Boşanma Dilekçesi Örneği: Nasıl Yazılır, Neler Bulunmalıdır?
Boşanma Dilekçesi Örneği 2026 – Nasıl Yazılır?
Boşanma dilekçesi, yalnızca “boşanmak istiyorum” denilen bir başvuru değildir. Özellikle çekişmeli boşanma davalarında hangi olayların yargılamanın konusu olacağını, hangi olayların hangi delillerle ispatlanacağını ve mahkemeden nafaka, velayet veya tazminat gibi hangi sonuçların talep edildiğini büyük ölçüde dilekçeler belirler.
Bu nedenle “eşim bana kötü davranıyor”, “anlaşamıyoruz” veya “evlilik birliği temelinden sarsıldı” gibi genel ifadeler çoğu dosyada tek başına yeterli değildir. Dayanılan olayların mümkün olduğunca tarih, yer, kişi ve davranış bakımından somutlaştırılması ve her önemli vakıanın ilgili delille ilişkilendirilmesi gerekir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli 2025/6432 E., 2026/846 K. sayılı kararında, dilekçeler aşamasında usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen “evle ve çocuklarla ilgilenmeme, para bırakmama ve ekonomik zorluk yaşatma” vakıalarının sonradan karşı tarafa kusur olarak yüklenemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Bu yazıda hem çekişmeli boşanma dilekçesi örneği hem de anlaşmalı boşanma dilekçesi örneği yer almakta; vakıaların ve delillerin nasıl yazılacağı, nafaka ve tazminat talepleri, velayet, UYAP'tan dava açılması ve en sık yapılan dilekçe hataları güncel 2026 mevzuatı ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde açıklanmaktadır.
Boşanma Dilekçesi Nedir?
Boşanma dilekçesi, eşlerden birinin mahkemeden evlilik birliğinin sona erdirilmesini istediği; davasına dayanak yaptığı maddi vakıaları, delilleri ve talep sonucunu bildirdiği dava dilekçesidir.
Çekişmeli boşanma davasında dilekçenin önemi daha da büyüktür. Çünkü mahkeme, tarafların dilekçelerde ileri sürdükleri vakıaları ve usulüne uygun biçimde sundukları delilleri esas alarak yargılama yapar.
Boşanma davasının açılışından kararın kesinleşmesine kadar genel süreç hakkında ayrıntılı bilgi için Boşanma Davası Nasıl Açılır? başlıklı yazımız incelenebilir.
Boşanma Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi dava dilekçesinde bulunması gereken temel unsurları düzenlemektedir.
Boşanma dava dilekçesinde özellikle şu unsurlar yer almalıdır:
Mahkemenin adı,
Davacı ve davalının adı, soyadı ve adresleri,
Davacının T.C. kimlik numarası,
Varsa kanuni temsilci ve davacı vekiline ilişkin bilgiler,
Davanın konusu,
Davacının iddiasına dayanak bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,
Her bir vakıanın hangi delille ispat edileceği,
Dayanılan hukuki sebepler,
Açık ve tereddüde yer bırakmayan talep sonucu,
Davacı veya vekilinin imzası.
Burada sık yapılan bir hata, davalının T.C. kimlik numarasının HMK 119'un zorunlu unsurlarından biri olduğunu düşünmektir. Kanun T.C. kimlik numarasını açıkça davacı bakımından saymaktadır.
Eksik Boşanma Dilekçesi Sonradan Tamamlanabilir mi?
Her eksiklik için “mahkeme bir hafta verir, sonra tamamlarız” düşüncesi doğru değildir.
HMK m.119/2, yalnız belirli eksiklikler bakımından hâkimin davacıya bir haftalık kesin süre vermesini öngörmektedir.
Önemli nokta şudur: maddenin (a), (d), (e), (f) ve (g) bentlerinde sayılan mahkemenin adı, dava konusu/değeri, vakıalar, her vakıanın delili ve hukuki sebepler bakımından HMK 119/2'deki bir haftalık tamamlama mekanizması öngörülmemiştir.
Bu nedenle özellikle “vakıaları şimdi yazmayalım, sonra tamamlarız” veya “delilleri sonra söyleriz” şeklindeki bir yaklaşım ciddi usul riski yaratabilir.
