Boşanmada Mal Paylaşımı: Edinilmiş Mallar, Katılma Alacağı ve Mal Kaçırma
- 1. Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- 2. Evlilikte Alınan Her Mal Yarı Yarıya mı Paylaşılır?
- 3. Edinilmiş Mal Nedir?
- 4. Kişisel Mal Nedir?
- 5. Miras Kalan Mal Boşanmada Paylaşılır mı?
- 6. Miras Kalan Parayla Ev Alınırsa Ne Olur?
- 7. Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmada Paylaşılır mı?
- 8. Evlilikten Önce Alınan Evin Kredisi Evlilikte Ödenirse Ne Olur?
- 9. Tapu Yalnızca Eşlerden Birinin Adınaysa Diğer Eş Hak Talep Edebilir mi?
- 10. Katılma Alacağı Nedir?
- 11. Değer Artış Payı Nedir?
- 12. Katılma Alacağı ile Değer Artış Payı Arasındaki Fark Nedir?
- 13. Boşanma Davası Açılınca Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
- 14. Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Mal Satılırsa Ne Olur?
- 15. Eş Boşanmadan Önce Mal Kaçırırsa Ne Olur?
- 16. Kardeşe veya Yakına Yapılan Devir Mal Kaçırma Sayılır mı?
- 17. Mal Kaçırmada Tapu İptal ve Tescil Davası mı Açılır?
- 18. Üçüncü Kişiye Karşı Dava Açılabilir mi?
- 19. Malın Değeri Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
- 20. Boşanmadan Önce Devredilen Malın Değeri Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
- 21. Banka Hesabındaki Para Nasıl Paylaşılır?
- 22. Araç Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
- 23. Şirket Hisseleri Boşanmada Paylaşılır mı?
- 24. Kripto Para ve Dijital Varlıklar Boşanmada Dikkate Alınır mı?
- 25. Ziynet Eşyaları Mal Paylaşımında Nasıl Değerlendirilir?
- 26. Boşanmada Kusur Mal Paylaşımını Etkiler mi?
- 27. Mal Paylaşımı Davası Boşanma Davasıyla Birlikte Açılabilir mi?
- 28. Mal Paylaşımı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 29. Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
- 30. 2026 Yılında Mal Paylaşımı Davalarında Önemli Usul Değişikliği
- 31. Mal Paylaşımı Davasında Faiz Ne Zaman Başlar?
- 32. Mal Paylaşımı Davasında Hangi Deliller Önemlidir?
- 33. Boşanmada Mal Paylaşımında En Sık Yapılan Hatalar
- 34. Boşanmada Mal Paylaşımı İçin Basit Bir Örnek
- 35. Sık Sorulan Sorular
- 36. Ev eşimin üzerine, benim hakkım yok mu?
- 37. Eşim çalışmadıysa mal paylaşımından hak alabilir mi?
- 38. Evlilikten önce aldığım ev paylaşılır mı?
- 39. Miras kalan ev paylaşılır mı?
- 40. Boşanma davasından önce eşim evi kardeşine devretti, hakkım biter mi?
- 41. Boşanma davası açıldıktan sonra araç satılırsa ne olur?
- 42. Katılma alacağı için tapunun yarısını isteyebilir miyim?
- 43. Mal kaçırma için bir yıllık süre mi var?
- 44. Sonuç
Boşanmada mal paylaşımı, uygulamada en fazla yanlış anlaşılan aile hukuku konularından biridir. Evlilik sırasında alınan her malın otomatik olarak yarı yarıya bölüneceği veya taşınmazın yarısının doğrudan diğer eş adına tescil edileceği düşüncesi hukuken doğru değildir.
Türk Medeni Kanunu'nda mal paylaşımı esas olarak eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi yoluyla gerçekleştirilir. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde amaç, malları fiziksel olarak ikiye bölmek değil; eşlerin edinilmiş ve kişisel mallarının belirlenmesi, borçların ve katkıların hesaba katılması ve oluşan artık değer üzerinden diğer eşin parasal alacağının hesaplanmasıdır.
Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı yapılırken malın ne zaman alındığı, hangi kaynakla ödendiği, tapunun kimin adına kayıtlı olduğu, evlilikten önce veya sonra edinilip edinilmediği, kredi kullanılıp kullanılmadığı, miras veya bağış bulunup bulunmadığı ve boşanma öncesinde mal devri yapılıp yapılmadığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Eşler başka bir mal rejimini sözleşmeyle seçmemişlerse, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren temel yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde her eşin malvarlığı kendi mülkiyetinde kalır. Boşanma sonrasında ise mal rejiminin tasfiyesi yapılarak diğer eşin katılma alacağı ve varsa değer artış payı gibi alacakları hesaplanır.
1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenmiş eşlerde ise malın edinildiği tarih ayrıca önem taşır. Kural olarak 1 Ocak 2002 öncesindeki dönem ile bu tarihten sonraki dönem farklı mal rejimi kurallarına tabi olabilir.
Evlilikte Alınan Her Mal Yarı Yarıya mı Paylaşılır?
Hayır. “Evlilik içinde alındıysa yarısı diğer eşindir” şeklindeki ifade hukuken eksiktir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde öncelikle her eşin edinilmiş malları tespit edilir. Bu mallara ilişkin borçlar, denkleştirme ve kanunda öngörülen eklenecek değerler dikkate alınarak artık değer hesaplanır. Diğer eşin katılma alacağı, kural olarak bu artık değer üzerinden belirlenir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.09.2023 tarihli, 2023/5357 E. ve 2023/3909 K. sayılı kararında da katılma alacağının kanundan kaynaklanan bir hak olduğu; bu hakkı isteyen eşin mutlaka gelir sahibi olması veya malın alınmasına doğrudan para vermiş olması gerekmediği vurgulanmıştır.
Dolayısıyla çalışmayan eşin hiçbir hakkı olmadığı düşüncesi de doğru değildir.
Edinilmiş Mal Nedir?
Edinilmiş mal, genel olarak mal rejiminin devamı sırasında karşılığı verilerek elde edilen malvarlığı değeridir. Türk Medeni Kanunu'nda edinilmiş mallara örnek olarak özellikle şunlar gösterilmektedir:
- Çalışma karşılığında elde edilen gelirler,
- Sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumlarının yaptığı bazı ödemeler,
- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
- Aksi kararlaştırılmadıkça kişisel malların gelirleri,
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler.
Maaşla veya çalışma geliriyle evlilik içerisinde satın alınan bir taşınmaz, araç veya başka bir malvarlığı değeri, somut olayda farklı bir kişisel mal kaynağı ispatlanmadığı sürece edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir.
Kişisel Mal Nedir?
Kişisel mallar kural olarak mal rejiminin tasfiyesinde artık değer hesabına dahil edilmez. Türk Medeni Kanunu uyarınca özellikle şu değerler kişisel mal niteliğindedir:
- Eşin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşyalar,
- Mal rejiminin başlangıcında eşe ait bulunan mallar,
- Miras yoluyla kazanılan mallar,
- Bağış ve diğer karşılıksız kazandırmalar,
- Manevi tazminat alacakları,
- Kişisel malların yerine geçen değerler.
Ancak bir malın kişisel mal olduğunun ileri sürülmesi tek başına yeterli olmayabilir. TMK m.222 uyarınca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bu nedenle kişisel mal iddiasının belge ve diğer delillerle ispatı önemlidir.
Miras Kalan Mal Boşanmada Paylaşılır mı?
Kural olarak hayır. Eşlerden birine miras yoluyla geçen taşınmaz, para veya diğer malvarlığı değerleri kişisel maldır.
Örneğin evlilik devam ederken bir eşe babasından bir daire miras kalmışsa, yalnızca evlilik sırasında miras kaldığı gerekçesiyle diğer eş bu dairenin yarısını talep edemez.
Aynı şekilde bağışlanan mallar da kural olarak kişisel maldır.
