığı önemlidir.
Bir para ödeme, eşya teslimi, taşınmaz veya araç devri yükümlülüğünün mümkün olduğunca gerekçeli kararın hüküm bölümünde veya açıkça onaylanan protokol kapsamında infaza elverişli şekilde yer alması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.02.2024 tarihli, 2022/10451 E., 2024/1072 K. sayılı kararında, protokolde bulunan mal rejimi ifadesinin duruşmada teyit edilmemesi, hükümde bu konuda düzenleme bulunmaması ve protokolün onaylanmaması nedeniyle mal rejiminin tasfiye edildiği kabul edilmemiştir.
Bu nedenle “protokol dosyada zaten var” düşüncesine güvenmek yerine önemli mali ve ayni yükümlülüklerin kararın hüküm kısmına açık biçimde yansıtılması istenmelidir.
Hükme Geçirilmeyen Protokol Maddeleri Tamamen Geçersiz midir?
Her durumda bu kadar kategorik bir sonuç çıkarılamaz.
Bir hükmün boşanma ilamına alınmamış olması doğrudan ilamlı icra ve mal rejiminin tasfiye edildiğinin kabulü bakımından ciddi sorun yaratabilir. Bununla birlikte protokoldeki bağımsız bir borç ilişkisinin ayrı bir davaya konu edilmesi mümkün olabilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025/10463 E., 2026/5195 K. sayılı dosyasının dava türü de “anlaşmalı boşanma protokolünden kaynaklı alacak”tır ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
Bu nedenle protokol hükmünün hukuki etkisi değerlendirilirken yalnız metne değil; mahkemenin protokolü onaylayıp onaylamadığına, tarafların duruşmadaki beyanlarına ve hüküm fıkrasına bakılması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Tarafların Duruşmaya Katılması Zorunlu mudur?
Evet. TMK m.166/3 gereğince hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerekir.
Tarafların avukatla temsil edilmeleri bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Hâkim tarafların serbest iradeleriyle boşanmak istediklerini bizzat tespit etmelidir.
Protokol İmzalandıktan Sonra Vazgeçilebilir mi?
Evet. Protokolün imzalanması, eşlerden birinin anlaşmalı boşanma iradesinden artık hiçbir şekilde dönemeyeceği anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.12.2025 tarihli, 2025/9205 E., 2025/11645 K. sayılı kararına göre anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden biri anlaşmalı boşanma iradesinden dönebilir.
Bu durumda anlaşmalı boşanma şartları ortadan kalkar ve uyuşmazlığın çekişmeli boşanma kurallarına göre yürütülmesi gündeme gelir.
Ancak boşanma kararı kesinleştikten sonra, protokolde açıkça tasfiye edilmiş özel mali haklardan sırf fikir değişikliği nedeniyle tek taraflı dönülmesi farklı bir meseledir. Bu aşamada protokol, duruşma beyanları, kesinleşen hüküm ve varsa irade bozukluğu iddiaları birlikte değerlendirilir.
Çekişmeli Boşanma Davası Sonradan Anlaşmalı Boşanmaya Dönüşebilir mi?
Evet. Tarafların dava devam ederken boşanma ve sonuçları konusunda anlaşması mümkündür.
Tarafların protokol sunması hâlinde yine TMK m.166/3 koşulları uygulanır ve tarafların bizzat dinlenmesi gerekir.
İstinaf veya Temyiz Aşamasında Anlaşmalı Boşanma Protokolü Sunulabilir mi?
Evet. Tarafların ilk derece aşamasında anlaşamamış olmaları daha sonra anlaşamayacakları anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.04.2026 tarihli, 2026/1907 E., 2026/4466 K. sayılı kararında dosya temyiz aşamasında iken sunulan protokol nedeniyle, tarafların duruşmaya çağrılarak bizzat beyanlarının alınması ve anlaşma doğrultusunda yeniden karar verilmesi amacıyla hüküm bozulmuştur.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde En Sık Yapılan Hatalar
- Protokolün noter onaylı olmak zorunda olduğunu düşünmek,
- Pr