Boşanma Dilekçesinde Vakıalar Nasıl Yazılmalıdır?
Çekişmeli boşanma dilekçesinin en önemli bölümlerinden biri vakıalardır.
Vakıa, davacının mahkemeye “ne oldu?” sorusunun cevabı olarak sunduğu somut olaydır.
Örneğin:
Yetersiz anlatım:
“Davalı sürekli bana hakaret etmektedir.”
Bunun yerine somutlaştırılmış bir anlatım tercih edilmelidir:
Örnek:
“Davalı, 15 Mart 2026 tarihinde tarafların ortak konutunda yaşanan tartışma sırasında davacıya ... şeklinde hakaret etmiş; olay sırasında davacının kardeşi A.B. de ortak konutta bulunmuştur.”
Ardından bu olayın delili belirtilmelidir:
Delil: Tanık A.B., olay sonrasında gönderilen mesajlar ve varsa olayla ilgili resmî kayıtlar.
Her olay için gün, saat veya tam adres bilinmesi zorunlu değildir. Ancak vakıanın karşı tarafın savunma yapmasını ve mahkemenin hangi olayın araştırılacağını anlayabilmesini sağlayacak ölçüde somutlaştırılması gerekir.
Her Vakıa Hangi Delille İlişkilendirilmelidir?
HMK m.119/1-f yalnızca genel bir “deliller” listesi hazırlamayı değil, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin gösterilmesini öngörmektedir.
Bu nedenle yalnızca:
“Tanık, mesajlar, banka kayıtları, bilirkişi ve her türlü yasal delil”
yazılması yerine şu model daha güvenlidir:
Vakıa 1: 15 Mart 2026 tarihinde hakaret → Delil: Tanık A.B. ve mesaj kayıtları.
Vakıa 2: 22 Nisan 2026 tarihinde ortak konutun terk edilmesi → Delil: Tanık C.D. ve adres kayıtları.
Vakıa 3: Ortak giderlerin karşılanmaması → Delil: Banka hareketleri, faturalar ve ilgili tanıklar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.07.2025 tarihli 2023/1143 E., 2025/416 K. sayılı kararında da dayanak vakıa ile bu vakıanın ispatı için gösterilen delilin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. DeJure raporu bu yaklaşımın boşanma dilekçesi hazırlanırken temel usul ilkelerinden biri olduğunu göstermektedir.
Tanıkların İsimleri İlk Dilekçede Yazılmak Zorunda mı?
Burada vakıa ile tanık listesini birbirinden ayırmak gerekir.
Boşanma dilekçesinde hangi vakıanın tanık deliliyle ispatlanacağının ortaya konulması önemlidir. Bununla birlikte bütün tanıkların ad ve adreslerinin mutlaka ilk dava dilekçesinin içinde ayrıntılı şekilde gösterilmemesi, her durumda tanık dinletme hakkının kaybedildiği anlamına gelmez.
HGK'nın 2025/416 sayılı kararında, dilekçedeki vakıa anlatımından belirli kişilerin olayı bildiğinin ve tanık deliline dayanıldığının anlaşılması; daha sonra usulüne uygun tanık listesinin verilmesi yeterli görülmüştür.
Ancak tanıkların hangi olaylara ilişkin dinletileceğinin baştan düşünülmesi ve mahkemenin verdiği kesin sürelerde usulüne uygun tanık listesinin sunulması gerekir.
Belgeler ve Deliller Ne Zaman Sunulmalıdır?
HMK m.121 gereğince davacının elinde bulunan ve dilekçesinde dayandığı belgelerin dilekçeyle birlikte sunulması gerekir.
Başka bir kurum veya dosyadan getirilecek belgeler bakımından ise mahkemenin söz konusu belge veya dosyayı bulabilmesine imkân veren bilgilerin dilekçede açıklanması önemlidir.
Örneğin:
Hastane kaydı için hastane ve tarih,
Savcılık dosyası için savcılık ve soruşturma numarası,
Başka dava için mahkeme ve dosya numarası,
Banka kaydı için banka ve ilgili hesap,
Kolluk kaydı için olay tarihi ve ilgili birim
mümkün olduğunca gösterilebilir.
Sonradan Yeni Delil Sunulabilir mi?
