Trafik Kazası Tazminat Davası: Maddi ve Manevi Tazminat, Sigorta ve Zamanaşımı
Trafik kazası sonrasında tazminat hakkının belirlenmesi yalnızca kazada kimin kusurlu olduğunun tespitinden ibaret değildir. Yaralanmanın niteliği, kalıcı iş göremezlik oranı, gerçek gelir, zarar görenin yaşı, araç işleteni, sigorta poliçesi, teminat limitleri, SGK ödemeleri, zamanaşımı ve kazanın meydana geldiği tarih birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile trafik kazalarından doğan bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarının faiz hesabında ve dava usulünde önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu nedenle eski tarihli Yargıtay kararlarının veya internette yer alan eski hesaplama yöntemlerinin güncel trafik kazalarına doğrudan uygulanması doğru değildir.
Trafik Kazası Tazminat Davası Nedir?
Trafik kazası tazminat davası; trafik kazasında yaralanan kişinin veya ölüm hâlinde desteğini kaybeden kişilerin uğradıkları maddi ve manevi zararların hukuken sorumlu kişilerden talep edilmesini sağlayan davadır.
Kazanın özelliklerine göre sorumluluk; sürücü, araç işleteni, işletenin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı veya şartları varsa Güvence Hesabı bakımından ayrı ayrı incelenir.
Bu kişilerin sorumluluk nedenleri aynı değildir. Sürücünün sorumluluğu esas olarak kusura dayanırken, araç işleteninin Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki sorumluluğu tehlike sorumluluğudur. Zorunlu trafik sigortacısı ise kanuni sorumluluğu poliçe kapsamı ve teminat limiti içinde üstlenir.
Trafik Kazasında Kimlerden Tazminat İstenebilir?
Trafik kazasının meydana geliş şekline göre sürücüden, araç işleteninden, işletenin bağlı olduğu teşebbüs sahibinden ve zorunlu trafik sigortacısından tazminat istenebilir. İhtiyari mali mesuliyet sigortasının bulunduğu veya Güvence Hesabının sorumluluğunu gerektiren bir durumun oluştuğu olaylarda başka sorumlular da gündeme gelebilir.
KTK m.88 uyarınca birden fazla kişinin zarardan sorumlu olduğu hâllerde zarar görene karşı müteselsil sorumluluk söz konusu olabilir. Bu nedenle zarar gören kişinin her sorumludan yalnız o kişinin kusur oranı kadar talepte bulunması zorunlu değildir. Sorumluların kendi aralarındaki kusur ve rücu ilişkisi ayrı bir konudur.
Araç Sahibi ile Araç İşleteni Her Zaman Aynı Kişi midir?
Hayır. Trafik sicilinde malik olarak görünen kişi kural olarak işleten kabul edilse de bu durum değiştirilemez bir karine değildir.
Uzun süreli kira, finansal kiralama veya aracın ekonomik ve fiilî hâkimiyetinin başka bir kişiye bırakıldığı durumlarda gerçek işleten ayrıca belirlenebilir. Aracın kullanımından ekonomik yararı kimin sağladığı, bakım ve işletme giderlerini kimin karşıladığı ve araç üzerindeki fiilî hâkimiyet bu değerlendirmede önem taşır.
Yaralanmalı Trafik Kazasında Hangi Tazminatlar İstenebilir?
Yaralanmalı trafik kazalarında zararın niteliğine göre geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik veya çalışma gücü kaybı tazminatı, bakıcı giderleri, SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi ve ulaşım giderleri, protez ve ortez giderleri ile şartları varsa ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar talep edilebilir.
Bunlardan ayrı olarak yaralanan kişinin Türk Borçlar Kanunu m.56 kapsamında manevi tazminat talep etmesi mümkündür. Ağır bedensel zarar hâlinde zarar görenin yakınlarının da şartları varsa manevi tazminat hakkı doğabilir.
Geçici İş Göremezlik Tazminatı Nedir?
