Boşanma Davası ve Boşanma Sebepleri: Zina, Şiddet ve Evlilik Birliğinin Sarsılması
- 1. Boşanma Sebepleri Nelerdir?
- 2. Özel ve Genel Boşanma Sebepleri Arasındaki Fark Nedir?
- 3. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir?
- 4. Şiddetli Geçimsizlik Boşanma Sebebi midir?
- 5. Zina Nedeniyle Boşanma Davası
- 6. Zina Nasıl İspatlanır?
- 7. Zina Davasında 6 Aylık ve 5 Yıllık Süre Nedir?
- 8. Zina Devam Ediyorsa Süre Nasıl Hesaplanır?
- 9. Zina Affedilirse Boşanma Davası Açılabilir mi?
- 10. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma
- 11. Fiziksel Şiddet Boşanma Sebebi midir?
- 12. Hakaret ve Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi Olabilir mi?
- 13. Sadakat Yükümlülüğüne Aykırı Davranış Boşanma Sebebi midir?
- 14. Güven Sarsıcı Davranış ile Zina Aynı Şey midir?
- 15. Aile Birliği Görevlerini Yerine Getirmemek Kusur Sayılır mı?
- 16. Terk Nedeniyle Boşanma Davası
- 17. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası
- 18. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma
- 19. Boşanma Davasında Dijital Deliller Kullanılabilir mi?
- 20. Hukuka Aykırı Elde Edilen Deliller Kullanılabilir mi?
- 21. Tanık Boşanma Davasında Delil Olabilir mi?
- 22. Akraba Tanıkların İfadesi Geçersiz midir?
- 23. Boşanmada Kusur Neden Önemlidir?
- 24. Tam Kusurlu Eş Boşanma Davası Açabilir mi?
- 25. Her İki Eş de Kusurluysa Boşanma Olabilir mi?
- 26. Maddi ve Manevi Tazminatta Kusurun Önemi Nedir?
- 27. Yoksulluk Nafakasında Kusurun Önemi Nedir?
- 28. Velayet Kararında Boşanmadaki Kusur Belirleyici midir?
- 29. Anlaşmalı Boşanma Nedir?
- 30. Anlaşmalı Boşanmada Bir Yıllık Süre Nasıl Değerlendirilir?
- 31. Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçilirse Ne Olur?
- 32. Reddedilen Boşanma Davasından Sonra Yeniden Dava Açılabilir mi?
- 33. Fiili Ayrılık Davasında Kusur Önemli midir?
- 34. Eşlerin Tekrar Görüşmesi Ortak Hayatın Kurulduğu Anlamına Gelir mi?
- 35. Boşanma Davasında Birden Fazla Sebebe Dayanılabilir mi?
- 36. Boşanma Dilekçesinde Olayların Açıkça Yazılması Neden Önemlidir?
- 37. Boşanma Davasında En Sık Yapılan Hatalar
- 38. Sık Sorulan Sorular
- 39. En sık kullanılan boşanma sebebi hangisidir?
- 40. Aldatma varsa mutlaka zina davası mı açılmalıdır?
- 41. Zina öğrenildikten yıllar sonra zina davası açılabilir mi?
- 42. Şiddet varsa boşanma davası açılabilir mi?
- 43. Telefon mesajları boşanma davasında delil olur mu?
- 44. Boşanma davası reddedilirse yeniden dava için üç yıl beklemek gerekir mi?
- 45. Kusurlu eş velayet alamaz mı?
- 46. Sonuç
Boşanma davasında yalnızca eşlerin artık birlikte yaşamak istememesi değil, boşanma talebinin hangi hukuki sebebe dayandığı ve bu sebebin hangi olaylarla ispatlandığı önemlidir.
Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir. Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı özel boşanma sebepleri arasında yer alırken; evlilik birliğinin temelinden sarsılması en sık karşılaşılan genel boşanma sebebidir.
Boşanma sebebinin doğru belirlenmesi; kusur, nafaka, maddi ve manevi tazminat, deliller ve davanın sonucu bakımından önemli olabilir.
Boşanma Sebepleri Nelerdir?
Türk Medeni Kanunu'nun 161 ila 166. maddelerinde düzenlenen başlıca boşanma sebepleri şunlardır:
- Zina,
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış,
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme,
- Terk,
- Akıl hastalığı,
- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması,
- Anlaşmalı boşanma,
- Reddedilen boşanma davasından sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması.
