İsim Değiştirme ve Soyadı Değişikliği Davası: Şartlar, Haklı Sebepler ve 2026 Süreci
İsim ve soyadı, kişinin yalnızca nüfus kaydında yer alan bir bilgi değil; sosyal çevresinde, mesleki hayatında ve özel yaşamında kendisini tanıttığı temel kimlik unsurlarındandır. Bu nedenle kişinin nüfusta kayıtlı adı veya soyadı ile günlük yaşamda kullandığı kimlik arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunması, adın alay konusu olması, kişinin yıllardır başka bir adla tanınması veya soyadının kişi bakımından önemli sosyal ve kişisel sorunlara yol açması hâlinde isim ya da soyadı değişikliği gündeme gelebilir.
Türk hukukunda isim ve soyadı değişikliği kural olarak kişinin tek taraflı beyanıyla yapılan basit bir nüfus işlemi değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesine göre adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Aynı esas soyadı değişikliği bakımından da uygulanmaktadır.
Bu nedenle isim veya soyadı değiştirme davasında asıl mesele, kişinin yeni bir ad ya da soyadı istemesinden çok, değişiklik talebini haklı kılan nedenlerin somut ve inandırıcı biçimde ortaya konulmasıdır.
İsim ve Soyadı Değiştirme Davası Nedir?
İsim ve soyadı değiştirme davası; kişinin nüfus kütüğünde kayıtlı adının veya soyadının, haklı bir sebebin bulunması hâlinde mahkeme kararıyla değiştirilmesini sağlayan hukuki yoldur.
Bu dava yalnızca mevcut ismin tamamen başka bir isimle değiştirilmesi için açılmaz. Somut olayın özelliklerine göre;
- mevcut adın tamamen değiştirilmesi,
- mevcut ada ikinci bir isim eklenmesi,
- iki isimden birinin çıkarılması,
- adın kullanılmakta olan başka bir adla değiştirilmesi,
- soyadının değiştirilmesi
gibi talepler de gündeme gelebilir.
Burada isim değiştirme ile nüfus kaydındaki maddi hatanın düzeltilmesi birbirinden ayrılmalıdır. Örneğin nüfus kaydında bir harfin yanlış yazılması ile kişinin mevcut doğru yazılmış adını artık taşımak istememesi aynı hukuki mesele değildir. Nüfus kaydındaki açık maddi hatalar için özel idari veya kayıt düzeltme yolları bulunabilirken, kişinin başka bir ad veya soyadı taşımak istemesi esas olarak TMK m.27 kapsamında değerlendirilir.
İsim Değiştirmenin Hukuki Dayanağı: TMK Madde 27
Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesindeki temel kural açıktır: isim değişikliği için haklı sebep bulunmalıdır.
Kanun hangi sebeplerin haklı sebep olduğunu tek tek ve sınırlı biçimde saymamıştır. Bunun sonucu olarak mahkeme; kişinin sosyal yaşamını, talebin nedenini, mevcut adın kişi üzerindeki etkisini, kişinin yıllardır hangi adla tanındığını, değişikliğin üçüncü kişiler veya kamu düzeni bakımından doğurabileceği sonuçları ve sunulan delilleri birlikte değerlendirir.
Dolayısıyla isim değiştirme davalarında herkes için geçerli tek bir haklı sebep listesi bulunmaz. Aynı gerekçe bir olayda yeterli kabul edilebilirken başka bir olayda somut deliller yetersiz olduğu için talep reddedilebilir.
İsim Değiştirme Davasında Haklı Sebepler Nelerdir?
Yargısal uygulamada haklı sebep değerlendirmesi kişinin somut yaşam koşullarına göre yapılmaktadır. Aşağıdaki durumlar uygulamada isim veya soyadı değişikliğini haklı gösterebilecek başlıca örneklerdir.