Geçici iş göremezlik zararı, kişinin trafik kazası nedeniyle iyileşme süresince çalışamaması veya çalışma kapasitesini tam olarak kullanamaması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kayıptır.
Bu süre yalnızca hastanede yatılan günlerden oluşmaz. Kişinin tıbbi iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, yaptığı iş ve fiilen ne zaman çalışma hayatına dönebileceği sağlık kayıtları ve uzman raporlarıyla değerlendirilir.
Sürekli İş Göremezlik ve Maluliyet Tazminatı Nedir?
Kaza sonucunda kişinin vücut bütünlüğünde kalıcı bir zarar meydana gelmiş ve çalışma veya efor gücü sürekli biçimde azalmışsa sürekli iş göremezlik tazminatı gündeme gelir.
Tazminat miktarı yalnız sağlık raporunda yazılı maluliyet oranının ücretle çarpılması suretiyle belirlenmez. Yaş, gerçek gelir, maluliyet oranı, kusur, bakiye ömür, çalışma dönemi, yapılan ödemeler ve diğer aktüeryal veriler birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.02.2026 tarihli 2023/2663 E., 2026/1198 K. sayılı kararında da sürekli iş göremezlik oranının doğru belirlenmesinin zorunlu olduğu; raporun yetkili sağlık kuruluşunca, gerekli uzmanlık dallarının katılımıyla ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre hazırlanması gerektiği vurgulanmıştır.
Maluliyet Oranı Hangi Yönetmeliğe Göre Belirlenir?
Trafik kazalarında sağlık kurulu raporunun hangi mevzuata göre düzenleneceği kaza tarihine göre belirlenir. Bu nedenle yıllar önce gerçekleşmiş bir kazaya bugün yürürlükte olan engellilik veya maluliyet mevzuatının doğrudan uygulanması her zaman doğru değildir.
Raporun kazayla mevcut sağlık durumu arasındaki illiyet bağını açıklaması, kalıcı kaybı gerekçeli şekilde belirlemesi ve olay tarihindeki mevzuata uygun olması gerekir.
Bakıcı Giderini Trafik Sigortası Karşılar mı?
2026 yılında bu konuda önemli bir güncelleme yapılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.02.2026 tarihli 2025/13716 E., 2026/1328 K. sayılı kararında sürekli bakıcı giderinin sağlık gideri teminatından, sürekli iş göremezlik zararının ise sakatlanma teminatından değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
12 Haziran 2026 tarihinde değiştirilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında da sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının sakatlanma teminatından; geçici ve sürekli bakıcı giderlerinin ise sağlık gideri teminatından karşılanması yönünde düzenleme yapılmıştır.
Trafik Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Trafik kazası tazminatında herkes için kullanılabilecek basit ve kesin bir çarpım formülü bulunmamaktadır.
Hesapta zarar görenin yaşı, belgelenebilen gerçek geliri, sürekli iş göremezlik oranı, kusur durumu, bakiye yaşam süresi, aktif ve pasif dönem, SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemeler, daha önce yapılan sigorta ödemeleri ve poliçe limiti birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11.02.2026 tarihli 2023/2152 E., 2026/1416 K. sayılı kararında destekten yoksun kalma hesabında bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması gerektiği yönündeki uygulama sürdürülmüştür.
Bu nedenle internette yer alan “yaş × maaş × maluliyet oranı” biçimindeki basit hesaplamalar ancak çok kaba bir tahmin verebilir ve gerçek dava hesabının yerine geçmez.
Gerçek Gelir Nasıl Belirlenir?
Tazminat hesabında amaç gerçek zararın belirlenmesidir. Bu nedenle SGK kaydı veya bordro önemli bir delil olmakla birlikte her olayda değiştirilemez tek veri değildir.
Kişinin fiilen daha yüksek gelir elde ettiği ileri sürülüyorsa banka hareketleri, ücret belgeleri, mesleki kıdem, emsal ücret araştırması, vergi kayıtları ve meslek odalarından alınabilecek veriler değerlendirilebilir.