Ancak önemli bir ayrım bulunmaktadır: kişisel malın kendisi tasfiye dışında kalmasına rağmen, aksi bir mal rejimi sözleşmesi bulunmadıkça kişisel maldan elde edilen gelirler edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin miras kalan bir dairenin evlilik sırasında elde edilen kira gelirlerinin hukuki niteliği, miras kalan dairenin kendisinden farklıdır.
Miras Kalan Parayla Ev Alınırsa Ne Olur?
Bir eşin kişisel malı niteliğindeki miras parasını kullanarak başka bir mal satın alması hâlinde, kişisel malın yerine geçen değer ilkesi gündeme gelir.
Örneğin miras yoluyla elde edilen para tamamen kullanılarak bir taşınmaz alınmışsa, taşınmazın kaynağının kişisel mal olduğu ispatlanabildiği ölçüde yeni mal da kişisel mal niteliğini koruyabilir.
Ancak satın alma bedelinin bir kısmının mirastan, kalan kısmının ise evlilik içinde elde edilen gelirlerden veya krediden karşılandığı durumlarda oranlama ve denkleştirme yapılması gerekebilir. Bu nedenle para hareketlerinin banka kayıtlarıyla ispatlanması önemli hâle gelir.
Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmada Paylaşılır mı?
Evlilikten önce edinilmiş bir taşınmaz kural olarak o eşin kişisel malıdır. Bu nedenle taşınmazın mülkiyeti yalnızca boşanma nedeniyle diğer eşle yarı yarıya paylaşılmaz.
Ancak taşınmazın evlilikten önce alınmış olması, hiçbir şekilde mal rejimi alacağı doğmayacağı anlamına da gelmez. Özellikle taşınmaz krediyle alınmış ve kredi taksitlerinin önemli bir bölümü evlilik döneminde ödenmişse farklı bir hesaplama gündeme gelir.
Evlilikten Önce Alınan Evin Kredisi Evlilikte Ödenirse Ne Olur?
Evlilikten önce satın alınan taşınmaz kişisel mal niteliğinde olabilir. Buna karşılık kredi taksitlerinin evlilik devam ederken çalışma gelirlerinden ödenmesi hâlinde, edinilmiş mal grubundan kişisel mal grubuna bir aktarım meydana gelebilir.
Bu durumda TMK m.230 kapsamında denkleştirme hesabı yapılması gerekir. Evlilikten önceki peşinat ve ödemeler ile evlilik içinde yapılan ödemeler ayrıştırılır; somut olayın özelliklerine göre katkı oranı ve taşınmazın tasfiye değerine etkisi hesaplanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.07.2024 tarihli, 2023/3310 E. ve 2024/5478 K. sayılı kararında da kişisel mal ile edinilmiş mal kaynaklarının birlikte kullanıldığı durumlarda denkleştirme yapılması gerektiğine ilişkin esaslar uygulanmıştır.
Bu nedenle “ev evlilikten önce alınmış, diğer eş hiçbir şey alamaz” şeklindeki kesin yaklaşım her olay bakımından doğru değildir.
Tapu Yalnızca Eşlerden Birinin Adınaysa Diğer Eş Hak Talep Edebilir mi?
Evet. Bir taşınmazın yalnızca eşlerden birinin adına kayıtlı olması, diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkını ortadan kaldırmaz.
Evlilik sırasında karşılığı verilerek edinilmiş bir taşınmaz, yalnızca tapuda kimin adına kayıtlı olduğuna bakılarak kişisel mal kabul edilmez. Malın edinme tarihi ve hangi kaynaktan finanse edildiği belirleyicidir.
Bununla birlikte katılma alacağı kural olarak ayni bir mülkiyet hakkı değil, şahsi nitelikte bir para alacağıdır. Bu nedenle yalnızca katılma alacağına dayanılarak “tapu kaydının yarısının iptal edilip diğer eş adına tescili” şeklinde bir sonuç doğduğu kabul edilemez.
Yargıtay uygulamasında da mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağının temel olarak şahsi nitelikte bir para alacağı olduğu kabul edilmektedir.
Katılma Alacağı Nedir?
Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin temel alacak türüdür. Eşin bu hakkı elde edebilmek için mutlaka diğer eşin malının satın alınmasına doğrudan para vermesi gerekmez.