Bazı durumlarda evet; ancak bu sınırsız bir hak değildir.
HMK m.145 uyarınca bir delilin sonradan gösterilmesi, yargılamayı geciktirme amacı taşımaması veya delilin zamanında ileri sürülememesinin tarafın kusurundan kaynaklanmaması gibi istisnai şartlara bağlıdır.
Burada çok önemli bir ayrım vardır:
Sonradan ortaya çıkan yeni delil ile dilekçede hiç ileri sürülmemiş yeni vakıa aynı şey değildir.
Örneğin dava dilekçesinde anlatılan belirli bir şiddet olayına ilişkin hastane kaydına sonradan ulaşılması “yeni delil” sorunu olabilir.
Ancak dava dilekçesinde hiç bahsedilmeyen tamamen farklı bir şiddet olayının ilk kez tahkikatta tanık tarafından anlatılması “yeni vakıa” sorunudur.
Dilekçede Yazılmayan Olay Sonradan Karşı Tarafa Kusur Olarak Yüklenebilir mi?
Kural olarak, dilekçeler aşamasında usulüne uygun biçimde ileri sürülmeyen bir olay yalnızca tanığın sonradan bu olayı anlatması nedeniyle karşı tarafa kusur olarak yüklenemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.02.2026 tarihli 2025/6432 E., 2026/846 K. sayılı kararında bu ilke açık biçimde uygulanmıştır. Kadının dilekçeler aşamasında dayanmadığı ekonomik ve ailevi bazı davranışlar sonradan erkeğe kusur yapılamamıştır.
Bu nedenle “dava açıldıktan sonra tanıklar her şeyi anlatır, hâkim de dikkate alır” düşüncesi doğru değildir.
Kanun Maddesini Yanlış Yazmak Davayı Kaybettirir mi?
Tarafların görevi esas olarak maddi vakıaları ortaya koymaktır.
HMK m.33 uyarınca hukuki nitelendirmeyi hâkim yapar.
Bu nedenle tarafın yaşadığı olayı doğru ve somut biçimde anlatmış olmasına rağmen yanlış kanun maddesi yazması ile davaya dayanak önemli bir olayı hiç anlatmaması aynı şey değildir.
Örneğin anlatılan davranışın TMK m.161 kapsamında zina mı yoksa TMK m.166/1 kapsamında sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış mı olduğunun hukuki değerlendirilmesi mahkemeye aittir.
Ancak hâkim, tarafın hiç ileri sürmediği maddi bir vakıayı kendiliğinden yaratamaz.
Tek Taraflı Boşanma Dilekçesi Nedir?
“Tek taraflı boşanma dilekçesi” adıyla kanunda ayrı bir dava türü bulunmamaktadır.
İnternette bu ifadeyle genellikle eşlerden birinin, diğer eşin boşanmayı kabul etmesine ihtiyaç olmaksızın açtığı çekişmeli boşanma davası kastedilmektedir.
Diğer eşin “boşanmak istemiyorum” demesi dava açılmasını engellemez. Mahkeme ileri sürülen boşanma sebebini, vakıaları ve delilleri değerlendirerek karar verir.
Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Çekişmeli boşanma dilekçesinde temel yapı şu şekilde kurulabilir:
Taraf ve mahkeme bilgileri,
Evlilik ve ortak çocuklara ilişkin temel bilgiler,
Boşanmaya dayanak her olayın ayrı sıra numarası altında açıklanması,
Her olayın ilgili delille eşleştirilmesi,
Hukuki sebepler,
Nafaka, tazminat, velayet ve diğer talepler,
Açık sonuç ve istem bölümü.
Aşağıdaki örnek yalnızca genel bir şablondur. Gerçek bir dosyada boşanma sebebi, olaylar, deliller ve talepler somut uyuşmazlığa göre değiştirilmelidir.
Çekişmeli Boşanma Dilekçesi Örneği
..... AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE
DAVACI:
Ad Soyad
T.C. Kimlik No
Adres
DAVALI:
Ad Soyad
Adres
KONU:
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma ve boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin taleplerimizin sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR
1. Taraflar .../.../.... tarihinde evlenmiştir. Tarafların bu evlilikten ... doğumlu ... isimli ortak çocukları bulunmaktadır.
