İddet Süresinin Kaldırılması Davası: 300 Günlük Bekleme Süresi, Şartlar ve 2026 Süreci
Boşanmanın kesinleşmesinden sonra kadın bakımından yeniden evlenmeye ilişkin özel bir bekleme süresi bulunmaktadır. Uygulamada “iddet süresi” veya “iddet müddeti” olarak bilinen bu süre, Türk Medeni Kanunu m.132’de “kadın için bekleme süresi” başlığı altında düzenlenmiştir.
Kanuna göre evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez. Ancak 300 günlük sürenin her durumda sonuna kadar beklenmesi zorunlu değildir. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bekleme süresini kaldırır.
İddet süresinin kaldırılması, klasik anlamda iki taraf arasında görülen çekişmeli bir dava değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Buna rağmen uygulamada ve internet aramalarında “iddet süresinin kaldırılması davası” ifadesi yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bu yazıda 300 günlük sürenin ne zaman başladığı, hangi hâllerde kaldırılabileceği, görevli ve yetkili mahkeme, gerekli belgeler, sağlık raporu, başvuru aşamaları, 2026 yılı harç ve masrafları, yabancı boşanma kararları, soybağı sonuçları ile Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin güncel yaklaşımı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
İddet Süresi Nedir?
İddet süresi, evliliği sona eren kadının yeniden evlenebilmesi için Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen kanuni bekleme süresidir.
Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca evlilik sona ermişse kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez.
Kanundaki resmi ifade “kadın için bekleme süresi”dir. “İddet süresi” ve “iddet müddeti” ise uygulamada aynı hukuki kurumu ifade etmek için kullanılan kavramlardır.
İddet Süresi Kaç Gündür?
Kanuni bekleme süresi 300 gündür.
Ancak bu süre mutlak bir yasak değildir. Kadının doğum yapması hâlinde süre kendiliğinden sona erer. Bunun yanında önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya sona eren evliliğin taraflarının yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme kararıyla sürenin kaldırılması mümkündür.
300 Günlük İddet Süresi Ne Zaman Başlar?
Boşanma bakımından 300 günlük sürenin başlangıcı boşanma kararının verildiği tarih değil, kararın kesinleştiği tarihtir.
Bir boşanma davasında hâkimin boşanmaya karar vermesiyle kararın hukuken kesinleşmesi aynı şey değildir. Evlilik, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle sona erer.
Örneğin boşanma kararı 1 Mart 2026 tarihinde verilmiş ancak 20 Mart 2026 tarihinde kesinleşmişse, 300 günlük bekleme süresinin başlangıcı kural olarak 20 Mart 2026 tarihidir.
İddet Süresi Sadece Boşanma Hâlinde mi Uygulanır?
Hayır. Türk Medeni Kanunu m.132 genel olarak “evliliğin sona ermesi”nden söz etmektedir.
Bu nedenle bekleme süresi özellikle;
- boşanma,
- evliliğin butlanı veya iptali,
- eşin ölümü
sonrasında gündeme gelebilir.
Boşanmada süre kararın kesinleşmesiyle başlarken, ölüm hâlinde ölüm tarihi esas alınır.
İddet Süresinin Amacı Nedir?
300 günlük bekleme süresinin tarihsel ve hukuki gerekçesi soybağının karışmasının önlenmesidir.
Türk Medeni Kanunu m.285 uyarınca evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası bakımından kanuni babalık karinesi bulunmaktadır.
Bu nedenle kanun koyucu, önceki evlilikten kaynaklanabilecek gebelik ile daha sonraki bir evlilik arasında soybağı belirsizliği oluşmasını engellemek amacıyla kadın bakımından bekleme süresi öngörmüştür.
Bununla birlikte DNA incelemeleri ve modern tıbbi yöntemlerin gelişmesi nedeniyle bu gerekçenin günümüzdeki gerekliliği hem hukuk öğretisinde hem de uluslararası yargı kararlarında ciddi biçimde tartışılmaktadır.
İddet Süresi Erkekler İçin de Geçerli midir?
