Mal Rejimi ve Evlilik Sözleşmesi: Nasıl Yapılır, Neleri Düzenleyebilir?
Evlilik sözleşmesi, Türk hukukundaki teknik adıyla mal rejimi sözleşmesi, eşlerin evlilik süresince uygulanacak mal rejimini seçmelerine, değiştirmelerine ve kanunun açıkça izin verdiği bazı malvarlığı sonuçlarını özel olarak düzenlemelerine imkân veren sözleşmedir. Türk Medeni Kanunu'nda Amerikan hukukundaki gibi sınırsız içerikli bir “prenup” sistemi bulunmaz. Eşler ekonomik ilişkilerini planlayabilir; ancak bu özgürlük TMK m.202–205 ve ilgili özel hükümlerle çizilen sınırlar içinde kullanılabilir.
Herhangi bir sözleşme yapılmamışsa eşler arasında kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Eşler evlenmeden önce veya evlilik devam ederken mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ya da mal ortaklığı rejimini seçebilirler. Bunun yanında TMK m.221, 227, 237, 238 ve 240 gibi hükümler belirli konularda sözleşmeyle farklı düzenleme yapılmasına izin verir.
Ancak mal rejimi sözleşmesi; geçmişte edinilmiş bütün malları geriye dönük biçimde mal ayrılığına çevirmek, aile konutu korumasını ortadan kaldırmak, gelecekteki velayeti kesin olarak belirlemek, ileride doğabilecek nafaka ve tazminat haklarını peşinen ortadan kaldırmak veya mirasçılığı tek başına sona erdirmek için sınırsız bir araç değildir. Yargıtay'ın özellikle 2024–2026 dönemindeki kararları bu sınırları belirginleştirmiştir.
Evlilik Sözleşmesi ile Mal Rejimi Sözleşmesi Aynı Şey midir?
Günlük dilde “evlilik sözleşmesi” denilse de Türk Medeni Kanunu'nda kullanılan kavram mal rejimi sözleşmesidir.
Bu sözleşmenin asli konusu eşlerin malvarlığı ilişkileridir. Sözleşmeyle kanunda düzenlenmiş mal rejimlerinden biri seçilebilir, mevcut rejim değiştirilebilir ve kanunun özel olarak izin verdiği alanlarda farklı hükümler kararlaştırılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.10.2025 tarihli, 2024/618 E., 2025/646 K. sayılı kararı ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarihli, 2023/7024 E., 2024/6794 K. sayılı kararı da aile hukukunda tam ve sınırsız sözleşme özgürlüğü bulunmadığını; eşlerin yalnız kanunun izin verdiği sınırlar içinde düzenleme yapabileceklerini göstermektedir.
Sözleşme Yapılmazsa Hangi Mal Rejimi Uygulanır?
TMK m.202 uyarınca sözleşme yapılmadığı takdirde eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
Bu rejimde evlilik süresince çalışma, ücret, mesleki faaliyet, sosyal güvenlik gelirleri ve kişisel malların gelirleri gibi kanunda edinilmiş mal sayılan değerler tasfiyede hesaba katılır. Evlilikten önce sahip olunan mallar, miras ve bağış yoluyla edinilen değerler ile kanunda kişisel mal sayılan diğer varlıklar ise kural olarak kişisel maldır.
Mal rejimi sona erdiğinde kişisel mallar ve edinilmiş mallar ayrılır; borçlar, denkleştirme, değer artış payı ve eklenecek değerler dikkate alınarak artık değer hesaplanır. Kural olarak her eş veya mirasçıları diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur.
Boşanma nedeniyle yapılan tasfiyenin ayrıntıları için Boşanmada Mal Paylaşımı başlıklı rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Hangi Mal Rejimleri Seçilebilir?
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
Yasal rejimdir. Sözleşme yapılmasa da uygulanır. Eşlerin kişisel malları kendilerine ait kalır; edinilmiş mallar rejim sona erdiğinde kanundaki tasfiye sistemine göre hesaba katılır.
Mal Ayrılığı Rejimi
Mal ayrılığında her eş kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisini korur. Eşlerin yalnızca evli olmaları sebebiyle diğer eşin malvarlığı üzerinde artık değere katılma hakkı doğmaz.
Ancak mal ayrılığı, eşler arasında hiçbir alacak ilişkisinin doğamayacağı anlamına gelmez. Paylı mülkiyet, borç ilişkileri, ispatlanan katkılar, aile konutu koruması ve diğer özel kanuni hükümler ayrıca uygulanabilir.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi
Bu rejim de ayrı malvarlığı esasına dayanır; ancak rejim sona erdiğinde özellikle aile kullanımına özgülenmiş bazı mallar ve ortak yatırımlar bakımından kanunda özel paylaşım hükümleri vardır. Klasik mal ayrılığı ile aynı değildir.
Mal Ortaklığı Rejimi
Mal ortaklığında ortaklık malları ile kişisel mallar birbirinden ayrılır. Ortaklık malları bakımından eşlerin hukuki durumu, edinilmiş mallara katılma ve mal ayrılığı rejimlerinden farklıdır.