2. Davalı, .../.../.... tarihinde tarafların ... adresindeki ortak konutunda davacıya yönelik olarak ... şeklinde davranmıştır. Olay sırasında ... isimli kişi de hazır bulunmuştur.
Delil: Tanık ..., ... tarihli mesajlar ve ... kayıtları.
3. Davalı, .../.../.... tarihinde ... şeklindeki davranışıyla evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranmıştır.
Delil: ...
4. Yukarıda açıklanan olaylar nedeniyle taraflar arasındaki evlilik birliği davacı açısından ortak hayatın sürdürülmesi beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmıştır.
HUKUKİ SEBEPLER:
Türk Medeni Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat.
DELİLLER:
Yukarıda her vakıanın altında gösterilen deliller, nüfus kayıtları, tanıklar, hukuka uygun yazışmalar, banka kayıtları, ilgili kurum ve dosya kayıtları ve somut olaya göre diğer hukuka uygun deliller.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Tarafların boşanmalarına,
Ortak çocuğun velayetinin davacıya verilmesine,
Ortak çocuk yararına dava süresince uygun tedbir nafakasına ve boşanma sonrasında uygun iştirak nafakasına,
Davacı eş yararına koşulları bulunması hâlinde dava süresince ... TL tedbir nafakasına ve boşanma sonrasında aylık ... TL yoksulluk nafakasına,
Koşulları oluşmuşsa ... TL maddi tazminata,
Koşulları oluşmuşsa ... TL manevi tazminata,
Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Davacı
Ad Soyad
İmza
Nafaka Talebi Dilekçede Nasıl Yazılmalıdır?
Nafaka konusunda bütün nafaka türlerini aynı usul kuralına tabi düşünmemek gerekir.
Tedbir nafakası
TMK m.169'a göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava boyunca eşlerin geçimi ile çocukların bakım ve korunmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri re'sen alabilir.
Bununla birlikte dilekçede kimin için ne kadar tedbir nafakası istendiğinin açıkça belirtilmesi, dosyanın daha anlaşılır yürütülmesini sağlar.
İştirak nafakası
Çocuk yararına iştirak nafakası kamu düzeni ve çocuğun üstün yararıyla ilgilidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.10.2025 tarihli 2025/1605 E., 2025/8984 K. sayılı kararında çocuklara yönelik tedbir ve iştirak nafakasına mahkemece re'sen hükmedilebileceği; bu taleplerin yargılama sırasında ileri sürülmesi veya artırılmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde olmadığı ve ıslah gerektirmediği belirtilmiştir.
Yoksulluk nafakası
Yoksulluk nafakası ise talebe bağlıdır.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır değilse TMK m.175 kapsamında yoksulluk nafakası isteyebilir. Hâkim talep bulunmaksızın kendiliğinden yoksulluk nafakası vermez.
Bu nedenle boşanma dilekçesinde yoksulluk nafakası istenecekse talebin ve miktarın açık şekilde yazılması güvenli yöntemdir.
Maddi Tazminat Talebi Nasıl Yazılmalıdır?
TMK m.174/1'e göre boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu taraftan uygun maddi tazminat isteyebilir.
Maddi tazminat talebi varsa bunun manevi tazminattan ayrılarak ve tutarı açıkça belirtilerek talep sonucuna yazılması gerekir.
2026 usul rejiminde HMK m.107'deki belirsiz alacak davası kaldırılmış, HMK m.109/4 ile kısmi davalarda tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus talep artırımı getirilmiştir. Ancak boşanmanın fer'î tazminat taleplerinin kendine özgü niteliği nedeniyle bu yeni genel düzenlemeyi her boşanma tazminatı bakımından otomatik biçimde uygulamak güvenli değildir.
Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken maddi tazminat talebinin başlangıçta dikkatle belirlenmesi en güvenli yöntemdir.
Manevi Tazminat Talebi Nasıl Yazılmalıdır?
TMK m.174/2, boşanmaya neden olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşe, şartları varsa manevi tazminat talep etme hakkı tanımaktadır.