Öncelikle eşin edinilmiş mallarının toplam değeri belirlenir. Kanundaki eklenecek değerler ve denkleştirme hesaba katılır, ilgili borçlar düşülür ve artık değer bulunur. Diğer eş kural olarak bu artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir.
Artık değerin negatif çıkması hâlinde diğer eş bu borcun yarısını üstlenmez.
Değer Artış Payı Nedir?
Değer artış payı, katılma alacağından farklıdır. Bir eş, diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da uygun bir karşılık almaksızın somut katkıda bulunmuşsa değer artış payı gündeme gelebilir.
Örneğin eşlerden birinin kişisel malı olan ziynet eşyalarının bozdurularak diğer eş adına alınan taşınmazın bedelinde kullanılması hâlinde, katkının ispatlanması durumunda değer artış payı talep edilebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.10.2024 tarihli, 2023/9648 E. ve 2024/6906 K. sayılı kararında kişisel mal niteliğindeki ziynetlerin taşınmaz ediniminde kullanıldığının ispatı değer artış payı bakımından değerlendirilmiştir.
Katılma Alacağı ile Değer Artış Payı Arasındaki Fark Nedir?
Katılma alacağı kanundan kaynaklanır. Eşin edinilmiş malın alınmasına doğrudan katkı yaptığını ispatlaması şart değildir.
Değer artış payında ise diğer eşin malına yapılan somut bir katkının varlığı önemlidir.
Bu iki alacak türü aynı dava içerisinde birlikte gündeme gelebilmekle birlikte hesaplama yöntemleri ve hukuki dayanakları farklıdır.
Boşanma Davası Açılınca Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
Boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi, TMK m.225 uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Bu tarih son derece önemlidir. Çünkü tasfiyeye hangi malların dahil edileceğinin belirlenmesinde temel kesim noktalarından biridir.
Örneğin boşanma davasının 10 Mart tarihinde açıldığı bir dosyada, kural olarak malvarlığının bu tarih itibarıyla durumu esas alınır.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Mal Satılırsa Ne Olur?
Boşanma davası açıldığı tarihte mevcut olan bir malın daha sonra satılması, tek başına diğer eşin tasfiye alacağını ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2022/10383 E. ve 2023/5800 K. sayılı kararında, mal rejiminin sona erdiği anda mevcut olan malın tasfiye tamamlanmadan devredilmiş olmasının katılma alacağını ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir.
Bu nedenle “boşanma davası açıldıktan sonra malı sattım, artık paylaşılacak bir şey yok” yaklaşımı hukuken sonuç doğurmayabilir.
Eş Boşanmadan Önce Mal Kaçırırsa Ne Olur?
Boşanma ihtimalini gören eşin taşınmazı, aracı, şirket hissesini veya parasını yakınlarına devretmesi uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklardandır.
TMK m.229, bazı işlemlerin tasfiye hesabına yeniden eklenmesine imkân tanır.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmaksızın olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar tasfiye hesabında eklenecek değer olarak dikkate alınabilir.
Bundan ayrı olarak, mal rejiminin devamı sırasında diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirlerde kanunda ayrıca bir yıllık sınırlama öngörülmemiştir. Ancak bu durumda azaltma kastının somut olayda ispatlanması gerekir.
Kardeşe veya Yakına Yapılan Devir Mal Kaçırma Sayılır mı?
Bir malın kardeşe veya başka bir yakına devredilmiş olması tek başına her durumda mal kaçırma sonucunu doğurmaz. Devrin tarihi, satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, tarafların ekonomik ilişkileri ve işlemin boşanma sürecine yakınlığı birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarihli, 2022/8548 E. ve 2024/168 K. sayılı kararında, boşanma davasından yaklaşık iki hafta önce davalı eş tarafından kardeşine devredilen taşınmaz TMK m.229 kapsamında eklenecek değer olarak değerlendirilmiştir.
Benzer şekilde Yargıtay'ın farklı kararlarında boşanma davasından yalnızca birkaç gün önce yapılan devirlerin tasfiye hesabına etkisi incelenmiştir.