Esnaf, şirket ortağı veya serbest meslek sahibi kişiler bakımından ticari ve vergisel kayıtların ayrıca incelenmesi gerekebilir.
Çalışmayan Kişi Trafik Kazası Tazminatı Alabilir mi?
Evet. Bedensel zarar yalnız ücretli bir işte çalışamamaktan doğan maaş kaybından ibaret değildir.
Ev işleriyle uğraşan kişinin, öğrencinin, çocuğun veya emeklinin günlük yaşamında daha fazla güç ve efor sarf etmek zorunda kalması da şartları bulunduğunda ekonomik zarar değerlendirmesine konu olabilir. Ancak geçici kazanç kaybı ile sürekli efor kaybı birbirinden ayrılmalıdır.
Ölümlü Trafik Kazasında Hangi Tazminatlar İstenebilir?
Türk Borçlar Kanunu m.53 uyarınca ölüm nedeniyle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse ölüm öncesindeki tedavi ve çalışma gücü kaybı zararları ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir.
Bunların yanında ölen kişinin yakınları şartları varsa manevi tazminat da isteyebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin yaşamaya devam etmesi hâlinde kendilerine ekonomik veya fiilî destek sağlamaya devam edeceği kişilerin bu desteği kaybetmelerinden doğan zararın karşılanmasını amaçlar.
Bu hak miras hakkından farklıdır. Bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmek için mutlaka ölen kişinin mirasçısı olmak gerekmez.
Eş, çocuklar ve anne-baba bakımından destek ilişkisine ilişkin karineler gündeme gelebilir. Kardeş, nişanlı veya başka bir kişi bakımından ise gerçek, düzenli ve devamlı destek ilişkisinin ispatı daha fazla önem taşır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.02.2026 tarihli 2024/10199 E., 2026/1159 K. sayılı kararında da destekten yoksun kalma hesabının pay esasına göre yapılması gerektiği; kazadan önce ölmüş bir anneye varsayımsal destek payı ayrılmasının hatalı olduğu kabul edilmiştir.
Tam Kusurlu Sürücünün Yakınları Trafik Sigortasından Tazminat Alabilir mi?
Bu konuda kaza tarihi son derece önemlidir.
Eski Yargıtay uygulamasında desteğin kusurunun destekten yoksun kalan kişilere yansıtılmaması gerektiği yönünde kararlar bulunmakla birlikte güncel KTK düzenlemeleri farklıdır. Güncel hukuk sisteminde desteğin kusuruna karşılık gelen destekten yoksun kalma zararının zorunlu trafik sigortası teminatı dışında kalması gündeme gelebilir.
Bu nedenle özellikle tek taraflı ve sürücünün tamamen kusurlu olduğu ölüm olaylarında eski tarihli Yargıtay kararlarına dayanılarak otomatik biçimde trafik sigortasından ödeme talep edilemez. Kaza tarihi, poliçe dönemi ve o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ayrıca incelenmelidir.
Trafik Kazasında Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Bedensel zarara uğrayan kişi TBK m.56 kapsamında manevi tazminat isteyebilir. Ölüm hâlinde ölen kişinin yakınlarının; ağır bedensel zarar hâlinde ise şartları varsa yaralanan kişinin yakınlarının da manevi tazminat talep etmesi mümkündür.
Manevi tazminat için sabit bir hesaplama tablosu bulunmaz. Yaralanmanın ağırlığı, kalıcı zarar, tarafların kusur durumu, olayın yaşam üzerindeki etkisi ve somut olayın diğer özellikleri mahkemece değerlendirilir.
Standart zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılamaz. Ancak ihtiyari mali mesuliyet poliçesinde manevi tazminata ilişkin ek teminat bulunması hâlinde poliçe ayrıca incelenmelidir.
Hatır Taşıması Tazminatı Azaltır mı?
Karşılıksız ve yolcunun yararına yapılan bazı taşımalar hatır taşıması sayılabilir ve TBK m.51 kapsamında hakkaniyet indirimi gündeme gelebilir.