1. Kişinin Sosyal Çevresinde Başka Bir İsimle Tanınması
Kişinin nüfus kaydındaki adı kullanılmadığı hâlde uzun yıllardır ailesinde, arkadaş çevresinde, okulunda veya iş hayatında başka bir isimle tanınması isim değişikliği bakımından önemli bir gerekçe olabilir.
Örneğin nüfus kaydındaki adı “A” olan fakat çocukluğundan itibaren herkes tarafından “B” adıyla çağrılan bir kişi bakımından, resmi kayıt ile fiilen kullanılan isim arasındaki farklılık günlük yaşamda çeşitli karışıklıklara neden olabilir.
Bu tür dosyalarda tanık anlatımları, kişinin uzun süredir kullandığı ismi gösteren yazışmalar, mesleki kayıtlar veya başka belgeler haklı sebebin ispatında önem taşıyabilir.
2. İsmin veya Soyadının Alay Konusu Olması
Ad veya soyadının kişiyi toplum içinde küçük düşürücü bir duruma sokması, alay konusu yapılması veya kişide ciddi rahatsızlık meydana getirmesi de haklı sebep değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Burada yalnızca kelimenin sözlük anlamına bakılmaz. İsmin kişinin içinde bulunduğu sosyal çevrede nasıl algılandığı ve kişi bakımından ne tür sonuçlar doğurduğu da önemlidir.
3. Telaffuz veya Yazım Nedeniyle Sürekli Sorun Yaşanması
Bir isim veya soyadının sürekli yanlış telaffuz edilmesi, başka bir kelimeyle karıştırılması veya resmi ve sosyal işlemlerde devamlı sorun yaratması somut olayın şartlarına göre haklı sebep oluşturabilir.
Ancak yalnızca küçük bir kullanım güçlüğünün her durumda değişiklik için yeterli olacağı söylenemez. Yaşanan problemin mahkemeye somut biçimde açıklanması gerekir.
4. İsmin Kişinin Kimliğiyle veya Uzun Süredir Kullandığı Adla Uyuşmaması
Ad, özel hayat ve kişisel kimlikle doğrudan bağlantılıdır. Anayasa Mahkemesi de adın kişinin özel hayatının ve kimliğinin bir unsuru olduğunu kabul etmektedir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi bir bireysel başvuru kararında, isim değişikliği talebinin değerlendirilmesini cinsiyet değişikliği ameliyatı yapılmış olması şartına bağlayan yaklaşımı özel hayata saygı hakkı yönünden incelemiş ve isim değişikliğinde TMK m.27'de bulunmayan ek şartların kişiye dayatılamayacağını ortaya koymuştur.
Bu nedenle haklı sebep değerlendirmesi yapılırken kişinin bireysel kimliği ve somut yaşam koşulları dikkate alınmalıdır.
5. Soyadının Kişi Açısından Ciddi Olumsuz Çağrışımlar Taşıması
Soyadı değişikliği taleplerinde aile ilişkileri, sosyal çevre, kişinin geçmişi ve soyadının kişi bakımından meydana getirdiği somut etkiler değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca aile bireylerinden biriyle yaşanan her anlaşmazlık otomatik olarak soyadı değişikliği için haklı sebep oluşturmaz. Talebin nedeninin, kişi üzerindeki etkisinin ve değişiklik ihtiyacının somutlaştırılması gerekir.
6. Adın veya Soyadının Mesleki ve Sosyal Hayatta Karışıklığa Yol Açması
Kişinin kullandığı ad ile resmi adının farklı olması; sözleşmelerde, iş hayatında, eğitim hayatında veya günlük işlemlerde kimlik karışıklığı yaratabilir. Bu tür sürekli ve gerçek sorunların bulunduğunun ortaya konulması da haklı sebep değerlendirmesine dahil edilebilir.
Her İstenilen Soyadı Alınabilir mi?