Hangi rejimin uygun olduğu; eşlerin mevcut malvarlığı, şirket ortaklıkları, meslekleri, borç yapıları, önceki evliliklerden çocukları, miras planları ve aile konutunun geleceği birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Evlilik Sözleşmesi Ne Zaman Yapılabilir?
TMK m.203 uyarınca mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya evlilik devam ederken yapılabilir.
Örneğin eşler 15 yıldır edinilmiş mallara katılma rejimine tabi iken bugün noterde mal ayrılığına geçebilirler. Ancak bu değişiklik geçmiş 15 yılı kendiliğinden mal ayrılığı rejimine dönüştürmez. Sözleşme kural olarak yapıldığı tarihten sonraki dönem için sonuç doğurur.
Evlilik Sözleşmesi Noterde mi Yapılır?
TMK m.205'e göre mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Tarafların ve gerektiğinde yasal temsilcilerinin sözleşmeyi imzalaması zorunludur.
Bu şekil bir geçerlilik şartıdır. Eşlerin kendi aralarında hazırlayıp yalnızca imzaladıkları sıradan bir metin, mal rejimi sözleşmesi için kanunun aradığı şeklin yerine geçmez.
Bununla birlikte sözleşmenin içine taşınmaz satış vaadi, bağışlama vaadi veya başka türden ek hukuki işlem yerleştiriliyorsa, yalnız mal rejimi sözleşmesinin şekline bakmak yeterli olmayabilir. Ek işlemin kendi özel şekil şartları da ayrıca yerine getirilmelidir.
Evlendirme Memurunda Mal Rejimi Seçilebilir mi?
Evet, fakat bu imkân sınırlıdır.
TMK m.205 ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün güncel uygulamasına göre evlenme başvurusu sırasında taraflar hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler.
Evlendirme memurluğu, kanundaki seçimlik rejimlerden birinin seçildiğine ilişkin bildirimi kabul edebilir. Buna karşılık evlendirme memuru kanuni rejimin içeriğini değiştiren özel hükümler kuran bir sözleşme düzenleyemez.
Örneğin “mal ayrılığı rejimini seçiyoruz” yönündeki bildirim evlenme başvurusu sırasında yapılabilir. Buna karşılık “şirket gelirleri kişisel mal sayılacaktır”, “artık değere katılma oranı farklı olacaktır” veya “kişisel mal gelirleri edinilmiş mal sayılmayacaktır” gibi özel düzenlemeler için noter sözleşmesi gerekir.
Evlilik Sözleşmesini Kimler Yapabilir?
TMK m.204 uyarınca mal rejimi sözleşmesini ancak ayırt etme gücüne sahip kişiler yapabilir.
Küçük veya kısıtlıların mal rejimi sözleşmesi yapabilmesi için yasal temsilcinin rızası gerekir. Ayırt etme gücü bulunmayan kişi adına yasal temsilcinin doğrudan mal rejimi sözleşmesi yapması ise mümkün değildir; kanundaki olağanüstü mal rejimi hükümleri ayrı değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarihli, 2022/9736 E., 2024/1693 K. sayılı kararında noterde şekle uygun olarak yapılan sözleşmede fiil ehliyetinin bulunduğu ve ileri sürülen irade bozukluğu ispatlanamadığı için sözleşmenin geçerliliği korunmuştur.
Evlilik Sözleşmesi Geçmişe Etkili Yapılabilir mi?
Kural olarak hayır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarihli, 2023/7024 E., 2024/6794 K. sayılı kararına göre eşler, 4722 sayılı Kanun m.10'daki tarihsel geçiş istisnası dışında mal rejimi sözleşmesini geçmişe etkili biçimde kuramazlar.
Somut olayda 2015 tarihli mal ayrılığı sözleşmesinin geçmiş döneme de uygulanacağı kararlaştırılmış; Yargıtay bu geçmişe etkili kısmı geçerli kabul etmemiş, ancak tarafların 2015'ten itibaren mal ayrılığına geçme iradesini korumuştur.
Bu karar iki önemli sonucu birlikte göstermektedir:
- sonradan yapılan mal ayrılığı sözleşmesi kural olarak geçmişe yürümez,
- sözleşmedeki geçmişe etkili hükmün geçersiz olması, ileriye etkili geçerli rejim seçimini her durumda ortadan kaldırmaz.
4722 Sayılı Kanun m.10'daki Geçmişe Etki İstisnası Nedir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girmesi sırasında, daha önce evlenmiş eşlere geçiş dönemine özgü özel bir imkân tanınmıştı. Bu tarihsel düzenleme kapsamında belirli süre içinde edinilmiş mallara katılma rejiminin evliliğin başından itibaren uygulanmasına ilişkin seçim yapılabilmekteydi.
Bu, bugün yeni yapılacak sözleşmeler için genel bir geriye yürüme yetkisi değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2010/6262 E., 2011/3497 K.; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/5998 E., 2023/4232 K. ve 2023/7024 E., 2024/6794 K. sayılı kararlarında bu tarihsel istisnanın genişletilemeyeceği açıkça kabul edilmiştir.
Bugün Mal Ayrılığına Geçersek Eski Mallar Ne Olur?