Ancak her ücretsiz yolculuk otomatik olarak hatır taşıması değildir ve kanunda sabit bir indirim oranı bulunmamaktadır. Taşımanın amacı, kimin yararına yapıldığı ve taraflar arasındaki ilişki somut olarak değerlendirilmelidir.
Emniyet Kemeri veya Kask Takmamak Tazminatı Azaltır mı?
Emniyet kemeri veya kask kullanılmamasının meydana gelen yaralanmaya veya yaralanmanın ağırlaşmasına etkisi varsa TBK m.52 kapsamında müterafik kusur indirimi gündeme gelebilir.
Ancak indirim otomatik değildir. Örneğin kask kullanılmaması ile yalnızca bacakta meydana gelen bir yaralanma arasında illiyet bulunmadığı durumda sırf kask kullanılmadığı gerekçesiyle indirim yapılması doğru olmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.02.2026 tarihli 2023/2663 E., 2026/1198 K. sayılı kararında ise somut olayın özellikleri gereği, ehliyetsiz olduğunu bildiği kabul edilen sürücünün aracına binen yolcu bakımından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Bu karar, her ehliyetsiz sürücü olayında otomatik aynı oranın uygulanacağı anlamına gelmez.
Kaza Tespit Tutanağındaki Kusur Oranı Mahkemeyi Bağlar mı?
Hayır. Kaza tespit tutanağı önemli bir delildir ancak mahkeme veya Sigorta Tahkim hakemi bakımından kesin ve değiştirilemez bir kusur kararı değildir.
Kamera kayıtları, olay yeri fotoğrafları, araç hasar noktaları, tanık anlatımları, ceza dosyası ve trafik bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek yeniden kusur incelemesi yapılabilir.
TBK m.74 gereği hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kusur oranıyla da bağlı değildir. Bununla birlikte ceza yargılamasında kesinleşen maddi vakıalar hukuk davasında önem taşıyabilir.
Güvence Hesabına Hangi Durumlarda Başvurulabilir?
Güvence Hesabı özellikle zorunlu sigortanın koruma sağlayamadığı belirli durumlarda devreye girer.
Kazaya neden olan aracın tespit edilemediği durumlarda kişiye gelen bedensel zararlar, geçerli zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu bedensel zararlar, kanuni şartları bulunan çalıntı veya gasp edilmiş araç kazaları ve sigorta şirketinin mali durumuna ilişkin kanunda sayılan bazı hâller Güvence Hesabı kapsamında değerlendirilebilir.
Güvence Hesabı normal bir trafik sigortacısı gibi her zarar kalemini karşılamaz. Özellikle faili veya plakası tespit edilemeyen araçlarda maddi araç hasarı ile bedensel zarar ayrımına dikkat edilmelidir.
Trafik Kazası Aynı Zamanda İş Kazası Olabilir mi?
Evet. İşçinin işi sırasında veya sosyal güvenlik mevzuatına göre iş kazası kabul edilen bir yolculuk sırasında trafik kazası geçirmesi hâlinde aynı olay hem trafik kazası hem iş kazası olabilir.
Bu durumda SGK tarafından yapılan ödemeler, işverenin sorumluluğu, kusurlu sürücü ve işletenin sorumluluğu ile trafik sigortacısının sorumluluğu birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/2663 E., 2026/1198 K. sayılı kararında da olayın iş kazası niteliğinde olması hâlinde SGK ödemelerinin ve rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Araç Hasarında Hangi Zararlar Talep Edilebilir?
Maddi hasarlı trafik kazasında onarım bedeli, onarım nedeniyle ortaya çıkan KDV, araç değer kaybı, aracın pert olması hâlinde gerçek zarar, araç mahrumiyet bedeli ve ticari araçlarda şartları varsa kazanç kaybı gündeme gelebilir.
Ancak tüm bu zarar kalemlerinin zorunlu trafik sigortasından istenebileceği düşünülmemelidir. Araçtan mahrum kalma ve bazı dolaylı zararlar doğrudan sürücü veya işletene yöneltilebilir.
Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?
Araç değer kaybı, aracın kaza ve onarım sonrasında ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmadır.