Soyadı değiştirme talebinin kabul edilmesi, kişinin hiçbir sınırlama olmaksızın istediği her kelimeyi soyadı olarak seçebileceği anlamına gelmez.
2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca rütbe ve memuriyet bildiren, aşiret veya yabancı ırk ve millet isimleri niteliğindeki ya da genel edeplere uygun olmayan, iğrenç veya gülünç nitelikteki soyadlarının kullanılması konusunda kanuni sınırlamalar bulunmaktadır.
Bu nedenle soyadı değişikliği talebinde yalnızca mevcut soyadının değiştirilmesini haklı kılan neden değil, talep edilen yeni soyadının hukuk düzenine uygun olup olmadığı da önem taşır.
İsim ve Soyadı Değiştirme Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
İsim ve soyadı değiştirme talepleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesinde çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır. Bununla birlikte nüfus kayıtlarına ilişkin özel düzenleme olan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi gereğince uygulamada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yargıtay'ın görev uyuşmazlıklarına ilişkin kararlarında da, Nüfus Hizmetleri Kanunu'ndaki özel düzenleme nedeniyle isim ve soyadı değişikliği taleplerinin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Yetkili Mahkeme Neresidir?
Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, talepte bulunan kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Bu nedenle İstanbul'da yaşayan bir kişinin hangi adliyede dava açacağı belirlenirken yalnızca “İstanbul” il sınırı değil, kişinin yerleşim yeri adresinin hangi adli yargı çevresinde kaldığı dikkate alınmalıdır.
Nüfus Müdürlüğü Davada Yer Alır mı?
Evet. Nüfus kayıtlarının değiştirilmesine ilişkin yargılamalarda ilgili nüfus müdürlüğü sürecin içinde yer alır. Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memurunun katılımıyla görülür.
Bu nedenle dava dilekçesinin ve taraf/ilgili bilgilerinin doğru oluşturulması önemlidir.
İsim Değiştirme Davası Nasıl Açılır?
İsim veya soyadı değiştirmek isteyen kişinin öncelikle talebinin dayandığı haklı sebebi belirlemesi gerekir. Ardından talep edilen yeni ad veya soyadı açık biçimde gösterilerek, haklı sebepler ve bunları ispatlayan deliller dava dilekçesinde ortaya konulur.
Dilekçede özellikle şu üç unsurun birbirine karıştırılmaması önemlidir: kişinin mevcut nüfus kaydı, hangi yeni ad veya soyadını istediği ve bu değişikliği gerekli kılan somut olaylar.
Mahkeme dilekçeyi, dosyadaki kayıtları, gerektiğinde nüfus kayıtlarını, tanıkları ve diğer delilleri değerlendirerek haklı sebebin bulunup bulunmadığına karar verir.
İsim Değiştirme Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
İsim değişikliği davalarında tek tip ve her dosyada zorunlu olan bir delil listesi bulunmaz. Sunulacak deliller, ileri sürülen haklı sebebe göre belirlenmelidir.
Örneğin kişinin yıllardır başka bir isimle tanındığı ileri sürülüyorsa, bunu bilen kişilerin tanık olarak gösterilmesi önem taşıyabilir. Bunun yanında somut olaya göre;
- yazışmalar,
- mesleki veya eğitim hayatındaki kayıtlar,
- kişinin kullandığı ismi gösteren belgeler,
- yurt dışında kullanılan ad veya kimlik kayıtları,
- ilgili kurum kayıtları,
- haklı sebebi ortaya koyan diğer yazılı belgeler
delil olarak değerlendirilebilir.
Önemli olan çok sayıda belge sunmak değil, ileri sürülen haklı sebep ile sunulan delil arasında doğrudan bağlantı kurabilmektir.
Tanık Göstermek Zorunlu mudur?
Her isim veya soyadı değiştirme davasında tanık dinletilmesi mutlak bir kanuni zorunluluk değildir. Ancak özellikle “çevremde yıllardır başka bir isimle tanınıyorum” şeklindeki gerekçelerde tanık delili son derece işlevsel olabilir.