Manevi tazminat bakımından miktarın başlangıçta özellikle dikkatli belirlenmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.06.2026 tarihli 2026/2892 E., 2026/5681 K. sayılı kararında, cevap dilekçesinde 5.000 TL manevi tazminat isteyen eşin talebini daha sonra ıslahla artırmasının geçerli olmadığı kabul edilmiştir. Daire, manevi tazminat isteğinin niteliği gereği tek ve bölünemez olduğunu ve başlangıçta istenen miktarın ıslahla dahi artırılamayacağını belirtmiştir.
Bu nedenle örnek olsun diye düşük bir manevi tazminat miktarı yazıp daha sonra artırılacağı düşünülmemelidir.
Mahkeme İstenenden Daha Fazla Tazminata Karar Verebilir mi?
Kural olarak hayır.
HMK m.26 uyarınca hâkim tarafların talep sonucuyla bağlıdır; talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Bu nedenle dilekçede:
“Uygun görülecek miktarda maddi ve manevi tazminat”
şeklindeki belirsiz bir ifade yerine talep edilen tazminat türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi daha güvenlidir.
Geçici Tedbirler Dilekçede Nasıl İstenir?
Boşanma davası açıldığında mahkeme yalnız boşanmanın nihai sonucunu değerlendirmez.
TMK m.169 gereğince yargılama sürerken:
Eşlerin barınması,
Geçimi,
Eşlerin mallarının yönetimi,
Çocukların bakımı,
Çocukların korunması
konularında gerekli geçici önlemler hâkim tarafından re'sen alınabilir.
Bununla birlikte özellikle konut, geçici velayet, çocukla kişisel ilişki veya tedbir nafakası gibi acil ihtiyaçlar varsa bunların dilekçede açık biçimde açıklanması pratik olarak önemlidir.
Velayet Talebi Nasıl Yazılmalıdır?
Ortak çocuk bulunması hâlinde davacı, çocuğun velayetinin kendisine verilmesini talep edebilir.
Ancak velayet anne ve babanın serbestçe tasarruf edebildiği sıradan bir talep değildir. Mahkeme çocuğun üstün yararını esas alır.
Dilekçede velayet talebiyle birlikte somut olay açısından önemliyse çocuğun mevcut bakım düzeni, eğitimi, sağlık durumu ve yaşam koşulları açıklanabilir.
Velayet kriterleri hakkında ayrıntılı bilgi için Velayet Davası ve Velayetin Değiştirilmesi başlıklı yazımız incelenebilir.
Boşanma Dilekçesinde Mal Paylaşımı Talep Edilir mi?
Mal rejiminin tasfiyesi, boşanmanın nafaka veya velayet gibi basit bir fer'î sonucu değildir.
Boşanma dilekçesinde mal paylaşımına ilişkin hakların bulunduğundan bahsedilebilir; ancak katılma alacağı, değer artış payı ve diğer mal rejimi talepleri kendi usul kurallarına tabi bağımsız malvarlığı talepleridir.
Mal rejimi tasfiyesinin karara bağlanabilmesi için evliliğin boşanmayla sona ermesi gerekir. Bu nedenle boşanma davası devam ederken açılan mal rejimi tasfiye davasında boşanma hükmünün kesinleşmesi bekletici mesele yapılabilir.
Ayrıntılı bilgi için Boşanmada Mal Paylaşımı başlıklı yazımız incelenebilir.
Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Anlaşmalı boşanmada çekişmeli boşanmadaki gibi kusur vakıalarını ayrıntılı biçimde ispatlama amacı bulunmaz.
TMK m.166/3'teki şartlar mevcutsa eşlerin boşanma konusunda anlaşması; mali sonuçlar ve çocukların durumu konusunda hâkimin uygun bulacağı bir düzenleme bulunması gerekir.
Bu nedenle anlaşmalı boşanma başvurusunun temel belgelerinden biri Anlaşmalı Boşanma Protokolüdür.
Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği
..... AİLE MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ'NE
DAVACI:
Ad Soyad – T.C. Kimlik No – Adres
DAVALI:
Ad Soyad – Adres
KONU:
TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Taraflar .../.../.... tarihinde evlenmiş olup evlilik bir yıldan uzun süredir devam etmektedir.
2. Taraflar serbest iradeleriyle boşanma konusunda anlaşmışlardır.
3. Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve varsa ortak çocukların durumu konusunda anlaşmış olup hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolü dilekçe ekinde sunulmaktadır.