Gerçek zararın tespitinde aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile onarıldıktan sonraki piyasa değeri arasındaki fark; aracın yaşı, kilometresi, hasarın niteliği, onarılan veya değiştirilen parçalar ve önceki hasarlar birlikte değerlendirilir.
12 Haziran 2026 tarihli trafik sigortası Genel Şart değişikliğiyle değer kaybı tazminatının maddi hasarla birlikte hesaplanarak ödenmesine ve bunun için ayrıca bir değer kaybı başvurusu aranılmamasına yönelik yeni sistem yürürlüğe konulmuştur.
Araç Mahrumiyet Bedelini Trafik Sigortası Öder mi?
Aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet veya ikame araç zararı ile araç değer kaybı aynı şey değildir.
Araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanılamadığı makul süre nedeniyle ortaya çıkan ayrı bir zarar kalemidir. Zorunlu trafik sigortasının teminat kapsamı dışında kalan bu zarar şartları varsa sürücü ve işletene yöneltilebilir.
2026 Trafik Sigortası Teminat Limitleri Ne Kadar?
SEDDK tarafından açıklanan 01.01.2026-31.12.2026 dönemi için zorunlu trafik sigortasında araç başına maddi zarar teminatı 400.000 TL, kaza başına maddi zarar teminatı 800.000 TL'dir.
Kişi başına sağlık gideri ile kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı 3.600.000 TL olarak belirlenmiştir. Kaza başına toplam bedensel zarar limitleri aracın kullanım grubuna göre değişmektedir.
SEDDK, 2026 yılı için artırılan bu teminatların yürürlükte bulunan poliçelere ek prim alınmaksızın uygulanacağını açıklamıştır. Bununla birlikte somut dosyada her zaman kaza tarihi, araç grubu ve geçerli teminat tablosu kontrol edilmelidir.
Trafik Kazası Tazminatında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
KTK m.109'a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Ancak trafik kazası aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanununda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse bu daha uzun süre tazminat taleplerinde de uygulanabilir.
Bu nedenle özellikle yaralanmalı ve ölümlü trafik kazalarında “iki yıl geçti, dava artık açılamaz” şeklinde otomatik bir sonuca varmak doğru değildir.
KTK m.109 ayrıca tazminat yükümlüsüne karşı zamanaşımını kesen işlemin sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı zamanaşımını kesen işlemin ise tazminat yükümlüsüne karşı da sonuç doğurmasını düzenlemektedir.
Sigorta Şirketine Dava Açmadan Önce Başvuru Zorunlu mu?
Evet. KTK m.97 uyarınca zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açılmadan veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gerekir.
Sigorta şirketi başvuruyu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamaz veya verdiği cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava veya tahkim yoluna gidebilir.
Bu 15 günlük süre ile KTK m.99'daki ödeme süresi birbirinden farklıdır. KTK m.99 bakımından gerekli belgelerin sigortacıya iletilmesinden itibaren sekiz iş günlük ödeme süresi önem taşır.
Ayrıca 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruya ilişkin 15 iş günlük süre de ayrı bir düzenlemedir. Uygulamada bu üç sürenin birbirine karıştırılmaması gerekir.
2026 SEDDK Düzenlemesi Tahkim Başvurusunu Nasıl Etkiledi?
SEDDK'nın 5 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri özellikle kasko ve zorunlu trafik sigortası kapsamındaki maddi hasar uyuşmazlıkları için yeni bir uygulama getirmiştir.
Sigorta şirketi mevzuatta öngörülen sürede eksper atamış ve eksper raporu sigortacıya yüklenemeyen sebeplerle henüz tamamlanmamışsa, yalnız bu nedenle talebin reddedildiği veya sigortacı ile uyuşmazlık oluştuğu kabul edilmemektedir.
Bu düzenleme maddi hasar ve ekspertiz sürecine ilişkindir. Bedensel zarar, maluliyet veya destekten yoksun kalma taleplerine otomatik biçimde genişletilmemelidir.