Bugün mal ayrılığı sözleşmesi yapılması, sözleşmeden önce edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulandığı dönemi ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2025 tarihli, 2024/10455 E., 2025/12022 K. sayılı kararında farklı mal rejimi dönemleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Uzun süren bir evlilikte örneğin:
- 01.01.2002 öncesi dönem eski yasal mal ayrılığı hükümlerine,
- 01.01.2002'den mal rejimi sözleşmesine kadar olan dönem edinilmiş mallara katılma hükümlerine,
- sözleşmeden sonraki dönem seçilen mal ayrılığı hükümlerine
tabi olabilir.
Dolayısıyla “bugün mal ayrılığı yaptık, geçmişte alınan bütün mallar artık paylaşım dışı kaldı” yaklaşımı doğru değildir.
Mal Rejimi Değişince Önceki Rejim Tasfiye Edilebilir mi?
Evet. TMK m.225'e göre başka bir mal rejiminin kabul edilmesi mevcut mal rejimini sona erdirir. TMK m.212 de mal ayrılığına geçildiğinde önceki rejimin, kendi hükümlerine göre tasfiye edileceğini düzenler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarihli, 2023/8945 E., 2024/3327 K. sayılı kararında, eşler evlilik devam ederken sözleşmeyle başka rejime geçmişlerse önceki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın görülebileceği kabul edilmiştir.
Bu nedenle mal rejimi tasfiyesi yalnız boşanma sonrasında gündeme gelen bir kurum değildir.
Evlilik Sözleşmesine İstenilen Her Şey Yazılabilir mi?
Hayır. TMK m.203 taraflara yalnız kanunda yazılı sınırlar içinde seçim, kaldırma ve değiştirme yetkisi verir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.10.2025 tarihli, 2024/618 E., 2025/646 K. sayılı kararında TMK m.221'deki özel istisnalar dışında eşlerin mal gruplarını sözleşmeyle keyfî biçimde değiştiremeyecekleri belirtilmiştir.
Örneğin kanunen edinilmiş mal niteliğinde olan her şeyi tek cümleyle kişisel mal ilan etmek mümkün değildir. Buna karşılık TMK m.221'in özel olarak izin verdiği meslek ve işletme değerleri veya kişisel mal gelirleri hakkında sözleşmeyle farklı düzenleme yapılabilir.
TMK m.221'e Göre Hangi Özel Düzenlemeler Yapılabilir?
Meslek veya İşletme Nedeniyle Doğan Değerler
TMK m.221/1'e göre eşler, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve aksi halde edinilmiş mallara dahil olacak bazı malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilirler.
Bu imkân özellikle şirket ortağı, tacir, serbest meslek sahibi veya aile işletmesinde aktif rol alan eşler bakımından önem taşır.
Kişisel Malların Gelirleri
TMK m.221/2'ye göre eşler, kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da sözleşmeyle kararlaştırabilirler.
Örneğin miras kalan taşınmazın kendisi zaten kişisel mal olabilir. Ancak o taşınmazdan elde edilen kira geliri kanuni sistemde kural olarak edinilmiş maldır. Eşler geçerli bir mal rejimi sözleşmesiyle bu gelirlerin de edinilmiş mal grubuna girmeyeceğini kararlaştırabilirler.
Şirket Hisseleri Evlilik Sözleşmesiyle Korunabilir mi?
Şirket hisseleri bakımından standart tek cümlelik bir çözüm yoktur.
Hissenin evlilikten önce mi sonra mı edinildiği, edinim kaynağı, sermaye artırımları, şirketin dağıttığı temettüler, dağıtılmayan kârlar, eşin şirketteki emek karşılığı gelirleri ve sözleşmede TMK m.221 kapsamında hangi düzenlemelerin bulunduğu birlikte değerlendirilmelidir.
TMK m.221, meslek veya işletme faaliyetinden doğan bazı değerleri kişisel mal kabul etme ve kişisel mal gelirlerini edinilmiş mal dışına çıkarma imkânı sağlar. Ancak bu hüküm “şirketle ilgili ne varsa otomatik kişisel maldır” şeklinde uygulanamaz.
Özellikle şirket tüzel kişiliğinde bırakılan ve ortağa dağıtılmayan kârlar yönünden şirket malvarlığı ile eşin kişisel malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır. Bu nedenle şirket dosyalarında ticaret sicili, pay defteri, bilanço, sermaye artış kararları ve kâr dağıtım kararları birlikte incelenmelidir.
Artık Değere Katılma Oranı Sözleşmeyle Değiştirilebilir mi?
Evet. TMK m.237 eşlere, artık değere katılmada kanuni sistemden farklı bir esas kararlaştırma imkânı verir.
Ancak bu tür sözleşmeler eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarını zedeleyemez.
Ayrıca TMK m.238 önemli bir ayrım getirir. Evliliğin boşanma veya iptal sebebiyle sona ermesi ya da hâkim kararıyla mal ayrılığına geçilmesi halinde kanuni katılma sisteminden farklı anlaşmalar, ancak sözleşmede bu sona erme hâlleri için açıkça öngörülmüşse uygulanır.
Bu nedenle “artık değere katılma oranı farklı olacaktır” şeklindeki bir düzenlemede, farklı esasın ölümde mi, boşanmada mı, iptalde mi veya tüm sona erme hallerinde mi uygulanacağı açıkça yazılmalıdır.