Haklı sebep başka belgelerle açıkça ortaya konulabiliyorsa ispat şekli de buna göre değişebilir. Dolayısıyla tanık gerekip gerekmediği dosyanın özelliğine göre belirlenmelidir.
İsim Değiştirmek İçin e-Devlet Üzerinden Başvuru Yapılabilir mi?
Bu konuda internette eski bilgiler nedeniyle önemli bir karışıklık bulunmaktadır.
Geçmişte 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na getirilen geçici düzenlemelerle, özellikle yazım ve imla hatası bulunan, genel ahlaka uygun olmayan veya toplum tarafından gülünç karşılanan bazı ad ve soyadları için mahkeme kararı olmaksızın il veya ilçe idare kurullarına başvuru imkânı sağlanmış ve başvurular e-Devlet üzerinden de alınmıştır.
Ancak bu genel geçici uygulamanın başvuru süresi 24 Aralık 2022 tarihinde sona ermiştir.
2026 itibarıyla Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün sisteminde nüfus kayıtlarındaki hataların düzeltilmesi ve evli, dul veya boşanmış kadınların soyadı kullanımına ilişkin bazı özel idari işlemler bulunmaya devam etmektedir. Ancak bunlar, kişinin herhangi bir ad veya soyadı seçerek genel anlamda e-Devlet üzerinden değiştirebildiği anlamına gelmez.
Haklı sebebe dayalı olağan isim veya soyadı değişikliği bakımından temel hukuki yol hâlen mahkemeye başvurudur.
2026'da İsim Değişikliği Kararları İlan Ediliyor mu?
Evet; 13 Eylül 2026 tarihi itibarıyla mevcut kanun hükmü bakımından ilan düzenlemesi henüz yürürlüktedir.
TMK m.27'nin 7532 sayılı Kanun ile 2024 yılında değiştirilen ikinci fıkrasında, ad değişikliğinin nüfus siciline kaydedilmesinin yanında Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan edilmesi ve ilanda çeşitli kişisel bilgilerin bulunması öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi, 25 Aralık 2025 tarihli ve E.2025/120, K.2025/270 sayılı kararıyla Basın İlan Kurumu portalında ilanı öngören kısmı ve ilanda yayımlanacak kişisel bilgileri düzenleyen hükmü Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.
Ancak karar 1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptal hükümlerinin yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle mevcut takvime göre iptal hükmü 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapması da mümkündür.
Dolayısıyla 2026 yılında açılan bir dosyada ilan meselesi değerlendirilirken yalnızca AYM'nin “iptal edildi” yönündeki kararına bakmak yeterli değildir; iptal hükmünün yürürlük tarihi de dikkate alınmalıdır.
İsim Değişikliği Kişinin Borçlarını veya Hukuki Durumunu Değiştirir mi?
Hayır. Türk Medeni Kanunu açıkça, adın değişmesiyle kişisel durumun değişmeyeceğini düzenlemektedir.
Bir kişinin adını veya soyadını değiştirmesi;
- borçlarını ortadan kaldırmaz,
- sözleşmelerini sona erdirmez,
- malvarlığı haklarını değiştirmez,
- akrabalık ve kişisel durum ilişkilerini kendiliğinden değiştirmez.
Kişi aynı kişidir; değişen husus nüfus kaydında taşıdığı ad veya soyadıdır.
İsim Değişikliği Kararından Sonra Ne Yapılır?
Mahkeme kararının gerekli usuli aşamalardan geçmesinden sonra değişiklik nüfus siciline işlenir. Nüfus kaydının güncellenmesiyle birlikte kişinin yeni adına uygun kimlik belgelerini yenilemesi ve gerektiğinde ilgili kurum kayıtlarını güncellemesi gündeme gelir.