Sigorta Şirketi Ne Zaman Temerrüde Düşer?
Sigortacı bakımından temerrüt tarihi, sürücü ve işleten bakımından faiz başlangıcıyla aynı değildir.
Gerekli belgelerle usulüne uygun başvuru yapıldıktan sonra KTK m.99'daki sekiz iş günlük ödeme süresi sigortacının temerrüt tarihinin belirlenmesinde önem taşır.
Sürücü ve işleten bakımından ise haksız fiile ilişkin faiz kuralları uygulanır. Bununla birlikte 31 Temmuz 2026 sonrasında meydana gelen olaylarda bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin yeni TBK m.55 faiz sistemi ayrıca dikkate alınmalıdır.
31 Temmuz 2026 Sonrası Trafik Kazası Tazminatlarında Faiz Nasıl Hesaplanır?
7589 sayılı Kanunla TBK m.55'e iki yeni fıkra eklenmiştir.
31 Temmuz 2026 ve sonrasında meydana gelen çalışma gücü kaybı veya destekten yoksun kalma zararlarında, zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden itibaren; kazancın bilinemediği gelecekteki döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanır.
Böylece bu zararlar bakımından tüm tazminata tek bir faiz başlangıç tarihi uygulamak yerine bilinen ve bilinmeyen dönem ayrımı yapılması gerekir.
Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme nominal olarak doğrudan toplam tazminattan düşülmez. Ödemenin, ödeme tarihindeki tazminatı hangi oranda karşıladığı belirlenerek oransal mahsup yapılır.
7589 sayılı Kanunun geçici hükmü gereğince bu yeni TBK m.55 sistemi 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanır. Daha önce meydana gelen kazalarda eski hükümlerin uygulanmasına devam edilir.
31 Temmuz 2026 Sonrası Belirsiz Alacak Davası Açılabilir mi?
Hayır. 7589 sayılı Kanun ile HMK m.107'de düzenlenen belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.
Ancak bu değişiklik “bundan sonra bütün trafik kazası davaları mutlaka kısmi dava açılır” anlamına gelmez.
Alacağın miktarı dava tarihinde belirlenebiliyorsa tam eda davası açılabilir. Bölünebilir alacağın yalnız bir kısmının dava edilmek istenmesi hâlinde HMK m.109 kapsamında kısmi dava açılması mümkündür.
Yeni HMK m.109/4 uyarınca alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse talep aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erinceye kadar artırılabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
Bu nedenle özellikle bilirkişi hesabıyla miktarı belirlenen trafik kazası dosyalarında artırım hakkının bir defa kullanılabileceği ve tahkikat sona ermeden önce yapılması gerektiği dikkate alınmalıdır.
31 Temmuz 2026'dan Önce Açılmış Belirsiz Alacak Davalarına Ne Olur?
7589 sayılı Kanunun geçici düzenlemesi açıkça, yürürlükten kaldırılan HMK m.107'nin 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış davalar bakımından uygulanmaya devam edeceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla eski tarihte usulüne uygun biçimde belirsiz alacak davası olarak açılmış bir trafik kazası dosyası, sırf HMK m.107 sonradan kaldırıldığı için kısmi davaya dönüşmez.
Trafik Kazası Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Zorunlu trafik sigortacısına karşı KTK m.97 kapsamında yapılan başvuru ile dava şartı arabuluculuk aynı kurum değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.09.2024 tarihli 2022/2615 E., 2024/7426 K. sayılı kararında KTK m.97'deki sigortacıya başvurunun özel bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu niteliğinde olduğu ve bu nedenle bu kapsamdaki uyuşmazlıkta ayrıca dava şartı arabuluculuğun uygulanmayacağı kabul edilmiştir.
Bununla birlikte taşıma sözleşmesi, tüketici işlemi, kasko veya başka bir sözleşmesel ilişkiye dayanan uyuşmazlıklarda dava şartları talebin hukuki niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Trafik Kazası Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme davalıların kim olduğuna ve talebin hukuki sebebine göre değişebilir.