Hayır. Türk Medeni Kanunu m.132’deki 300 günlük bekleme süresi kadın bakımından düzenlenmiştir.
Evliliği sona eren erkek için aynı nitelikte 300 günlük yeniden evlenme yasağı bulunmamaktadır.
Düzenlemenin yalnızca kadınlara uygulanması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin incelemesine konu olan temel hususlardan biri olmuştur.
İddet Süresi Hangi Hâllerde Sona Erer?
300 günlük bekleme süresi başlıca şu şekillerde sona erebilir:
- 300 günlük sürenin tamamlanması,
- kadının doğum yapması,
- kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması üzerine mahkeme kararıyla sürenin kaldırılması,
- evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri üzerine mahkeme kararıyla sürenin kaldırılması.
Doğum Yapılması İddet Süresini Sona Erdirir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu m.132 açık biçimde “Doğurmakla süre biter” hükmünü içermektedir.
Dolayısıyla kadın 300 günlük süre tamamlanmadan doğum yaparsa kalan günleri ayrıca beklemek zorunda değildir.
İddet Süresi Nasıl Kaldırılır?
300 günlük sürenin tamamlanmasını beklemek istemeyen kadın, kanunda belirtilen şartların bulunması hâlinde mahkemeye başvurarak bekleme süresinin kaldırılmasını talep edebilir.
Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca mahkemenin bekleme süresini kaldırabileceği iki temel durum bulunmaktadır:
- kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması,
- evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri.
Başka bir kişiyle evlenmek isteyen kadın bakımından uygulamadaki temel inceleme, önceki evlilikten kaynaklanan bir gebelik bulunup bulunmadığının belirlenmesidir.
İddet Süresinin Kaldırılması Davası mı, Çekişmesiz Yargı Talebi mi?
Uygulamada bu süreç yaygın olarak “iddet süresinin kaldırılması davası” şeklinde adlandırılsa da teknik olarak bir çekişmesiz yargı işidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382’de “yeniden evlenmede bekleme süresinin hâkim tarafından kaldırılması” açıkça aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır.
Bu nedenle klasik davalardaki gibi birbirine karşı hak iddia eden bir davacı ve davalı bulunmaz.
İddet Süresinin Kaldırılması Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir.
Her ne kadar HMK m.383 çekişmesiz yargı işlerinde kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesini görevli kabul etse de aile hukukundan doğan bu iş bakımından 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun özel düzenleme niteliğindedir.
4787 sayılı Kanun uyarınca Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
Aile Mahkemesi bulunmayan yerde ise Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu talebi inceler.
İddet Süresinin Kaldırılması Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?
İddet süresinin kaldırılması çekişmesiz yargı işi olduğundan yetki bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.384 uygulanır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça çekişmesiz yargı işleri bakımından talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Bu nedenle uygulamada bekleme süresinin kaldırılmasını isteyen kadının oturduğu yerdeki Aile Mahkemesine başvurulması esastır.
Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerde başvuru, Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Hukuk Mahkemesine yapılır.
Eski Eş Davalı Olarak Gösterilir mi?
Kural olarak hayır.
İddet süresinin kaldırılması çekişmesiz yargı işi olduğundan başvuru hasımsız olarak yapılır. Eski eşin klasik anlamda davalı olarak gösterilmesi gerekmez.
Bu nedenle başvuru dilekçelerinde “Davalı: Hasımsız” veya benzeri ifadelerle karşılaşılması mümkündür.
Eski Eşin Rızası veya İzni Gerekir mi?
Başka biriyle evlenmek isteyen kadının bekleme süresinin kaldırılması bakımından eski eşin izin vermesi veya rıza göstermesi başvurunun şartı değildir.
Mahkeme, Türk Medeni Kanunu m.132’deki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirir.
İddet Süresinin Kaldırılması Başvurusu Nasıl Yapılır?