Değer Artış Payından Vazgeçilebilir mi?
TMK m.227/3, değer artış payı bakımından ayrıca yazılı bir anlaşma yapılmasına izin verir. Eşler değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilirler.
Bu düzenleme mal rejimi sözleşmesinden farklı bir hukuki imkândır. Kanun burada ayrıca yazılı anlaşmayı yeterli görmektedir. Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı aynı kavramlar değildir; sözleşmede hangi hakkın ne ölçüde düzenlendiği açıkça belirtilmelidir.
Noterde “Bu Ev Eşime Aittir” Yazmak Tapuyu Geçirir mi?
Bu sorunun cevabı, önceki birçok internet içeriğinde fazla basitleştirilmektedir.
Mal ayrılığı seçilen bir sözleşmeye ayrıca “X taşınmaz artık diğer eşe aittir” yazılması, taşınmazın mülkiyetini tek başına ve otomatik olarak diğer eşe geçirmez.
2025 yılında Türkiye Adalet Akademisi Dergisi'nde yayımlanan mal rejimi sözleşmesine eklenen mal paylaşımı hükümlerine ilişkin ayrıntılı akademik çalışma da bu ayrımı özellikle vurgulamaktadır. Mal rejimi sözleşmesindeki paylaşım hükmü doğrudan ayni etki yaratmayabilir; buna karşılık tarafların gerçek iradesine ve uyulan şekle göre satış vaadi, bağışlama vaadi, başka bir borçlandırıcı işlem veya farklı bir hukuki işlem olarak nitelendirilebilmesi gündeme gelebilir.
Özellikle taşınmaz satış vaadi niteliği taşıyan bir düzenlemede ilgili işlemin kendi şekil şartına uyulması gerekir. Noterde yalnız imza onayı yapılması ile noterde düzenleme şeklinde işlem yapılması aynı hukuki sonucu doğurmayabilir.
Bu nedenle mevcut taşınmazların gerçekten devredilmesi amaçlanıyorsa, mal rejimi sözleşmesine bir cümle eklemek yerine taşınmaz devrinin veya devri amaçlayan borçlandırıcı işlemin kendi usulü ayrıca kurulmalıdır.
Mal Ortaklığı Seçilirse Durum Farklı Olabilir mi?
Evet. Burada önemli bir istisna vardır.
Mal ortaklığı rejiminin kanuni yapısı, ortaklık mallarında eşlerin mülkiyet durumunu doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle “hiçbir mal rejimi sözleşmesi mülkiyeti etkilemez” şeklinde genel bir ifade de doğru değildir.
Asıl ayrım şudur: seçilen mal rejiminin kanundan doğan mülkiyet sonucu ile sözleşmeye ayrıca eklenen “şu taşınmaz diğer eşe verilecektir” şeklindeki özel paylaşım hükmü birbirine karıştırılmamalıdır.
Mal Paylaşımı Maddesi Geçersizse Bütün Sözleşme Geçersiz Olur mu?
Her durumda hayır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/7024 E., 2024/6794 K. sayılı kararında geçmişe etkili kısım uygulanmamış, fakat tarafların sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığına geçme iradesi korunmuştur.
Bu yaklaşım, kanuna aykırı veya uygulanamaz bir ek hükmün her zaman bütün sözleşmeyi ortadan kaldırmayacağını gösterir.
Yine de sonuç otomatik değildir. Geçersiz hükmün sözleşmenin geri kalanından ayrılabilir olup olmadığı, tarafların sözleşmeyi o hüküm olmadan da yapıp yapmayacakları ve metnin bütünü ayrıca değerlendirilmelidir.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Eşin Borçlarından Korur mu?
Mal ayrılığı eşlerin malvarlıklarını birbirinden ayırır; fakat mevcut alacaklılardan mal kaçırmak için sınırsız bir koruma sağlamaz.
TMK m.213'e göre mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz.
Kanun, kendisine böyle mal geçen eş için de şartları varsa kişisel sorumluluk öngörmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.06.2022 tarihli, 2021/7048 E., 2022/5951 K. sayılı kararında üçüncü kişi alacaklının TMK m.213'e dayanarak dava açabileceği açıkça kabul edilmiştir.
Bu nedenle icra, haciz veya borç riski doğduktan sonra yalnız mal rejimini değiştirerek mevcut alacaklıların ulaşabileceği malları güvenli biçimde sorumluluk dışına çıkarmak mümkün değildir.
Eşim Mal Ayrılığı Sözleşmesini İmzalamazsa Tek Başına Mal Ayrılığına Geçebilir miyim?
Noterde tek taraflı beyanla geçemezsiniz. Mal rejimi sözleşmesi iki tarafın irade uyuşmasını gerektirir.
Ancak TMK m.206 farklı bir yol düzenler. Haklı sebep varsa eşlerden biri Aile Mahkemesinden mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini isteyebilir.
Kanunda haklı sebebe örnek olarak:
- diğer eşin malvarlığının borca batık olması veya ortaklıktaki payının haczedilmesi,
- başvuran eşin veya ortaklığın menfaatlerinin tehlikeye düşürülmesi,
- gerekli rızanın haklı sebep olmadan verilmemesi,
- malvarlığı, gelir, borç veya ortaklık malları hakkında bilgi verilmemesi,
- diğer eşin sürekli ayırt etme gücünden yoksun olması
sayılmıştır.