SONUÇ VE İSTEM:
Tarafların ekli protokol doğrultusunda TMK m.166/3 gereğince anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
Davacı – İmza
Davalı – İmza
Anlaşmalı boşanmanın yalnız ortak dilekçeyle açılması zorunlu değildir; eşlerden biri dava açabilir, diğer eş davayı kabul edebilir. Esas olan TMK m.166/3'teki koşulların gerçekleşmesidir.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonradan Vazgeçilebilir mi?
Evet.
Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden biri anlaşmalı boşanma iradesinden dönebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.02.2026 tarihli 2025/9746 E., 2026/1856 K. sayılı kararında da anlaşmalı boşanma iradesinden dönülmesi hâlinde davanın çekişmeli boşanma olarak görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemenin taraflara vakıalarını ve delillerini sunabilecekleri şekilde dilekçeler aşamasını yürütmesi ve ardından ön inceleme ile tahkikata geçmesi gerekir.
Bu nedenle daha önce sunulan kısa anlaşmalı boşanma dilekçesinin, dava çekişmeli hâle geldiğinde otomatik olarak yeterli olduğu söylenemez.
Cevap Dilekçesinde “Ben de Boşanmak İstiyorum” Demek Karşı Dava mıdır?
Her durumda hayır.
Davacı boşanma davası açmışsa davalı, cevap dilekçesinde davanın reddini isteyebilir ve savunmalarını ileri sürebilir.
Ancak davalının kendi vakıalarına dayanarak kendi lehine bağımsız bir boşanma hükmü ve buna bağlı talepler istemesi hâlinde usulüne uygun karşı dava açması gerekebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.04.2024 tarihli 2023/6727 E., 2024/2963 K. sayılı kararında cevap dilekçesinde yalnızca “boşanmaya karar verilmesini istiyorum” denilmesinin, usulüne uygun açılmış karşı dava bulunmadığı durumda bağımsız boşanma davası oluşturmadığı kabul edilmiştir.
Bu nedenle cevap dilekçesi ile karşı dava dilekçesi aynı şey değildir.
Zina Nedeniyle Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Zina özel bir boşanma sebebidir ve TMK m.161'de ayrıca düzenlenmiştir.
Zina dilekçesinde özellikle:
Öğrenme tarihi,
Zina olduğu ileri sürülen olay,
Olayı destekleyen hukuka uygun deliller,
Altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler
dikkatle değerlendirilmelidir.
Ayrıca zina ispatlanamazsa başka bir boşanma sebebinin incelenmesini sağlayacak dava kurgusunun bulunup bulunmadığı önem taşıyabilir.
Bu konunun ayrıntıları için Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası başlıklı yazımız incelenebilir.
Boşanma Dilekçesi UYAP'tan Verilebilir mi?
Evet, gerekli elektronik imza altyapısına sahip vatandaşlar UYAP Vatandaş Portal üzerinden hukuk davası açabilir.
Adalet Bakanlığının güncel UYAP açıklamasına göre e-imza sahibi vatandaşlar hukuk ve idari davaları Vatandaş Portal üzerinden elektronik ortamda açabilmektedir.
Avukatlar da UYAP Avukat Portal üzerinden elektronik imza kullanarak hukuk davası açabilir, dava dosyasına evrak gönderebilir ve harç/masraf işlemlerini gerçekleştirebilir.
Sadece e-Devlet Şifresiyle Boşanma Davası Açılabilir mi?
Sadece e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portal'a giriş yapılabilmesi ile elektronik dava açılması aynı şey değildir.
Adalet Bakanlığının UYAP açıklamalarına göre yalnız e-Devlet şifresiyle giriş yapan vatandaşlar mevcut dosyalarına ve bazı dosya bilgilerine erişebilirken, vatandaşın portal üzerinden elektronik hukuk davası açabilmesi için elektronik imza kullanması gerekmektedir.
Bu nedenle “e-Devlet şifrem var, doğrudan boşanma davası açabilirim” şeklindeki genelleme doğru değildir.
Word veya PDF Boşanma Dilekçesi Örneği Kullanılabilir mi?
İnternetten bulunan Word veya PDF şablonu teknik olarak düzenlenerek kullanılabilir.