Uygulamada süreç genel olarak şu aşamalardan oluşur:
- Boşanma veya evliliğin sona erdiğini gösteren kayıtların kontrol edilmesi,
- 300 günlük sürenin başlangıç tarihinin belirlenmesi,
- Yetkili Aile Mahkemesine talep dilekçesi sunulması,
- Nüfus kayıtları ve kesinleşmiş boşanma kararının dosyaya alınması,
- Gerekli görülürse kadının sağlık kuruluşuna sevk edilmesi veya güncel sağlık raporunun incelenmesi,
- Mahkemece TMK m.132 şartlarının değerlendirilmesi,
- Bekleme süresinin kaldırılmasına ilişkin karar verilmesi,
- Kararın kesinleşme ve nüfus kayıtlarına işlenme durumunun takip edilmesi,
- Yeni evlilik için evlendirme memurluğuna başvurulması.
Çekişmesiz yargı işlerinde HMK m.385 uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır ve aksine hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir.
İddet Süresinin Kaldırılması İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Dosyanın özelliklerine göre belgeler değişebilmekle birlikte uygulamada özellikle şu evraklar önem taşır:
- kimlik ve başvuru sahibine ait nüfus bilgileri,
- vukuatlı nüfus kayıt örneği veya mahkemece temin edilecek nüfus kayıtları,
- boşanma ilamı,
- boşanma kararının kesinleştiğini gösteren kesinleşme bilgisi veya şerhi,
- varsa güncel sağlık veya gebelik durumuna ilişkin belgeler,
- yabancı boşanma söz konusuysa yabancı karar, kesinleşme belgesi, tercüme ve gerekli onaylar,
- başvuru avukat aracılığıyla yapılıyorsa vekâletname.
Mahkeme, dosyadaki belgeleri yeterli görmeyerek ayrıca sağlık kuruluşuna sevk yapılmasına karar verebilir. Bu nedenle yalnızca başvurudan önce alınmış herhangi bir sağlık raporunun her dosyada tek başına yeterli olacağı varsayılmamalıdır.
Gebelik Raporu Neden İstenir?
Türk Medeni Kanunu m.132, kadının “önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması” hâlinde bekleme süresinin kaldırılmasını öngörmektedir.
Bu nedenle başka bir kişiyle evlenmek isteyen kadın bakımından mahkemenin önceki evlilikten kaynaklanan gebelik ihtimalini tıbben değerlendirmesi gündeme gelir.
Uygulamada kadın bir sağlık kuruluşuna sevk edilebilir ve gebelik durumuna ilişkin rapor dosyaya alınabilir.
Mahkemeden Önce Sağlık Raporu Almak Yeterli midir?
Önceden alınan güncel bir rapor dilekçeye eklenebilir; ancak mahkeme bununla bağlı değildir.
Mahkeme raporun tarihi, içeriği ve hangi kurum tarafından düzenlendiğini değerlendirerek yeni bir rapor veya kendi sevki üzerine sağlık incelemesi yapılmasını isteyebilir.
Bu nedenle süreç planlanırken mahkemenin sevk ve delil değerlendirmesi dikkate alınmalıdır.
Kadın Gebeyse İddet Süresi Kaldırılabilir mi?
Bu durumda mesele yalnızca “gebelik vardır veya yoktur” şeklinde değerlendirilmemelidir. Kanunun aradığı husus, kadının önceki evliliğinden gebe olup olmadığıdır.
Ancak gebelik mevcutsa soybağı bakımından daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.11.2021 tarihli, 2021/8858 E. ve 2021/8931 K. sayılı kararında, gebe olduğu sağlık raporuyla belirlenen ve boşandığı eş dışında başka biriyle evlenmek istediğini açıklayan kadın yönünden bekleme süresinin kaldırılması şartlarının oluştuğu kabul edilmemiş; yerel mahkemenin kabul kararı kanun yararına bozulmuştur.
Bu nedenle mevcut gebelik hâlinde, özellikle gebeliğin önceki evlilikle ilişkisi ve soybağı sonuçları ayrıca incelenmelidir.
Gebe Olunmadığı Anlaşılırsa 300 Günün Tamamı Beklenir mi?
Hayır.
Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması hâlinde TMK m.132 uyarınca mahkeme bekleme süresini kaldırabilir.