Sadece eşlerin fiilen ayrı yaşamaları kanunda otomatik bir mal ayrılığı sebebi olarak düzenlenmemiştir. Somut olayda menfaatlerin tehlikeye düşmesi veya diğer haklı sebeplerin ayrıca ispatlanması gerekir.
Mal Ayrılığı Aile Konutu Korumasını Kaldırır mı?
Hayır. TMK m.194'teki aile konutu koruması, mal rejiminden bağımsız bir evlilik hukuku korumasıdır.
Eşlerden biri diğerinin açık rızası olmadan aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Bu nedenle eşlerin mal ayrılığı rejimini seçmiş olmaları, malik eşe aile konutu üzerinde sınırsız tek başına tasarruf yetkisi vermez.
Mal rejimi sözleşmesine “aile konutunda diğer eşin rızasına gerek olmayacaktır” şeklinde TMK m.194'ün emredici korumasını bertaraf etmeye yönelik bir hüküm konulması güvenli ve uygulanabilir bir düzenleme olarak kabul edilemez.
Ölüm Halinde Aile Konutu İçin Sözleşmeyle Farklı Düzenleme Yapılabilir mi?
TMK m.240, edinilmiş mallara katılma rejiminin ölümle sona ermesi halinde sağ kalan eşin aile konutu ve ev eşyasına ilişkin özel haklarını düzenler.
Madde, “mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeleri” ayrıca saklı tutmaktadır. Bu nedenle eşler ölüm halinde aile konutu bakımından kanunun izin verdiği çerçevede farklı bir düzenleme kurabilirler.
Ancak böyle bir madde hazırlanırken mal rejimi hukuku ile miras hukuku birbirinden ayrılmalıdır. Düzenlemenin içeriği fiilen bir ölüme bağlı tasarruf veya miras sözleşmesi niteliği taşıyorsa, bu hukuki işlemin kendi şekil ve saklı pay kuralları gündeme gelebilir.
Ölüm nedeniyle tasfiye ve TMK m.240 uygulamasının ayrıntıları için Ölüm Halinde Mal Rejiminin Tasfiyesi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Eşin Mirasçılığını Kaldırır mı?
Hayır. Mal rejimi ve mirasçılık farklı hukuki kurumlardır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.04.2024 tarihli, 2023/1878 E., 2024/2030 K. sayılı kararında, evlilik öncesi protokolde eşlerin ölüm halinde birbirlerinin mallarından hak istemeyeceğine ilişkin hükümler bulunmasına rağmen bu sözleşmenin geçerli bir mirastan feragat sözleşmesi olmadığı kabul edilmiştir.
Mal ayrılığı seçmek, sağ kalan eşin TMK m.499'dan doğan yasal mirasçılık sıfatını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Miras hakkından feragat edilmek isteniyorsa miras hukukunun özel şekil şartlarına uygun ayrı bir mirastan feragat sözleşmesi gerekir.
Evlilik Sözleşmesine Nafaka ve Tazminattan Feragat Maddesi Yazılabilir mi?
“Boşanırsak hiçbir nafaka veya tazminat istemeyeceğim” şeklindeki geleceğe dönük feragat hükümleri mal rejimi sözleşmesinin olağan düzenleme alanında değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli, 2023/7665 E., 2024/3041 K. sayılı kararında ileride nafaka ve tazminat talep etmeden boşanılacağına dair sözleşmelerin hukuki dayanağının bulunmadığı ve doğmamış haktan feragat edilemeyeceği belirtilmiştir.
Buna karşılık boşanma uyuşmazlığı doğduktan veya mal rejimi sona erdikten sonra tarafların somutlaşmış haklar üzerinde anlaşması farklı bir konudur.
Boşanmadan Sonra Mal Paylaşımı Protokolü Yapılabilir mi?
Evet. Mal rejimi sona erdikten sonra doğmuş tasfiye hakları üzerinde tarafların anlaşması mümkündür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.02.2026 tarihli, 2025/2795 E., 2026/2261 K. sayılı kararında da boşanma sonrasında tarafların mahkeme dışında tasfiye konusunda anlaşmalarına hukuki engel bulunmadığı kabul edilmiştir.
Ancak feragat veya tasfiye iradesi açık olmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.03.2024 tarihli, 2023/7011 E., 2024/1935 K. sayılı kararında “katkı payı talebim yoktur” beyanının otomatik olarak artık değere katılma alacağından feragat sayılamayacağı belirtilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 10.09.2025 tarihli, 2024/7 E., 2025/498 K. sayılı kararında da anlaşmalı boşanmada mal rejimi tasfiyesi yapılacaksa tarafların iradesinin açık ve uyuşmazlığa yer vermeyecek şekilde ortaya konması gerektiği tartışılmıştır.
Evlilik Sözleşmesine Velayet Maddesi Yazılabilir mi?
Tarafların gelecekte çocukların hangi eş yanında kalmasını arzu ettiklerini yazmaları mümkündür; ancak bu hüküm boşanma hâkimini bağlayan kesin bir velayet kararı oluşturmaz.