Kimlik kartı, pasaport, sürücü belgesi, banka kayıtları, eğitim veya mesleki kayıtlar gibi farklı sistemlerin tamamının aynı anda ve kendiliğinden değiştiğini varsaymak doğru değildir. Hangi kurumda ayrıca işlem yapılması gerektiği ilgili kurumun mevzuatına ve uygulamasına göre değerlendirilmelidir.
Özellikle geçmiş tarihli diploma, sertifika, sözleşme ve benzeri belgelerin durumu kurum bazında farklılık gösterebilir.
İsim veya Soyadı Değişikliğinden Zarar Gören Kişi Ne Yapabilir?
TMK m.27 yalnızca isim değişikliğini talep eden kişiyi değil, değişiklikten zarar görebilecek üçüncü kişileri de dikkate almaktadır.
Kanuna göre adın değiştirilmesinden zarar gören kişi, değişikliği öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılması için dava açabilir.
Bu süre karar tarihinden değil, zarar gören kişinin değişikliği öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
İsim Değiştirme Davası Ne Kadar Sürer?
İsim ve soyadı değiştirme davaları için “kesin olarak şu kadar ay sürer” şeklinde genel bir süre vermek doğru değildir.
Mahkemenin iş yoğunluğu, tebligatlar, tanık dinlenip dinlenmeyeceği, başka kurumlardan kayıt istenmesi, kararın kesinleşmesi ve 2026 yılında halen uygulanmakta olan ilan işlemleri toplam süreyi etkileyebilir.
Delilleri baştan düzgün hazırlanmış ve uyuşmazlık konusu sınırlı olan dosyalar daha kısa sürede sonuçlanabilir; ancak her dosyanın özellikleri farklıdır.
İsim Değiştirme Davası İçin Avukat Tutmak Zorunlu mudur?
Hayır. Kişinin isim veya soyadı değiştirme davasını mutlaka avukat aracılığıyla açması gerektiğine ilişkin bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Bununla birlikte haklı sebebin hukuken doğru kurulması, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, delillerin sunulması ve talep sonucunun açık şekilde yazılması davanın sonucu bakımından önemlidir.
Avukat aracılığıyla takip edilecek dosyalarda ayrıca önemli bir husus vardır: ad ve soyadı değişikliği kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili olduğundan, vekâletnamede bu davayı açıp takip etmeye ilişkin özel yetkinin bulunması gerekir. Genel dava vekâletnamesinin bu özel yetkiyi içerip içermediği dava açılmadan önce kontrol edilmelidir.
İsim Değiştirme Davası Kaç Kez Açılabilir?
TMK m.27'de mahkeme yoluyla ad veya soyadı değişikliğinin yalnızca bir kez talep edilebileceğine ilişkin genel bir yasak bulunmamaktadır.
Ancak daha önce isim değişikliği yapılmış olması, sonraki bir davada mahkemenin yeni talebin nedenini daha ayrıntılı değerlendirmesine engel değildir. Her yeni talep bakımından haklı sebep ayrıca ortaya konulmalıdır.
Geçmişte uygulanan mahkemesiz idari değişiklik yolundaki “bir defaya mahsus” sınırlama ile TMK m.27 kapsamında mahkemeye başvuru imkânı birbirine karıştırılmamalıdır.
Çocuğun Adı veya Soyadı Değiştirilebilir mi?
Ergin olmayan çocuklar bakımından ad veya özellikle soyadı değişikliği daha hassas değerlendirilir. Çocuğun üstün yararı, velayet durumu, anne ve baba ile ilişkileri ve çocuğun yaşı ile görüşünün dikkate alınıp alınmayacağı somut olay bakımından önem taşır.
Bu nedenle yetişkin bir kişinin kendi adı veya soyadı için açacağı dava ile velayet altındaki çocuğun soyadının değiştirilmesine ilişkin uyuşmazlığın aynı hukuki değerlendirmeye tabi olduğunu söylemek doğru değildir.