Dolayısıyla 300 gün her koşulda sonuna kadar geçirilmesi zorunlu değişmez bir süre değildir.
Eski Eşler Yeniden Birbirleriyle Evlenmek İsterse Ne Olur?
Türk Medeni Kanunu m.132 bu ihtimali ayrıca düzenlemiştir.
Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bekleme süresini kaldırır.
Kanun burada mahkemeye sınırsız bir takdir yetkisi vermemekte; kanuni şartın gerçekleşmesi hâlinde sürenin kaldırılmasını öngörmektedir.
Bu durumda da “300 gün dolmadı, hiçbir şekilde yeniden evlenilemez” şeklindeki yaklaşım doğru değildir. Ancak kanun metni mahkeme kararı mekanizmasını koruduğundan gerekli yargısal işlemin tamamlanması gerekir.
2025 Anayasa Mahkemesi Kararı İddet Süresini Kaldırdı mı?
Hayır.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 10.09.2025 tarihli, 2024/233 E. ve 2025/181 K. sayılı kararında Türk Medeni Kanunu m.132’ye ilişkin bir itiraz başvurusunu incelemiştir.
Ancak bu kararın kapsamının doğru anlaşılması gerekir. Anayasa Mahkemesinin incelemesi, TMK m.132’nin tamamının her yönüyle genel bir anayasal denetimi şeklinde değil; özellikle evliliği sona eren eşlerin yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkemeye başvuru yapılmasına ilişkin kısım yönünden gerçekleştirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi bu kapsamda iptal istemini oyçokluğuyla reddetmiştir.
Karar 31.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Dolayısıyla 2026 yılı itibarıyla TMK m.132 yürürlüktedir.
AİHM İddet Süresi Hakkında Ne Karar Verdi?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Nurcan Bayraktar/Türkiye kararında 300 günlük bekleme süresini ve sürenin kaldırılması için boşanmış kadından gebe olmadığını gösteren tıbbi belge istenmesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi bakımından incelemiştir.
27.06.2023 tarihli kararda AİHM;
- özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine,
- evlenme hakkıyla bağlantılı olarak cinsiyet temelinde ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine
karar vermiştir.
AİHM, modern tıbbi ve hukuki imkânlar karşısında biyolojik babalığın belirlenmesi amacıyla yalnızca kadınlara 300 günlük bekleme süresi uygulanmasının güncelliğini sorgulamış; kadının gebe olmadığını tıbbi muayeneyle kanıtlamaya zorlanmasını da özel hayat bakımından değerlendirmiştir.
AİHM Kararından Sonra Türkiye’de 300 Günlük Süre Ortadan Kalktı mı?
Hayır.
AİHM’in ihlal kararı, Türk Medeni Kanunu m.132’yi kendiliğinden kanun metninden çıkarmaz.
2026 yılı itibarıyla TMK m.132 yürürlüktedir ve evlendirme işlemlerinde 300 günlük bekleme süresi dikkate alınmaktadır.
Bu nedenle kanuni sürenin dolmadığı durumlarda ve yeniden evlenilmek isteniyorsa, şartları varsa mahkemeden bekleme süresinin kaldırılması talep edilmesi gerekir.
İddet Süresinin Kaldırılması Davası Ne Kadar Sürer?
Kanunda bu başvurunun mutlaka belirli sayıda gün içinde sonuçlandırılacağına ilişkin sabit bir süre bulunmamaktadır.
Sürenin uzunluğu özellikle;
- mahkemenin iş yoğunluğuna,
- boşanma kararının ve nüfus bilgilerinin dosyaya ulaşmasına,
- sağlık kuruluşuna sevk gerekip gerekmediğine,
- sağlık raporunun ne kadar sürede hazırlanacağına,
- yabancı mahkeme kararının bulunup bulunmadığına,
- dosyada eksik belge bulunup bulunmadığına
bağlıdır.
Çekişmesiz ve nispeten sınırlı inceleme gerektiren bir iş olduğundan eksiksiz dosyalar kısa sürede sonuçlanabilir. Buna karşılık sağlık raporu, yabancı kararın tescili veya başka bir kayıt sorunu varsa süreç uzayabilir.