Mal Kaçırmada Tapu İptal ve Tescil Davası mı Açılır?
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ile üçüncü kişiye yapılan muvazaalı veya mal kaçırma amaçlı işlemlere ilişkin diğer dava yolları birbirinden ayrılmalıdır.
Katılma alacağı esas itibarıyla parasal bir alacaktır. Bir eşin diğer eşten katılma alacağı bulunması tek başına üçüncü kişi adına kayıtlı taşınmazın doğrudan kendisi adına tescilini sağlamaz.
Bununla birlikte devir işleminin niteliğine, muvazaa iddiasına ve alacağın tahsil edilememesine göre TMK m.229, TMK m.241 veya somut olaya uygun diğer hukuki yollar ayrıca gündeme gelebilir.
Üçüncü Kişiye Karşı Dava Açılabilir mi?
Mal rejiminin tasfiyesinde borçlu eşin malvarlığı, alacaklı eşin tasfiye alacağını karşılamaya yetmeyebilir. Kanundaki koşulların gerçekleşmesi hâlinde TMK m.241 kapsamında kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı eksik kalan miktarla sınırlı bir talep gündeme gelebilir.
Bu davada süreler özellikle önemlidir. Kanunda öğrenmeden itibaren bir yıllık ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre düzenlenmiştir.
Üçüncü kişiye yapılan devrin mal rejimi davasıyla bağlantısı ve üçüncü kişiye ihbar gibi usuli konular somut dosya bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Malın Değeri Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
Mal paylaşımı davalarında en fazla hata yapılan konulardan biri değerleme tarihidir.
Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut bulunan mallarda, malın fiziki durumu ve niteliği esas olarak mal rejiminin sona erdiği tarihe göre belirlenirken, sürüm yani piyasa değeri tasfiye tarihindeki güncel değer üzerinden hesaplanır.
Yargıtay uygulamasında tasfiye tarihi kural olarak karar tarihidir. Bu nedenle yıllarca süren bir davada taşınmazın boşanma davasının açıldığı tarihteki eski fiyatıyla hesap yapılması doğru olmayabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarihli, 2023/4245 E. ve 2024/4029 K. sayılı kararında da güncel sürüm değerlerinin dikkate alınmasına ilişkin bu yaklaşım benimsenmiştir.
Boşanmadan Önce Devredilen Malın Değeri Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
TMK m.229 kapsamında tasfiyeye eklenecek ve daha önce devredilmiş mallar bakımından farklı değerleme kuralı söz konusu olabilir.
TMK m.235/2 gereğince eklenecek değerlerde kural olarak malın devredildiği tarihteki sürüm değeri esas alınır.
Bu nedenle mevcut bir malın değerleme tarihi ile boşanma öncesinde tasfiyeden kaçırıldığı iddia edilen bir malın değerleme tarihini birbirine karıştırmamak gerekir.
Banka Hesabındaki Para Nasıl Paylaşılır?
Banka hesapları da mal rejiminin tasfiyesine konu olabilir. Hesaptaki paranın kaynağı, hangi tarihte elde edildiği ve mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı incelenir.
Örneğin çalışma gelirinden biriktirilmiş para edinilmiş mal niteliğinde olabilirken, miras yoluyla hesaba geçmiş ve kaynağı ispatlanabilen bir tutar kişisel mal olarak değerlendirilebilir.
Boşanma davasından kısa süre önce hesaptan yüksek tutarda para çekilmesi veya üçüncü kişilere transfer yapılması durumunda ise paranın nereye harcandığı ve işlemin katılma alacağını azaltma amacı taşıyıp taşımadığı araştırılabilir.
Her para çekimi otomatik olarak mal kaçırma sayılmaz. Olağan aile giderleri ve hayatın normal akışına uygun harcamalar ile tasfiyeden mal kaçırmaya yönelik işlemler birbirinden ayrılmalıdır.
Araç Boşanmada Nasıl Paylaşılır?
Evlilik içinde karşılığı verilerek edinilmiş araçlar da mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınabilir.