Özel ve Genel Boşanma Sebepleri Arasındaki Fark Nedir?
Özel boşanma sebepleri, kanunda belirli olaylar üzerinden ayrıca düzenlenmiştir. Zina veya terk buna örnek verilebilir.
Genel boşanma sebebinde ise belirli tek bir davranış yerine evlilik birliğinin, ortak hayatın eşlerden beklenemeyeceği derecede temelinden sarsılıp sarsılmadığı değerlendirilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2023 tarihli, 2022/771 E. ve 2023/1039 K. sayılı kararında da özel ve genel boşanma sebepleri ayrımı ile genel boşanma sebebinde kusurun önemi ele alınmıştır.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedir?
TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.01.2024 tarihli, 2023/3667 E. ve 2024/311 K. sayılı kararında da bu sebebe dayanılarak boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması gerektiği belirtilmiştir.
Şiddetli Geçimsizlik Boşanma Sebebi midir?
Uygulamada sık kullanılan “şiddetli geçimsizlik” ifadesi, esasen evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilen olayları anlatmak için kullanılmaktadır.
Mahkeme açısından önemli olan tarafların ilişkisinin yalnızca kötüleşmesi değil, ortaya çıkan olayların evlilik birliğini ortak hayatın sürdürülmesini beklenemeyecek derecede sarsıp sarsmadığıdır.
Zina Nedeniyle Boşanma Davası
Zina, TMK m.161'de düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir.
Zinaya dayalı boşanma davasında zina eyleminin ispatlanması ve kanunda öngörülen hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması büyük önem taşır.
Zina Nasıl İspatlanır?
Zina çoğu durumda doğrudan görülerek ispatlanan bir olay değildir. Hukuka uygun biçimde elde edilmiş ve olayın gerçekleştiğini ortaya koyabilecek deliller birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 tarihli, 2023/3153 E. ve 2023/6022 K. sayılı kararında telefon iletişim kayıtları, seyahatler, fotoğraflar ve otel kayıtları birlikte değerlendirilmiş ve zina olgusunun ispatı bakımından dikkate alınmıştır.
Burada önemli olan yalnızca bir telefon görüşmesi veya tek bir fotoğraf değil, dosyadaki delillerin bütünüdür.
Zina Davasında 6 Aylık ve 5 Yıllık Süre Nedir?
TMK m.161 uyarınca zinaya dayalı dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.11.2023 tarihli, 2023/2513 E. ve 2023/5207 K. sayılı kararında öğrenmeden itibaren altı aylık sürenin önemi; 27.04.2023 tarihli, 2022/10602 E. ve 2023/2028 K. sayılı kararında ise beş yıllık sürenin uygulanması değerlendirilmiştir.
Zina Devam Ediyorsa Süre Nasıl Hesaplanır?
Zina niteliğindeki ilişkinin devam ettiği durumlarda sürenin değerlendirilmesi farklılaşabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, 2022/10426 E. ve 2024/2448 K. sayılı kararında zina eyleminin devam ettiği durumda hak düşürücü sürenin geçmiş olduğundan söz edilemeyeceği belirtilmiştir.
Zina Affedilirse Boşanma Davası Açılabilir mi?
TMK m.161 uyarınca affeden tarafın zinaya dayanarak dava hakkı bulunmaz.
Bu nedenle zina öğrenildikten sonra eşler arasındaki davranışların hukuken af anlamına gelip gelmediği somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Her görüşme veya zorunlu biçimde bir araya gelme otomatik olarak af anlamına gelmez; davranışların niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma
TMK m.162 kapsamında eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi veya ona pek kötü ya da ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunması özel boşanma sebebi oluşturabilir.
Her tartışma veya kırıcı söz bu özel boşanma sebebinin şartlarını oluşturmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, 2022/10426 E. ve 2024/2448 K. sayılı kararında da her türlü kötü veya onur kırıcı davranışın değil, ağır nitelikteki davranışların bu kapsamda değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
Fiziksel Şiddet Boşanma Sebebi midir?
Fiziksel şiddet boşanma ve kusur değerlendirmesinde son derece önemli bir davranıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9237 E. ve 2024/7411 K. sayılı kararında kadına fiziksel şiddet uygulayan erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda daha kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Hakaret ve Psikolojik Şiddet Boşanma Sebebi Olabilir mi?