Bu nedenle internette yer alan “kesin olarak 7 gün”, “15 gün” veya “1 ay” gibi süreler her dosya bakımından garanti kabul edilmemelidir.
İddet Süresinin Kaldırılması Davası 2026 Masrafları Ne Kadardır?
Bekleme süresinin kaldırılması para ile ölçülebilen bir alacak davası değildir. Bu nedenle yargı harçları bakımından maktu harç sistemi uygulanır.
2026 yılı Harçlar Kanunu tarifesinde Asliye Hukuk ve aynı derece kapsamındaki Aile Mahkemeleri için başvurma harcı 732,00 TL, maktu karar ve ilam harcı ise 732,00 TL olarak belirlenmiştir.
Ancak dosyanın toplam maliyeti yalnızca bu iki harçtan ibaret değildir.
Dosyaya göre ayrıca;
- gider avansı,
- tebligat giderleri,
- sağlık raporu veya hastane işlemlerinden kaynaklanan giderler,
- vekil ile takip ediliyorsa avukatlık ücreti
gündeme gelebilir.
Harç ve gider tutarları yıllık olarak değişebildiğinden başvuru tarihinde UYAP ve güncel tarife üzerinden kontrol edilmelidir.
İddet Süresinin Kaldırılması Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mudur?
Hayır. Başvurunun mutlaka avukat aracılığıyla yapılması şeklinde bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Talepte bulunan kişi gerekli şartları taşıyorsa başvurusunu kendisi de yapabilir.
Bununla birlikte yabancı boşanma kararı, gebelik, soybağı uyuşmazlığı, nüfus kaydı sorunu veya başvurunun acil şekilde sonuçlandırılması ihtiyacı bulunan dosyalarda usulî hataların önüne geçilebilmesi için dosyanın hukuki açıdan değerlendirilmesi önem taşıyabilir.
İddet Süresinin Kaldırılmasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Hayır.
Bu başvuru iki taraf arasında bir özel hukuk uyuşmazlığının çözümüne yönelik çekişmeli dava değil, HMK m.382 kapsamında çekişmesiz yargı işidir.
Bu nedenle dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
Yabancı Ülkede Boşanan Kadın İddet Süresini Nasıl Kaldırır?
Yabancı ülke mahkemesi veya yetkili idari makamı tarafından verilen boşanma kararlarında öncelikle kararın Türkiye’de nüfus kayıtları bakımından hüküm ifade edip etmediği kontrol edilmelidir.
Yabancı boşanma kararı Türk nüfus sistemine hiç işlenmemişse, bekleme süresinin kaldırılmasından önce boşanma kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasına ilişkin işlemin tamamlanması gerekebilir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A ve ilgili yönetmelik şartlarının bulunması hâlinde bazı yabancı boşanma kararlarının nüfus kütüğüne idari yoldan tescili mümkündür.
Bu şartların bulunmadığı durumlarda tanıma veya gerektiğinde tenfiz süreci gündeme gelebilir.
Yabancı karar bakımından ayrıca;
- kararın kesinleşip kesinleşmediği,
- apostil veya diğer tasdik işlemleri,
- Türkçe tercüme,
- nüfus kütüğüne tescil durumu
incelenmelidir.
İddet Süresinin Kaldırılması Kararı Verildiği Gün Evlenilebilir mi?
Mahkemenin karar vermesi ile kararın yeniden evlenme işlemlerinde kullanılabilecek hâle gelmesi aynı aşama değildir.
Çekişmesiz yargı kararlarında kanun yolu ve kesinleşme durumu kontrol edilmelidir. Ayrıca mahkeme kararının nüfus ve evlendirme sistemlerine işlenmiş olması uygulamada önem taşır.
Bu nedenle yalnızca duruşmada “bekleme süresinin kaldırılmasına” karar verilmiş olması üzerine, kararın hukuki ve idari durumu kontrol edilmeden doğrudan nikâh işlemi yapılabileceği varsayılmamalıdır.