Aracın yalnızca eşlerden birinin adına kayıtlı olması diğer eşin katılma alacağı talep etmesine engel değildir.
Değerleme yapılırken aracın mal rejiminin sona erdiği tarihteki modeli, kilometresi, hasar durumu ve diğer fiziki özellikleri belirlenerek tasfiye tarihindeki rayiç değeri uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilir.
Şirket Hisseleri Boşanmada Paylaşılır mı?
Evlilik içerisinde edinilen şirket payları veya hisseleri de mal rejimi kapsamında değerlendirilebilir.
Burada doğrudan şirketin yarısının diğer eşe verilmesi söz konusu değildir. Hissenin hangi tarihte ve hangi kaynakla edinildiği, kişisel mal katkısı bulunup bulunmadığı ve hissenin ekonomik değeri araştırılır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.06.2023 tarihli, 2022/4376 E. ve 2023/3219 K. sayılı kararında boşanma davasından kısa süre önce kardeşe devredilen şirket hisseleri, katılma alacağını azaltma kastı yönünden değerlendirilerek tasfiye hesabına dahil edilmiştir.
Kripto Para ve Dijital Varlıklar Boşanmada Dikkate Alınır mı?
Kripto varlıkların mal rejiminin tasfiyesindeki bütün ayrıntılarını özel olarak belirleyen yerleşik ve kapsamlı bir Yargıtay uygulamasından söz etmek henüz güçtür.
Bununla birlikte ekonomik değere sahip dijital varlıkların da genel mal rejimi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Varlığın edinme tarihi, kaynağı, kişisel veya edinilmiş mal niteliği ve mal rejiminin sona erdiği tarihteki mevcudiyeti araştırılabilir.
Kripto para borsası kayıtları, banka transferleri ve cüzdan hareketleri bu tür uyuşmazlıklarda önem taşıyabilir.
Ziynet Eşyaları Mal Paylaşımında Nasıl Değerlendirilir?
Ziynet alacağı ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki konulardır. Bununla birlikte ziynetlerin başka bir malın alınmasında kullanılması hâlinde mal rejimi hesabına etkisi ortaya çıkabilir.
Örneğin eşin kişisel malı olduğu kabul edilen ziynetler bozdurularak diğer eş adına alınan taşınmazın peşinatında kullanılmışsa, katkının ispatı hâlinde değer artış payı veya ilgili denkleştirme hesabı gündeme gelebilir.
Boşanmada Kusur Mal Paylaşımını Etkiler mi?
Boşanma davasında eşlerden birinin daha kusurlu olması, kural olarak tek başına katılma alacağını ortadan kaldırmaz.
“Boşanmada tamamen kusurlu olan eş hiçbir mal alamaz” şeklindeki genel bir kural bulunmamaktadır.
Ancak TMK m.236/2 özel bir düzenleme içermektedir. Boşanmaya zina veya hayata kast nedeniyle karar verilmesi hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
Bu hüküm diğer bütün boşanma kusurlarına otomatik olarak uygulanmaz.
Mal Paylaşımı Davası Boşanma Davasıyla Birlikte Açılabilir mi?
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılabilir. Ancak mal rejiminin tasfiyesinin sonuçlandırılabilmesi için evliliğin sona ermiş olması gerekir.
Boşanma davası henüz kesinleşmemişse mal rejimi davasında boşanma dosyası bekletici mesele yapılabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 tarihli, 2024/1259 E. ve 2024/8910 K. sayılı kararında da boşanma davasının mal rejiminin tasfiyesi bakımından ön sorun niteliğinde olduğu vurgulanmıştır.
Mal Paylaşımı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Yetkili mahkeme bakımından TMK m.214'te özel düzenleme bulunmaktadır. Boşanmaya bağlı tasfiye uyuşmazlıklarında boşanma davasına bakmaya yetkili mahkeme ile kanunda belirtilen diğer yetki kuralları somut olaya göre değerlendirilir.
Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Yargıtay uygulamasında mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı ve değer artış payı alacaklarında on yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.
Bu sürenin başlangıcı kural olarak boşanma kararının kesinleştiği tarihtir.