Velayet kamu düzeni ve çocuğun üstün yararıyla ilgilidir. Boşanma anındaki koşullar değerlendirilerek karar verilir.
Ayrıca boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin eşlerin anlaşmalarının hâkim tarafından uygun bulunması gerekir. Bu nedenle mal rejimi sözleşmesine yıllar önceden konulan “velayet kesin olarak anneye/babaya verilecektir” hükmü, gelecekteki hâkimin değerlendirme yetkisini ortadan kaldırmaz.
Aldatma Halinde Cezai Şart Yazılabilir mi?
Bu alan mal rejimi sözleşmesinin güvenli ve tartışmasız düzenleme alanlarından biri değildir.
Özellikle “aldatan eş X milyon TL öder” veya “aldatan eş bütün mal rejimi haklarını otomatik kaybeder” şeklindeki hükümler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
TMK m.236/2, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde kusurlu eşin artık değerdeki payının azaltılması veya kaldırılması konusunda hâkime hakkaniyete göre takdir yetkisi tanır. Tarafların bu kanuni takdiri tamamen ortadan kaldıran otomatik mal kaybı sistemi kurmaları hukuken sorunludur.
Sadakat yükümlülüğüne bağlanan özel cezai şartlarda ise kişilik hakları, aile hukukunun emredici yapısı, borçlar hukukundaki cezai şart hükümleri ve somut sözleşmenin amacı birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle böyle bir hükmün her olayda kesin geçerli veya kesin geçersiz olduğu yönünde genelleme yapılmamalıdır.
Yabancı Ülkede Yapılan Evlilik Sözleşmesi Türkiye'de Geçerli Olabilir mi?
Evet, şartlarına göre geçerli olabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.07.2024 tarihli, 2023/4396 E., 2024/5365 K. sayılı kararında Almanya'da noter huzurunda yapılan ve apostil şerhi bulunan mal ayrılığı sözleşmesinin Türk kamu düzenine aykırı olmadığı kabul edilmiştir.
Ancak bu sonuç yabancı ülkede hazırlanan her “prenup” metninin bütün maddeleriyle Türkiye'de otomatik uygulanacağı anlamına gelmez. Uygulanacak hukuk, sözleşmenin şekli, Türk kamu düzeni ve Türk hukukunun emredici kuralları ayrıca incelenir.
Evlilik Sözleşmesi İptal Edilebilir mi?
Mal rejimi sözleşmesi; şekil, ehliyet, irade ve içerik bakımından denetlenebilir.
Özellikle:
- ayırt etme gücünün bulunmaması,
- TMK m.205'teki zorunlu şekle uyulmaması,
- hata, hile veya korkutma,
- kanunun izin verdiği mal rejimi sınırlarının aşılması,
- geçmişe etkili ve kanuna aykırı düzenlemeler,
- sözleşmeye eklenen başka hukuki işlemlerin kendi şekil şartlarına aykırılık
uyuşmazlık yaratabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/9736 E., 2024/1693 K. sayılı kararında irade bozukluğu iddiasının ispatlanamaması halinde noterde usulüne uygun yapılan sözleşmenin geçerliliği korunmuştur.
Öte yandan tek bir hükmün uygulanamaz olması her zaman tüm sözleşmenin geçersiz olacağı anlamına gelmez. Kısmi geçersizlik, hükmün geri kalan sözleşmeden ayrılabilirliği ve tarafların gerçek iradesi ayrıca değerlendirilir.
Evlilik Sözleşmesi Yaparken Hangi Konular Özellikle Yazılmalıdır?
Her çift için aynı metin uygun değildir. Özellikle aşağıdaki konular sözleşme hazırlanırken somut olarak değerlendirilmelidir:
- seçilen mal rejiminin başlangıç tarihi,
- sözleşmeden önceki mal rejimi dönemi ve bu dönemin tasfiyesi,
- mevcut taşınmazların ve şirket paylarının edinim tarihleri,
- kişisel mal gelirlerinin edinilmiş mal sayılıp sayılmayacağı,
- TMK m.221 kapsamında işletme ve meslek değerleri,
- TMK m.237 kapsamında farklı katılma esasının bulunup bulunmayacağı,
- farklı katılma esasının ölüm ve boşanma hallerinden hangilerinde uygulanacağı,
- TMK m.227/3 kapsamında değer artış payına ilişkin ayrıca anlaşma yapılıp yapılmayacağı,
- önceki evliliklerden çocuklar ve saklı pay etkisi,
- ölüm halinde aile konutuna ilişkin TMK m.240 düzenlemesi,
- mevcut malların devri amaçlanıyorsa bunun mal rejimi sözleşmesinden ayrı hangi işlemle gerçekleştirileceği.
Evlilik Sözleşmesi Örneği İnternetten Alınıp Noterde Onaylatılabilir mi?
Bir metnin noterde onaylanması, içerdiği her hükmü otomatik olarak geçerli hâle getirmez.