Ancak örnek dilekçelerin en büyük riski, başka bir dosyaya ait:
Vakıaların,
Kanun maddelerinin,
Delillerin,
Nafaka miktarlarının,
Tazminat taleplerinin,
Çocuk ve velayet bilgilerinin
değiştirilmeden kullanılmasıdır.
Bir şablonun biçimi doğru olsa bile içeriği somut olay için yanlış olabilir.
Özellikle çekişmeli boşanma davasında gerçek hukuki değer, başlıktaki “boşanma dilekçesi” ifadesinden değil, somut vakıa–delil–talep bağlantısından doğar.
Kadın ve Erkek İçin Ayrı Boşanma Dilekçesi Var mı?
Hayır.
Hukuken “kadın boşanma dilekçesi” ve “erkek boşanma dilekçesi” şeklinde ayrı dava formları bulunmamaktadır.
Dilekçeyi farklılaştıran eşin kadın veya erkek olması değil;
Somut olaylar,
Boşanma sebebi,
Kusur iddiaları,
Çocukların durumu,
Tarafların ekonomik koşulları,
Nafaka ve tazminat talepleri,
Deliller
gibi dosyaya özgü unsurlardır.
Boşanma Dilekçesinde En Sık Yapılan Hatalar
Boşanma dilekçesinde en sık karşılaşılan hataların başında olayların soyut bırakılması gelir.
“Bana kötü davranıyor”, “beni aldattı”, “evine bakmıyor” gibi sonuç cümleleri yerine bunlara dayanak somut vakıaların yazılması gerekir.
İkinci önemli hata, dilekçede hiç bulunmayan olayların daha sonra tanıklarla dosyaya sokulabileceğini düşünmektir.
Üçüncü hata, yalnız “her türlü yasal delil” ifadesi kullanılıp vakıa ile delil arasında bağlantı kurulmamasıdır.
Diğer önemli hatalar ise:
Yoksulluk nafakası isteneceği hâlde açık talep kurulmaması,
Maddi ve manevi tazminatın birbirinden ayrılmaması,
Manevi tazminatın düşük yazılıp sonradan artırılabileceğinin düşünülmesi,
Cevap dilekçesindeki boşanma isteğinin otomatik karşı dava sayılması,
Mal rejiminin tasfiyesi ile boşanmanın fer'î taleplerinin birbirine karıştırılması,
Hukuka aykırı yöntemlerle delil elde edilmesi,
Anlaşmalı boşanmada protokol hükümlerinin belirsiz bırakılmasıdır.
Boşanma Dilekçesi Kontrol Listesi
Dilekçe mahkemeye verilmeden önce şu soruların kontrol edilmesi yararlı olabilir:
Doğru görevli mahkeme belirlendi mi?
TMK m.168'e göre yetkili mahkeme kontrol edildi mi?
Davacı ve davalının adres bilgileri doğru mu?
Boşanma sebebi ve olaylar açık mı?
Her önemli olay mümkün olduğunca somutlaştırıldı mı?
Her vakıanın hangi delille ispatlanacağı belli mi?
Elde bulunan belgeler eklendi mi?
Kurumdan istenecek kayıtların nerede bulunduğu açıklandı mı?
Nafaka türleri birbirinden ayrıldı mı?
Yoksulluk nafakası talebi açık mı?
Velayet ve kişisel ilişki konusunda talep var mı?
Maddi ve manevi tazminat ayrı tutarlar hâlinde yazıldı mı?
Manevi tazminat miktarı baştan dikkatle belirlendi mi?
Gerekli geçici tedbirler istendi mi?
Sonuç ve istem bölümü açık mı?
Ekler kontrol edildi mi?
Dilekçe imzalandı mı?
Sık Sorulan Sorular
Boşanma dilekçesi elle yazılabilir mi?
Kanunun aradığı içerik ve imza şartları sağlandığı sürece dava dilekçesinin belirli bir bilgisayar programında hazırlanması zorunlu değildir. Bununla birlikte okunaklı ve sistematik bir metin hazırlanması önemlidir.
Boşanma dilekçesi nereye verilir?
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir.
TMK m.168'e göre yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Boşanma dilekçesinde davalının T.C. kimlik numarası şart mı?