Bununla birlikte üçüncü kişiye karşı TMK m.241 kapsamında açılacak davadaki bir ve beş yıllık hak düşürücü süreler bu on yıllık zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır.
2026 Yılında Mal Paylaşımı Davalarında Önemli Usul Değişikliği
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacağın dava açıldığı anda kesin olarak hesaplanması çoğu dosyada mümkün olmayabilir. Taşınmaz rayiçleri, şirket değerleri, banka kayıtları ve bilirkişi incelemeleri yargılama sırasında ortaya çıkabilir.
Ancak dava türü bakımından 2026 yılında önemli bir mevzuat değişikliği yapılmıştır. HMK m.107'de düzenlenen belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce açılmış davalar yönünden geçiş hükmü bulunmaktadır.
Yeni açılacak davalarda talebin nasıl formüle edileceği güncel HMK hükümlerine göre değerlendirilmelidir. HMK m.109'da kısmi dava düzenlenmekte; 2026 yılında eklenen dördüncü fıkra, alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusunun aynı dava içinde kanundaki koşullarla bir defaya mahsus artırılmasına ilişkin yeni bir sistem öngörmektedir.
Bu nedenle eski tarihli mal rejimi kararlarında geçen “belirsiz alacak davası” ifadelerinin 2026 sonrasında açılacak yeni davalara doğrudan uygulanması doğru değildir.
Mal Paylaşımı Davasında Faiz Ne Zaman Başlar?
Katılma alacağı ve değer artış payında faiz konusunda dava tarihinin esas alınacağı düşüncesi her durumda doğru değildir.
TMK m.239/3 ve Yargıtay uygulaması doğrultusunda katılma alacağı ve değer artış payında faiz kural olarak tasfiyenin sona erdiği karar tarihinden itibaren yürütülür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarihli, 2022/8682 E. ve 2024/1691 K. sayılı kararında da bu ilke uygulanmıştır.
Mal Paylaşımı Davasında Hangi Deliller Önemlidir?
Mal rejimi davalarında malın yalnızca kimin adına kayıtlı olduğuna bakılmaz. Malın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğinin ispatı son derece önemlidir.
Somut olaya göre özellikle şu kayıtlar incelenebilir:
- Tapu kayıtları ve resmi senetler,
- Banka hesap hareketleri,
- Kredi sözleşmeleri ve ödeme planları,
- Araç tescil kayıtları,
- Şirket kayıtları ve bilançolar,
- SGK ve gelir kayıtları,
- Mirasçılık belgeleri,
- Bağış ve para transferlerine ilişkin belgeler,
- Ziynet veya kişisel mal katkısını gösteren deliller,
- Kripto borsası ve dijital varlık kayıtları.
Özellikle kişisel mal iddiasında bulunan eş bakımından paranın kaynağını gösteren belgeler büyük önem taşır.
Boşanmada Mal Paylaşımında En Sık Yapılan Hatalar
- Evlilik içinde alınan her malın otomatik olarak yarı yarıya paylaşılacağını düşünmek,
- Katılma alacağı yerine doğrudan tapu iptal ve tescil talep etmek,
- Evlilik öncesi mal ile evlilik içinde ödenen kredi taksitlerini birbirinden ayırmamak,
- Miras ve bağışın kişisel mal niteliğini göz ardı etmek,
- Kişisel maldan yapılan katkıyı belgelememek,
- Katılma alacağı ile değer artış payını birbirine karıştırmak,
- Boşanma öncesindeki şüpheli devirleri araştırmamak,
- Mevcut mallarla TMK m.229 kapsamında eklenecek değerlerin değerleme tarihini karıştırmak,
- Banka hesapları ve şirket hisselerini tasfiye dışında bırakmak,
- Boşanmadaki genel kusurun otomatik olarak mal paylaşımını ortadan kaldırdığını düşünmek,
- TMK m.241'deki üçüncü kişiye karşı dava sürelerini kaçırmak,
- 2026 yılında yürürlükten kaldırılmış HMK m.107'ye göre yeni dava açmak.