Eşe yönelik ağır hakaret, aşağılama, küfür ve sürekli psikolojik baskı da evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8160 E. ve 2024/4152 K. sayılı kararında eşe yönelik hakaret ve küfür içeren ifadeler psikolojik ve sözlü şiddet olarak değerlendirilmiştir.
Sadakat Yükümlülüğüne Aykırı Davranış Boşanma Sebebi midir?
Sadakat yükümlülüğüne aykırı her davranışın mutlaka zina boyutuna ulaşması gerekmez.
Zina şartları oluşmasa bile güven sarsıcı veya sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında kusur olarak değerlendirilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8861 E. ve 2024/5731 K. sayılı kararında sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış evlilik birliğini temelinden sarsan kusurlu davranış olarak değerlendirilmiştir.
Güven Sarsıcı Davranış ile Zina Aynı Şey midir?
Hayır. Zina özel bir boşanma sebebidir ve kendine özgü şartları ile hak düşürücü süreleri bulunmaktadır.
Güven sarsıcı davranış ise zina düzeyine ulaşmasa dahi evlilik ilişkisindeki güveni ciddi biçimde zedeleyen davranışların genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilmesini ifade eder.
Aile Birliği Görevlerini Yerine Getirmemek Kusur Sayılır mı?
Eşlerin evlilik birliğinden doğan sorumluluklarını sürekli şekilde ihmal etmeleri de kusur değerlendirmesine konu olabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/1380 E. ve 2023/1259 K. sayılı kararında ortak çocukların anlatımları üzerinden ev içindeki temel ihtiyaçların karşılanmamasına ilişkin olgular değerlendirilmiştir.
Terk Nedeniyle Boşanma Davası
Terk, TMK m.164'te ayrıca düzenlenmiş özel bir boşanma sebebidir.
Ancak her evden ayrılma hukuki anlamda terk oluşturmaz. Terk sebebiyle boşanma davasında kanundaki koşulların ve usulün yerine getirilmesi gerekir.
Bu nedenle yalnızca “eşim evi terk etti” şeklindeki olgu üzerinden doğrudan terk sebebine dayalı boşanma sonucu çıkarılamaz.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası
TMK m.165'te akıl hastalığı özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir.
Bu sebebe dayanılabilmesi için kanundaki özel şartların gerçekleşmesi gerekir. Bir eşin herhangi bir psikolojik veya psikiyatrik rahatsızlığının bulunması tek başına bu boşanma sebebinin oluştuğu anlamına gelmez.
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma
TMK m.163 kapsamında eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu sebeplerle diğer eşten birlikte yaşamasının beklenememesi hâlinde boşanma talep edilebilir.
Bu özel boşanma sebebinin uygulanmasında somut olayın özellikleri ve ortak hayat üzerindeki etkisi önemlidir.
Boşanma Davasında Dijital Deliller Kullanılabilir mi?
Mesajlar, fotoğraflar, elektronik yazışmalar ve diğer dijital veriler boşanma uyuşmazlıklarında delil olarak gündeme gelebilir.
Ancak bir delilin içeriği kadar nasıl elde edildiği de önemlidir.
Hukuka Aykırı Elde Edilen Deliller Kullanılabilir mi?
HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı biçimde elde edilmiş deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.11.2023 tarihli, 2023/2513 E. ve 2023/5207 K. sayılı kararı ile 2022/10208 E. ve 2024/2110 K. sayılı kararında hukuka aykırı biçimde elde edilen dijital veriler ve kayıtların delil niteliği tartışılmıştır.
Dolayısıyla eşin özel alanına hukuka aykırı şekilde girilerek elde edilen her mesaj, kayıt veya dosyanın mahkemede kullanılabileceği düşünülmemelidir.
Tanık Boşanma Davasında Delil Olabilir mi?
Tanık anlatımları boşanma davalarında sık kullanılan deliller arasındadır.
Ancak mahkeme tanığın olayı bizzat görüp görmediğini, anlatımın doğrudan bilgiye mi yoksa başkasından duyulan bilgilere mi dayandığını ve diğer delillerle uyumunu değerlendirir.
Akraba Tanıkların İfadesi Geçersiz midir?
Bir tanığın taraflardan biriyle akraba olması, beyanının yalnızca bu nedenle kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez.