HMK m.119, davacının T.C. kimlik numarasını açıkça zorunlu unsur olarak saymaktadır. Davalının T.C. kimlik numarası aynı bentte zorunlu unsur olarak sayılmamıştır.
Boşanma dilekçesinde tanıkları hemen yazmak gerekir mi?
Dilekçede hangi olayların tanıkla ispat edileceğinin ortaya konulması önemlidir. Tanıkların ad ve adresleri ise mahkemenin usulüne uygun biçimde verdiği süre içinde tanık listesiyle bildirilebilir. Somut dosyadaki usul aşamalarının kaçırılmaması gerekir.
Dilekçede yazmadığım bir olayı duruşmada anlatabilir miyim?
Söylenmesi ile o olayın hükme esas alınabilmesi aynı şey değildir. Dilekçeler aşamasında dayanılmayan yeni bir vakıa, yalnız sonradan anlatıldığı veya tanık tarafından söylendiği için karşı tarafa kusur olarak yüklenemez.
Manevi tazminatı daha sonra artırabilir miyim?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel yaklaşımına göre boşanmaya bağlı manevi tazminat tek ve bölünemezdir; başlangıçta talep edilen miktar ıslahla dahi artırılamaz. Bu nedenle tutarın başlangıçta dikkatli belirlenmesi gerekir.
Çocuk için nafaka istemeyi unutursam mahkeme verebilir mi?
Çocukların tedbir ve iştirak nafakaları kamu düzeni ve çocuğun üstün yararıyla bağlantılıdır. Yargıtay mahkemenin bunlara re'sen hükmedebileceğini ve yargılama sırasında artırılmalarının ıslah gerektirmediğini kabul etmektedir.
Kendim için yoksulluk nafakası istemeyi unutursam hâkim verir mi?
Hayır. Yoksulluk nafakası talebe bağlıdır. Bu nedenle talep edilecekse dilekçede açıkça yazılması önemlidir.
Boşanma dilekçesini e-Devlet'ten gönderebilir miyim?
Sadece e-Devlet şifresiyle UYAP'a giriş yapılması elektronik dava açılması için yeterli değildir. UYAP'ın güncel açıklamasına göre vatandaşların elektronik hukuk davası açabilmesi için e-imza altyapısı gerekir.
Anlaşmalı boşanmadan sonradan vazgeçilebilir mi?
Evet. Karar kesinleşinceye kadar taraflardan biri anlaşmalı boşanma iradesinden dönebilir. Böyle bir durumda dava çekişmeli olarak devam edebilir ve taraflara vakıa ve delillerini usulüne uygun biçimde sunma imkânı verilmelidir.
Sonuç
Boşanma dilekçesi özellikle çekişmeli boşanma davasında yalnız davayı başlatan şekli bir evrak değildir. Dava boyunca hangi olayların araştırılacağı, hangi olayların karşı tarafa kusur olarak yüklenebileceği, hangi delillerin değerlendirileceği ve mahkemeden hangi mali veya kişisel sonuçların istendiği büyük ölçüde dilekçeler aşamasında belirlenmektedir.
2025–2026 Yargıtay kararları da bu konuda üç noktayı özellikle öne çıkarmaktadır:
Vakıalar baştan kurulmalıdır. Dilekçede ileri sürülmeyen olaylar yalnız tanık anlatımıyla sonradan kusur hâline getirilemez.
Vakıa ve delil ilişkilendirilmelidir. Hangi delilin hangi olayı ispatlayacağı mümkün olduğunca açık gösterilmelidir.
Talepler doğru kurulmalıdır. Yoksulluk nafakası ve tazminat gibi talebe bağlı haklarda ne istendiğinin açıkça belirtilmesi; özellikle manevi tazminat miktarının başlangıçta dikkatle belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle hazır bir Word veya PDF boşanma dilekçesinin yalnızca isimleri değiştirilerek kullanılması, biçimsel olarak kolay görünse de hukuken ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Güvenli dilekçe; somut olayları, o olayların delillerini ve mahkemeden istenen sonuçları birbirine bağlayan dilekçedir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her boşanma dosyasının vakıaları, delilleri, talepleri ve usul durumu farklı olduğundan örnek dilekçelerin somut olaya göre uy