Boşanmada Mal Paylaşımı İçin Basit Bir Örnek
Örneğin evlilik içerisinde çalışma gelirleriyle 5.000.000 TL güncel değere sahip bir taşınmaz alınmış ve tasfiye sırasında bu taşınmaza ilişkin 1.000.000 TL dikkate alınması gereken borç bulunduğu varsayılsın.
Kişisel mal katkısı veya başka bir denkleştirme kalemi olmadığı varsayımında, basitleştirilmiş örnekte 4.000.000 TL artık değer ortaya çıkabilir. Diğer eşin katılma alacağı kural olarak bu artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır.
Ancak gerçek davalarda kredi ödemeleri, kişisel mal katkıları, eklenecek değerler, diğer malvarlığı unsurları ve borçlar ayrıca hesaplandığından bu örnek yalnızca sistemin mantığını göstermektedir.
Sık Sorulan Sorular
Ev eşimin üzerine, benim hakkım yok mu?
Tapunun yalnızca eşinizin adına olması tek başına katılma alacağınızı ortadan kaldırmaz. Malın edinildiği tarih ve finansman kaynağı araştırılır.
Eşim çalışmadıysa mal paylaşımından hak alabilir mi?
Evet. Katılma alacağı için eşin mutlaka gelir elde etmiş veya malın alımına doğrudan para vermiş olması gerekmez.
Evlilikten önce aldığım ev paylaşılır mı?
Evlilikten önce edinilen ev kural olarak kişisel maldır. Ancak evlilik içinde ödenen kredi taksitleri veya diğer katkılar ayrıca alacak doğurabilir.
Miras kalan ev paylaşılır mı?
Kural olarak miras kalan mal kişisel maldır. Ancak bu malın gelirleri veya başka mal edinimlerinde kullanılması farklı hesaplamaları gündeme getirebilir.
Boşanma davasından önce eşim evi kardeşine devretti, hakkım biter mi?
Hayır. Devrin niteliğine göre TMK m.229 kapsamında eklenecek değer veya diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
Boşanma davası açıldıktan sonra araç satılırsa ne olur?
Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan malın sonradan devredilmesi, kural olarak diğer eşin tasfiye alacağını ortadan kaldırmaz.
Katılma alacağı için tapunun yarısını isteyebilir miyim?
Katılma alacağı kural olarak şahsi nitelikte bir para alacağıdır. Doğrudan yarı tapu hakkı doğurduğu kabul edilmez.
Mal kaçırma için bir yıllık süre mi var?
TMK m.229'daki bir yıllık dönem özellikle karşılıksız kazandırmalara ilişkin düzenlemedir. Katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler bakımından ayrıca bir yıllık sınırlama bulunmaz; ancak kastın ispatlanması gerekir.
Sonuç
Boşanmada mal paylaşımı, yalnızca evlilik sırasında edinilen malların ikiye bölünmesinden ibaret değildir. Mal rejiminin tasfiyesinde malın edinilme tarihi, finansman kaynağı, kişisel veya edinilmiş mal niteliği, kredi ödemeleri, miras ve bağışlar, eşlerin yaptığı katkılar, mal kaçırma amacıyla gerçekleştirilen devirler ve değerleme tarihleri birlikte değerlendirilir. İstanbul boşanma avukatı desteği alınırken mal rejimi uyuşmazlığının boşanma davasından ayrı hukuki ve mali sonuçlar doğurabileceği de dikkate alınmalıdır.
Katılma alacağı ile değer artış payının birbirinden ayrılması, kişisel malların ispatlanması ve TMK m.229 kapsamındaki devirlerin doğru tespit edilmesi özellikle önemlidir.
Her malvarlığı kalemi ayrı özellik gösterebileceğinden taşınmaz, araç, banka hesabı, şirket hissesi, ziynet veya dijital varlıkların aynı yöntemle değerlendirilmesi mümkün değildir. Tasfiye hesabı somut dosyanın malvarlığı ve delil yapısına göre yapılmalıdır.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirme olayın özelliklerine ve yürürlükteki mevzuata göre değişebilir.