Tanık anlatımı dosyanın bütünü ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Boşanmada Kusur Neden Önemlidir?
Kusur yalnızca boşanmaya karar verilip verilmeyeceği bakımından değil, boşanmanın bazı mali sonuçları bakımından da önem taşır.
Özellikle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinde tarafların kusur durumları farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Tam Kusurlu Eş Boşanma Davası Açabilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2023 tarihli, 2022/771 E. ve 2023/1039 K. sayılı kararında TMK m.166/1 kapsamında boşanma kararı verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu olması gerektiği ve tamamen kusurlu eşin kendi kusuruna dayanarak boşanma hükmü elde edemeyeceği belirtilmiştir.
Bununla birlikte boşanma sebebinin ve davanın hukuki dayanağının somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Her İki Eş de Kusurluysa Boşanma Olabilir mi?
Tarafların her ikisinin de kusurlu olması boşanmaya karar verilmesine tek başına engel değildir.
TMK m.166 kapsamında temel mesele evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olup olmadığı ve tarafların kusur durumudur.
Maddi ve Manevi Tazminatta Kusurun Önemi Nedir?
TMK m.174 kapsamında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu taraf, koşulları varsa maddi tazminat talep edebilir.
Kişilik hakları boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle saldırıya uğrayan taraf da koşulları varsa manevi tazminat isteyebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2023 tarihli, 2022/763 E. ve 2023/884 K. sayılı kararında da boşanmanın mali sonuçları ve kusur ilişkisi ele alınmıştır.
Yoksulluk Nafakasında Kusurun Önemi Nedir?
TMK m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın yoksulluk nafakası isteyebilmesi için kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir.
Nafaka yükümlüsünün ise kusurlu olması şart değildir.
Velayet Kararında Boşanmadaki Kusur Belirleyici midir?
Velayet bakımından temel ölçüt eşlerin birbirlerine karşı kusuru değil çocuğun üstün yararıdır.
Ancak eşe yönelik davranış aynı zamanda çocuğun güvenliğini, bakımını veya ruhsal gelişimini etkiliyorsa velayet değerlendirmesinde de önem kazanabilir.
Anlaşmalı Boşanma Nedir?
TMK m.166 kapsamında eşlerin belirli koşullarla boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda anlaşmaları hâlinde anlaşmalı boşanma mümkündür.
Anlaşmalı boşanmanın uygulanabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.
Eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda yaptıkları düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Bir Yıllık Süre Nasıl Değerlendirilir?
Kanunda anlaşmalı boşanmanın şartlarından biri olarak evliliğin en az bir yıl sürmüş olması aranmıştır.
Bir yıllık süre dolmadan eşlerin yalnızca anlaşmış olmaları TMK m.166 kapsamındaki anlaşmalı boşanma şartlarını tek başına oluşturmaz.
Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçilirse Ne Olur?
Anlaşmalı boşanmanın temelinde eşlerin boşanma ve sonuçları konusunda ortak iradesi bulunur.
Bu irade ortadan kalkarsa anlaşmalı boşanmanın koşulları da ortadan kalkabilir ve uyuşmazlığın çekişmeli boşanma hükümleri çerçevesinde ele alınması gündeme gelebilir.
Reddedilen Boşanma Davasından Sonra Yeniden Dava Açılabilir mi?
Evet. Bu konuda 2024 yılında önemli bir kanun değişikliği yapılmıştır.
14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile TMK m.166/4 değiştirilmiş ve daha önce üç yıl olan süre bir yıla indirilmiştir.
Güncel düzenlemeye göre herhangi bir boşanma sebebiyle açılmış davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Fiili Ayrılık Davasında Kusur Önemli midir?
TMK m.166/4 kapsamında açılan fiili ayrılığa dayalı boşanma davasında kusur değerlendirmesi genel boşanma davasından farklıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli, 2021/825 E. ve 2023/136 K. sayılı kararında bu boşanma sebebinde eşlerin kusur durumunun boşanma kararı bakımından önem taşımadığı belirtilmiştir.
Eşlerin Tekrar Görüşmesi Ortak Hayatın Kurulduğu Anlamına Gelir mi?