Yalnız sürücü veya gerçek kişi işletene karşı haksız fiile dayalı açılan davalarda kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi; zorunlu trafik sigortacısının taraf olduğu sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise Asliye Ticaret Mahkemesi gündeme gelir.
Yolcu taşıma ilişkilerinde ayrıca önemli bir ayrım bulunmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.07.2025 tarihli 2025/5636 E., 2025/11567 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında; taşıma sırasında yaralanan yolcunun taşıyıcı, sigortacı ve diğer sorumlulara karşı açtığı bedensel zarar davasında Tüketici Mahkemesinin; yolcunun ölmesi üzerine yakınların açtığı destekten yoksun kalma davasında ise Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Kaza aynı zamanda iş kazası niteliğindeyse işverene yöneltilen iş kazası talepleri bakımından İş Mahkemesi görevi de ayrıca gündeme gelebilir.
Trafik Kazası Tazminat Davası Nerede Açılır?
KTK m.110 ve genel yetki kuralları uyarınca somut olayda birden fazla yetkili mahkeme bulunabilir.
Kazanın meydana geldiği yer, davalının yerleşim yeri, sigortacının şubesinin veya poliçeyi yapan acentenin bulunduğu yer ile HMK m.16 kapsamındaki haksız fiil yetki kuralları olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurulabilir mi?
Sigorta şirketine gerekli ön başvuru yapıldıktan ve uyuşmazlık şartları oluştuktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması mümkündür.
Tahkim yolu zorunlu değildir. Hak sahibi uyuşmazlığın özelliklerine göre mahkeme veya Sigorta Tahkim yolunu tercih edebilir. Aynı uyuşmazlığın eş zamanlı olarak hem mahkemede hem tahkimde yürütülmesi mümkün değildir.
2026 Sigorta Tahkim İtiraz ve Temyiz Sınırları Nedir?
22 Ocak 2026 tarihinden itibaren 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararına Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. 383.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz hakem heyeti kararına karşı Yargıtay'da temyiz yolu açıktır. 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıkların ise en az üç hakemden oluşan heyet tarafından görülmesi gerekir.
19 Mart 2026 tarihinde yapılan değişiklik sonrasında itiraz ve temyiz bakımından uyuşmazlık başvurusunun yapıldığı tarihteki parasal sınırlar; heyet teşekkülü bakımından ise heyetin teşekkül edeceği tarihte geçerli sınır dikkate alınmaktadır.
Sigorta Şirketinin Yaptığı Ödeme Yetersizse Tekrar Tazminat İstenebilir mi?
Bazı durumlarda evet.
KTK m.111, kanundan doğan hukuki sorumluluğu ortadan kaldıran veya daraltan anlaşmaları sınırlandırmaktadır. Tazminat miktarına ilişkin olup açıkça yetersiz veya fahiş bulunan anlaşma ve uzlaşmalar bakımından kanunda özel bir iki yıllık süre öngörülmüştür.
Bu nedenle sigorta şirketinden ödeme alınmış veya ibraname imzalanmış olması her olayda bütün tazminat haklarının kesin olarak sona erdiği anlamına gelmez. Ödemenin tarihi, gerçek zarara oranı, ibranamenin kapsamı ve sonradan gelişen zararlar ayrıca incelenmelidir.
Trafik Kazasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Kaza tespit tutanağı, olay yeri ve araç fotoğrafları, kamera kayıtları, ceza soruşturması dosyası, hastane ve tedavi belgeleri, sağlık kurulu veya maluliyet raporu, SGK kayıtları, ücret ve banka kayıtları, sigorta poliçesi, sigorta şirketine yapılan başvuru ve cevabı, ekspertiz raporları ve bilirkişi incelemeleri tazminatın belirlenmesinde önem taşıyan başlıca delillerdir.
Özellikle bedensel zarar dosyalarında sağlık raporu, kusur raporu ve aktüeryal hesap birbirinden ayrı uzmanlık alanlarıdır. Bu üç unsurdan birindeki hata tazminat miktarını ciddi biçimde değiştirebilir.