Özellikle internetteki standart örneklerde şu tür hatalara sık rastlanır:
- “evlilik tarihinden beri mal ayrılığı uygulanacaktır” şeklinde geçmişe etkili hükümler,
- mevcut taşınmazların tapuda işlem yapılmadan otomatik devredildiği varsayımı,
- gelecekteki nafaka ve tazminattan peşin feragat,
- mal ayrılığı ile mirastan feragatin aynı şey sanılması,
- TMK m.194 aile konutu korumasının bertaraf edilmeye çalışılması,
- velayetin geleceğe dönük kesin biçimde belirlenmesi,
- şirket hissesi ile şirket gelirlerinin tek hukuki kategori kabul edilmesi.
Bu nedenle özellikle önemli malvarlığı, şirket ortaklığı, önceki evlilikten çocuk veya yüksek değerli taşınmaz bulunan ailelerde standart şablon yerine somut yapıya göre hazırlanmış sözleşme tercih edilmelidir.
Noter Masrafı Ne Kadardır?
Noter masrafı her yıl yürürlükteki noterlik tarifesine, belgenin niteliğine, sayfa ve nüsha sayısına ve işlemin yalnız onaylama mı yoksa düzenleme biçiminde mi yapıldığına göre değişebilir.
Bu nedenle mal rejimi sözleşmesi için sabit ve her dosyada geçerli tek bir noter ücreti yoktur. Özellikle sözleşmeye taşınmaz satış vaadi veya başka özel işlem ekleniyorsa işlem türü masrafı da değiştirebilir.
Evlilik Sözleşmesinde En Sık Yapılan Hatalar
- Mal rejimi sözleşmesini sınırsız içerikli Amerikan tipi “prenup” sanmak,
- Sonradan yapılan sözleşmenin geçmişe yürütülebileceğini düşünmek,
- Bugün mal ayrılığına geçince geçmişte edinilen malların da mal ayrılığına dönüşeceğini sanmak,
- Mal rejimi değiştiği halde önceki rejimin tasfiye haklarını gözden kaçırmak,
- Noterde “bu ev eşime aittir” yazılınca tapunun otomatik geçtiğini düşünmek,
- Mal ortaklığının kanundan doğan ayni etkisi ile sözleşmeye eklenen özel mal paylaşımı hükmünü birbirine karıştırmak,
- TMK m.221'in sınırlarını aşarak her malı kişisel mal ilan etmeye çalışmak,
- Şirket payı ile şirket gelirlerini aynı hukuki kategori kabul etmek,
- Farklı artık değere katılma esasının hangi sona erme hallerinde uygulanacağını açık yazmamak,
- TMK m.194 aile konutu korumasının mal ayrılığıyla sona erdiğini sanmak,
- Mal ayrılığı sözleşmesiyle mirasçılığın kendiliğinden ortadan kalkacağını düşünmek,
- Gelecekteki nafaka, tazminat ve tasfiye haklarından peşinen feragat hükümlerine güvenmek,
- Mal rejimini değiştirerek mevcut alacaklılardan malların kesin olarak korunacağını düşünmek.
Sık Sorulan Sorular
Evlilik sözleşmesi evlenmeden sonra yapılabilir mi?
Evet. TMK m.203 uyarınca mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya evlilik devam ederken yapılabilir.
Evlilik sözleşmesi noterde yapılmazsa geçerli olur mu?
Kural olarak mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Evlenme başvurusu sırasında ise yalnızca kanuni rejimlerden hangisinin seçildiği yazılı olarak evlendirme memurluğuna bildirilebilir.
Mal ayrılığı sözleşmesi geçmiş malları etkiler mi?
Kural olarak hayır. Sonradan yapılan sözleşme ileriye etkili olur. Sözleşmeden önceki dönemde yürürlükte olan mal rejiminin tasfiye hakları kendi hükümlerine göre devam eder.
Mal ayrılığında evlilikte alınan ev kimin olur?
Kural olarak mülkiyet hangi eşe aitse o eşin malvarlığında kalır. Ancak paylı mülkiyet, ispatlanan katkılar, taraflar arasındaki borç ilişkileri ve aile konutu gibi özel hükümler ayrıca değerlendirilir.
Noterde “ev eşime verilecek” yazmak yeterli mi?
Mal ayrılığı sözleşmesine böyle bir hüküm yazılması tapu mülkiyetini kendiliğinden değiştirmez. Hükmün geçerli bir borçlandırıcı işlem oluşturup oluşturmadığı ve tescile zorlama talebine dayanak olup olamayacağı, metnin hukuki niteliğine ve ilgili işlemin özel şekil şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.
Evlilik sözleşmesi miras hakkını kaldırır mı?
Hayır. Mal rejimi sözleşmesi mirastan feragat sözleşmesi değildir. Sağ kalan eşin mirasçılığı ayrı miras hukuku kurallarına tabidir.
Mal ayrılığı aile konutunu korumasız bırakır mı?
Hayır. TMK m.194 aile konutu koruması mal rejiminden bağımsızdır ve şartları varsa mal ayrılığında da uygulanır.
Evlilik sözleşmesine nafaka istemeyeceğim yazılabilir mi?
Gelecekte doğabilecek nafaka ve tazminat haklarından evlilik sözleşmesiyle peşinen feragat edildiğini öngören hükümler Yargıtay uygulamasında bağlayıcı kabul edilmemektedir.
Şirket hisseleri evlilik sözleşmesiyle kişisel mal yapılabilir mi?