Yargıtay'ın güncel kararlarında çocuk soyadı uyuşmazlıklarında özellikle çocuğun üstün yararı ölçütü üzerinde durulmaktadır.
İsim Ekletmek veya İsim Sildirmek Mümkün mü?
Evet. TMK m.27 kapsamında yapılabilecek talepler sadece mevcut ismin tümüyle başka bir isimle değiştirilmesinden ibaret değildir.
Haklı sebebin bulunması hâlinde kişinin mevcut adına yeni bir isim ekletmesi veya nüfusta kayıtlı iki isminden birinin çıkarılmasını istemesi mümkündür.
Örneğin kişinin yalnızca sosyal hayatında kullandığı ikinci bir adı resmî adına ekletmek istemesi veya hiç kullanmadığı bir ismin kendisine sürekli sorun yaşatması durumunda mahkeme somut gerekçeleri değerlendirir.
“İsmimi Sevmiyorum” Demek Tek Başına Yeterli midir?
Kanunun aradığı ölçüt haklı sebeptir. Bu nedenle davayı yalnızca “ismimi beğenmiyorum” şeklinde soyut bir cümleye dayandırmak yerine, kişinin bu isim nedeniyle ne yaşadığını, hangi adı kullandığını, talebin kişisel ve sosyal yaşam açısından neden önemli olduğunu somutlaştırmak daha sağlıklıdır.
Haklı sebebin mutlaka kişinin ağır bir zarara uğramış olmasını gerektirdiği de söylenemez. Ancak talebin gerçek, ciddi ve somut olayın özellikleriyle açıklanabilir olması gerekir.
İsim ve Soyadı Değişikliği Davasında En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada isim ve soyadı değiştirme taleplerinde sorun yaratan başlıca konulardan biri, gerekçenin yeterince somutlaştırılmamasıdır. Bir diğer hata ise kişinin hangi adı veya soyadını istediğinin talep sonucunda açık biçimde gösterilmemesidir.
Ayrıca;
- görevli veya yetkili mahkemenin yanlış belirlenmesi,
- haklı sebep ile deliller arasında bağlantı kurulmaması,
- tanıkların neyi ispatlayacağının açıklanmaması,
- yeni soyadının kanuni sınırlamalar bakımından kontrol edilmemesi,
- avukatla takip edilen dosyada özel yetkili vekâletnamenin bulunmaması,
- geçmişteki e-Devlet uygulamasının hâlen devam ettiği düşünülerek yanlış başvuru yolunun seçilmesi,
- 2026 yılındaki AYM iptal kararının yürürlük tarihi dikkate alınmadan ilan konusunda hatalı değerlendirme yapılması
süreci uzatabilecek hususlar arasındadır.
2026 İtibarıyla İsim ve Soyadı Değişikliğinde Kısa Özet
2026 itibarıyla isim ve soyadı değişikliğinde temel kural değişmemiştir: kişinin haklı bir sebebe dayanması ve bu sebebi mahkemeye sunması gerekir. Görevli mahkeme, Nüfus Hizmetleri Kanunu'ndaki özel düzenleme nedeniyle yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Geçmişte uygulanan geniş kapsamlı mahkemesiz e-Devlet başvuru dönemi sona ermiştir. Bazı özel nüfus işlemleri ve kayıt hatalarının düzeltilmesi için idari yollar bulunmakla birlikte, kişinin genel olarak yeni bir isim veya soyadı seçmesi bakımından mahkeme yolu esas olmaya devam etmektedir.
2026 yılı bakımından en önemli güncel gelişme ise Basın İlan Kurumu portalında ilan düzenlemesidir. Anayasa Mahkemesi ilan zorunluluğuna ilişkin hükümleri iptal etmiş olmakla birlikte iptal kararının yürürlüğü 1 Ocak 2027'ye bırakılmıştır. Bu nedenle 2026 yılındaki dosyalarda mevcut yürürlük durumu ayrıca dikkate alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
İsim değiştirmek için haklı sebep şart mı?