Trafik Kazası Sonrasında En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Yalnız sürücüyü sorumlu kabul etmek, gerçek işleteni araştırmamak, kaza tarihindeki poliçe ve teminat limitini kontrol etmemek, sigortacıya KTK m.97 başvurusu yapılmadan dava veya tahkime gitmek, yalnız iki yıllık zamanaşımına bakmak, ceza zamanaşımını incelememek, kaza tutanağındaki kusuru kesin kabul etmek, yanlış tarihli maluliyet mevzuatı kullanmak, gerçek gelir araştırması yapmamak, ZMSS'den manevi tazminat veya araç mahrumiyet bedeli talep etmek ve 31 Temmuz 2026 sonrasındaki davayı yürürlükten kaldırılan HMK m.107'ye göre açmak önemli hak kayıplarına yol açabilir.
Sık Sorulan Sorular
Trafik kazasında ne kadar tazminat alınır?
Sabit bir rakam yoktur. Yaş, gelir, maluliyet oranı, kusur, bakiye yaşam süresi, destek ilişkisi, SGK ödemeleri ve sigorta limiti birlikte değerlendirilir.
Trafik kazasında benim de kusurum varsa tazminat alamaz mıyım?
Kısmi kusur kural olarak tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Zarar görenin kusuru ve sigorta teminatına ilişkin özel hükümler tazminat miktarını etkileyebilir.
Maluliyet oranı yüzde 10 ise tazminat da gelirin yüzde 10'u mudur?
Hayır. Maluliyet oranı tazminat hesabındaki unsurlardan yalnız biridir. Yaş, gerçek gelir, yaşam süresi, kusur ve aktüeryal yöntem de hesaba katılır.
Sigorta şirketine başvurmadan dava açılabilir mi?
Zorunlu trafik sigortacısına karşı dava veya tahkim yoluna gitmeden önce KTK m.97 kapsamında yazılı başvuru yapılması gerekir.
İki yıl geçtiyse trafik kazası tazminatı istenemez mi?
Her zaman böyle değildir. KTK m.109'daki iki ve on yıllık süre yanında kazanın suç oluşturduğu olaylarda daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanabilir.
Trafik sigortası manevi tazminat öder mi?
Standart zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılamaz. İhtiyari mali mesuliyet poliçesinde özel bir manevi tazminat teminatı varsa poliçe ayrıca değerlendirilir.
Sigortasız veya plakası tespit edilemeyen araç kazasında tazminat alınabilir mi?
Kanuni şartların oluşması hâlinde özellikle ölüm ve bedensel zararlar bakımından Güvence Hesabına başvuru mümkün olabilir.
2026 yılında belirsiz alacak davası açılabilir mi?
31 Temmuz 2026'dan sonra yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz. Alacak belirliyse tam eda davası; bölünebilir alacağın yalnız bir kısmı talep edilecekse HMK m.109 kapsamında kısmi dava gündeme gelebilir. 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davalarında ise eski HMK m.107 uygulanmaya devam eder.
Sonuç
Trafik kazası tazminatı dosyalarında doğru sonuca ulaşabilmek için yalnız kusur oranına veya sigorta şirketinin yaptığı ilk hesaplamaya bakılması yeterli değildir.
Kaza tarihi, araç işleteni, kusur, gerçek gelir, sağlık raporu, maluliyet oranı, destek ilişkisi, SGK ödemeleri, poliçe ve teminat limitleri, sigorta başvurusu, zamanaşımı ve dava türü birlikte değerlendirilmelidir.
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren HMK ve TBK değişiklikleri; 2026 tarihli Yargıtay kararları ile SEDDK'nın trafik sigortası ve Sigorta Tahkim uygulamasına ilişkin yeni düzenlemeleri nedeniyle özellikle güncel kazalarda eski internet içerikleri veya eski dava örnekleriyle hareket edilmesi önemli hak kayıplarına neden olabilir.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Trafik kazasının tarihi, kusur durumu, zarar türü, sağlık raporu, sigorta poliçesi ve zamanaşımı her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.