TMK m.221 meslek veya işletme nedeniyle edinilmiş mal sayılacak bazı değerlerin sözleşmeyle kişisel mal kabul edilmesine imkân verir. Ancak şirket payının edinim kaynağı, sermaye artışları, temettüler ve şirket içindeki kârların hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.
Eşim mal ayrılığını kabul etmiyorsa mahkemeden isteyebilir miyim?
TMK m.206'daki haklı sebepler varsa mevcut mal rejiminin hâkim kararıyla mal ayrılığına dönüştürülmesi istenebilir. Yalnızca eşin sözleşme imzalamak istememesi tek başına yeterli değildir.
Evlilik sözleşmesiyle aldatma halinde tüm mal hakları kaldırılabilir mi?
TMK m.236/2 zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltma veya kaldırma konusunda hâkime takdir yetkisi tanır. Bu yetkiyi tamamen bertaraf eden otomatik hak kaybı hükümlerinin geçerliliği sorunludur ve böyle bir maddeye güvenilerek planlama yapılmamalıdır.
2024–2026 Döneminde Öne Çıkan Yargıtay Kararları
- Yargıtay 2. HD, 03.10.2024, 2023/7024 E., 2024/6794 K.: Sonradan yapılan mal rejimi sözleşmesinin geçmişe yürütülememesi; geçmişe etkili hükmün uygulanmamasına rağmen ileriye etkili mal ayrılığı seçiminin korunması.
- Yargıtay 2. HD, 25.12.2025, 2024/10455 E., 2025/12022 K.: Evlilik sürecindeki farklı mal rejimi dönemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi.
- Yargıtay HGK, 22.10.2025, 2024/618 E., 2025/646 K.: TMK m.221 istisnaları dışında mal gruplarının sözleşmeyle keyfî biçimde değiştirilememesi ve edinilmiş mal karinesi.
- Yargıtay 2. HD, 09.05.2024, 2023/8945 E., 2024/3327 K.: Başka bir mal rejimi sözleşmeyle kabul edildiğinde önceki mal rejiminin evlilik devam ederken de tasfiye edilebilmesi.
- Yargıtay 2. HD, 02.05.2024, 2023/7665 E., 2024/3041 K.: Mal ayrılığı sözleşmesinin geçerliliği ile gelecekteki nafaka ve tazminattan peşin feragatin birbirinden ayrılması.
- Yargıtay 7. HD, 15.04.2024, 2023/1878 E., 2024/2030 K.: Mal rejimi sözleşmesinin tek başına mirastan feragat sözleşmesi sayılamaması.
- Yargıtay 2. HD, 04.07.2024, 2023/4396 E., 2024/5365 K.: Yabancı ülkede noter huzurunda yapılan ve apostil edilen mal ayrılığı sözleşmesinin Türk kamu düzeni bakımından değerlendirilmesi.
- Yargıtay 2. HD, 16.06.2022, 2021/7048 E., 2022/5951 K.: TMK m.213 kapsamında mal rejimi değişikliği karşısında üçüncü kişi alacaklıların korunması.
- Yargıtay 2. HD, 26.02.2026, 2025/2795 E., 2026/2261 K.: Mal rejimi sona erdikten sonra tarafların tasfiye hakkında anlaşma yapabilmesi.
Sonuç
Evlilik sözleşmesi, eşlerin ekonomik ilişkilerini önceden planlamasına imkân sağlayan güçlü bir araçtır; ancak Türk hukukunda sınırsız sözleşme özgürlüğü vermez.
Sözleşme yapılmadığında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Eşler evlenmeden önce veya evlilik devam ederken kanundaki diğer rejimlerden birini seçebilir; TMK'nın izin verdiği alanlarda şirket ve işletme değerleri, kişisel mal gelirleri, değer artış payı, artık değere katılma ve ölüm halinde aile konutu gibi konularda özel hükümler kurabilirler.
Buna karşılık sonradan yapılan sözleşme kural olarak geçmişe yürümez. Bugün mal ayrılığına geçmek geçmişteki edinilmiş mallara katılma dönemini silmez. Mevcut taşınmazın mülkiyeti yalnızca mal ayrılığı sözleşmesine yazılan bir cümleyle otomatik olarak değişmez. Mal ayrılığı aile konutu korumasını veya eşin mirasçılığını kendiliğinden kaldırmaz. Gelecekteki nafaka, tazminat ve benzeri haklardan peşin feragat hükümleri de mal rejimi sözleşmesinin güvenli düzenleme alanında değildir.
Özellikle uzun süreli evliliklerde, şirket ortaklığı bulunan ailelerde, önceki evliliklerden çocukların bulunduğu durumlarda, yüksek değerli kişisel mallarda veya ölüm sonrası aile konutunun korunmasının amaçlandığı hâllerde standart bir sözleşme şablonu yerine somut malvarlığı yapısına göre hazırlanmış bir mal rejimi sözleşmesi kullanılmalıdır.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mal rejimi sözleşmesinin geçerliliği ve sonucu; evlilik tarihi, seçilen rejim, tarafların mevcut malvarlığı, sözleşmenin şekli ve içeriği, tarafların ehliyeti, üçüncü kişi alacaklılar ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.