Her görüşme ortak hayatın yeniden kurulduğu anlamına gelmez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli, 2021/825 E. ve 2023/136 K. sayılı kararında tarafların çocuklar nedeniyle, belirli bir meseleyi görüşmek veya zorunlu bir nedenle bir araya gelmelerinin tek başına ortak hayatın yeniden kurulduğu anlamına gelmeyeceği belirtilmiştir.
Boşanma Davasında Birden Fazla Sebebe Dayanılabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre aynı dava içinde birden fazla boşanma sebebine dayanılması gündeme gelebilir.
Ancak hangi olayın hangi boşanma sebebinin dayanağı olarak ileri sürüldüğünün dilekçede açık biçimde ortaya konulması önemlidir.
Boşanma Dilekçesinde Olayların Açıkça Yazılması Neden Önemlidir?
Boşanma davasında yalnızca “şiddet gördüm”, “aldatıldım” veya “anlaşamıyoruz” şeklindeki genel ifadeler yerine boşanmaya dayanak yapılan somut olayların dilekçede açık biçimde anlatılması önemlidir.
Mahkemenin kusur ve delil değerlendirmesi tarafların ileri sürdüğü olaylar üzerinden yapılır.
Bu nedenle hangi olayın ne zaman gerçekleştiği ve hangi delille ispatlanacağı dava hazırlığında önem taşır.
Boşanma Davasında En Sık Yapılan Hatalar
- Özel boşanma sebebi ile genel boşanma sebebini birbirine karıştırmak,
- Zina davasındaki hak düşürücü süreleri kaçırmak,
- Her sadakat ihlalini otomatik olarak zina kabul etmek,
- Hukuka aykırı elde edilmiş dijital kayıtları delil olarak kullanmaya çalışmak,
- Dava dilekçesinde somut olayları yeterince açıklamamak,
- Boşanmadaki kusur ile velayet değerlendirmesini aynı şey sanmak,
- Anlaşmalı boşanmanın bir yıllık evlilik şartını gözden kaçırmak,
- Reddedilen boşanma davasından sonraki fiili ayrılık süresini hâlen üç yıl sanmak.
Sık Sorulan Sorular
En sık kullanılan boşanma sebebi hangisidir?
Uygulamada evlilik birliğinin temelinden sarsılması en sık karşılaşılan genel boşanma sebebidir.
Aldatma varsa mutlaka zina davası mı açılmalıdır?
Her sadakat ihlali hukuken zina şartlarını oluşturmayabilir. Olayın niteliğine göre zina veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebepleri değerlendirilmelidir.
Zina öğrenildikten yıllar sonra zina davası açılabilir mi?
TMK m.161'de öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde eylemden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. Devam eden zina bakımından süre ayrıca değerlendirilir.
Şiddet varsa boşanma davası açılabilir mi?
Fiziksel veya psikolojik şiddet boşanma ve kusur değerlendirmesinde önemli bir sebep oluşturabilir.
Telefon mesajları boşanma davasında delil olur mu?
Somut olayın özelliklerine göre olabilir. Ancak delilin hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması gerekir.
Boşanma davası reddedilirse yeniden dava için üç yıl beklemek gerekir mi?
Hayır. TMK m.166/4, 2024 yılında değiştirilmiştir. Güncel düzenlemeye göre ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa bu sebebe dayanılarak boşanma talep edilebilir.
Kusurlu eş velayet alamaz mı?
Boşanmadaki kusur tek başına velayeti belirlemez. Velayette esas ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Sonuç
Boşanma davasında doğru boşanma sebebinin belirlenmesi, olayların açık biçimde ortaya konulması ve delillerin hukuka uygun şekilde sunulması davanın sağlıklı yürütülmesi bakımından önemlidir.
Zina gibi özel boşanma sebeplerinde kanunda ayrıca düzenlenen koşullar ve hak düşürücü süreler bulunurken, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında evliliği çekilmez hâle getiren olaylar ve tarafların kusur durumları birlikte değerlendirilir.
Boşanmanın sonuçları yalnızca boşanma kararıyla sınırlı değildir. Kusur durumu maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasını etkileyebilir; velayette ise temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Ayrıca reddedilen boşanma davası sonrasında ortak hayatın kurulamamasına ilişkin TMK m.166/4'teki sürenin 2024 yılında üç yıldan bir yıla indirildiği unutulmamalıdır.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her boşanma uyuşmazlığının olayları ve delilleri farklı olduğundan somut hukuki değerlendirme dosyanın özelliklerine göre yapılmalıdır.