Evet. TMK m.27 uyarınca isim değişikliği haklı sebebe dayanmalıdır. Haklı sebebin bulunup bulunmadığını mahkeme somut olayın özelliklerine göre değerlendirir.
Soyadı değiştirmek için aileden izin almak gerekir mi?
Ergin bir kişinin kendi soyadını değiştirme talebi bakımından temel mesele TMK m.27'deki haklı sebebin bulunmasıdır. Ancak çocukların soyadı ve aile hukukuna özgü bazı durumlarda farklı kurallar uygulanabilir.
e-Devletten istediğim ismi seçip değiştirebilir miyim?
Hayır. Geçmişte uygulanan geniş kapsamlı geçici mahkemesiz başvuru dönemi sona ermiştir. Mevcut bazı e-Devlet nüfus hizmetleri, genel ve sınırsız isim değiştirme hakkı sağlamamaktadır.
İkinci isim ekletebilir miyim?
Haklı sebebin bulunması hâlinde mevcut isme ikinci bir isim eklenmesi mahkemeden talep edilebilir.
İki ismimden birini sildirebilir miyim?
Evet. Kullanılmayan veya kişi bakımından haklı sorunlara neden olan bir ismin çıkarılması talebi de TMK m.27 kapsamında değerlendirilebilir.
İsim değiştirilince eski borçlar silinir mi?
Hayır. Adın veya soyadının değişmesi kişinin hukuki kimliğini, borçlarını, haklarını veya yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
İsim değişikliğine başkası itiraz edebilir mi?
Değişiklikten zarar gören kişi, değişikliği öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.
2026 yılında isim değişikliği ilan ediliyor mu?
13 Eylül 2026 itibarıyla ilanı öngören kanun hükmü halen yürürlüktedir. AYM'nin ilan düzenlemesini iptal eden kararının 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. Bu tarihe kadar yeni bir kanuni düzenleme yapılması ihtimali de bulunmaktadır.
İsim değiştirme davasında arabuluculuk zorunlu mudur?
Hayır. Ad ve soyadı değişikliği, zorunlu arabuluculuğa tabi dava türlerinden değildir.
Dava için avukat zorunlu mudur?
Hayır. Ancak avukat aracılığıyla takip edilecekse kişiye sıkı sıkıya bağlı hak nedeniyle vekâletnamede isim veya soyadı değiştirme davasına ilişkin özel yetki bulunmasına dikkat edilmelidir.
Sonuç
İsim ve soyadı değiştirme davasında başarı yalnızca yeni bir isim seçilmesine değil, değişikliğin neden gerekli olduğunun hukuken doğru biçimde açıklanmasına bağlıdır. Mahkeme, TMK m.27'de aranan haklı sebebi her dosyanın kendine özgü koşulları içinde değerlendirir.
Kişinin sosyal çevresinde farklı bir isimle tanınması, mevcut ad veya soyadının ciddi sorunlara neden olması, kişinin kimliğiyle bağdaşmaması veya başka somut kişisel ve sosyal sebepler isim değişikliği talebinin dayanağını oluşturabilir. Ancak gerekçelerin ve delillerin somut dosyaya göre hazırlanması gerekir.
Özellikle 2026 yılında dava açılacaksa, AYM'nin Basın İlan Kurumu ilanına ilişkin iptal kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması gözden kaçırılmamalıdır.
İsim veya soyadı değişikliği konusunda somut olayın değerlendirilmesi, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi ve dava sürecinin hazırlanması için iletişim sayfamız üzerinden büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Kaynaklar
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.27; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382; 2525 sayılı Soyadı Kanunu m.3; Anayasa Mahkemesinin 25.12.2025 tarihli E.2025/120, K.2025/270 sayılı kararı ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün güncel kayıt düzeltme uygulamaları.