İddet Süresinin Kaldırılması ile Soybağının Reddi Aynı Şey midir?
Hayır. Bunlar birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
İddet süresinin kaldırılması, kadının yeniden evlenmesi önündeki 300 günlük kanuni engelin kaldırılmasına ilişkindir.
Soybağının reddi davası ise kanuni babalık karinesi nedeniyle çocukla baba arasında kurulmuş soybağının ortadan kaldırılmasını amaçlar.
Mahkemenin iddet süresini kaldırması, mevcut veya ileride doğabilecek bir çocuk bakımından babalık karinesini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Boşanmadan Sonraki 300 Gün İçinde Doğan Çocuğun Babası Kim Sayılır?
Türk Medeni Kanunu m.285 uyarınca evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası bakımından eski kocaya ilişkin babalık karinesi gündeme gelir.
Biyolojik babanın başka biri olduğu iddia edilse bile mevcut hukuki soybağı kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarihli, 2023/2906 E. ve 2023/2613 K. sayılı kararında da 300 günlük süre içerisinde doğan çocuk bakımından mevcut soybağının kaldırılmadan biyolojik babaya yönelik babalık tespiti yoluna gidilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Kadın 300 Gün İçinde Yeniden Evlenirse Çocuğun Babası Kim Sayılır?
Türk Medeni Kanunu m.290, eski eş ile yeni eş bakımından babalık karinelerinin çakışması ihtimalini ayrıca düzenlemektedir.
Çocuk önceki evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğmuş ve kadın bu sırada yeniden evlenmişse kural olarak ikinci evlilikteki koca baba sayılır.
İkinci kocaya ilişkin bu karinenin çürütülmesi hâlinde önceki kocaya ilişkin babalık karinesi yeniden gündeme gelebilir.
İddet Süresinin Kaldırılması Dilekçesi Nasıl Olmalıdır?
Dilekçede özellikle;
- başvuranın kimlik ve adres bilgileri,
- önceki evliliğin hangi kararla sona erdiği,
- boşanma kararının kesinleşme tarihi,
- 300 günlük sürenin henüz dolmadığı,
- yeniden evlenme iradesi,
- TMK m.132 kapsamındaki kaldırma sebebi,
- gerekirse sağlık kuruluşuna sevk talebi,
- bekleme süresinin kaldırılmasına ilişkin açık sonuç ve istem
yer almalıdır.
İddet Süresinin Kaldırılması Dilekçe Örneği
T.C. … NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE
İSTEMDE BULUNAN: Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres
DAVALI: Hasımsız
KONU: Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca yeniden evlenmede 300 günlük bekleme süresinin kaldırılması talebidir.
AÇIKLAMALAR:
1. … Aile Mahkemesinin … Esas, … Karar sayılı ilamı ile boşanmama karar verilmiş, söz konusu karar … tarihinde kesinleşmiştir.
2. Boşanma kararının kesinleşmesiyle hakkımda Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca 300 günlük bekleme süresi başlamıştır.
3. Yeniden evlenmek istemekteyim. Önceki evliliğimden gebe bulunmadığımın mahkemenizce uygun görülecek sağlık kuruluşundan alınacak raporla tespit edilmesi mümkündür.
4. Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde bekleme süresinin kaldırılması mümkündür.
HUKUKİ NEDENLER: TMK m.132, HMK m.382 ve devamı, 4787 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Nüfus kayıtları, boşanma ilamı, kesinleşme kaydı, sağlık raporu ve gerektiğinde mahkemenizce resen temin edilecek diğer kayıtlar.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle hakkımda uygulanmakta olan 300 günlük yeniden evlenme bekleme süresinin Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca kaldırılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.
Not: Bu örnek genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın özelliklerine göre dilekçenin içeriği değiştirilmelidir.
İddet Süresi Konusunda En Sık Yapılan Hatalar
- 300 günlük sürenin boşanma kararının verildiği tarihte başladığını düşünmek,
- boşanma kararının kesinleşme tarihini kontrol etmemek,
- her durumda 300 günün tamamının beklenmesi gerektiğini sanmak,
- doğum yapılması hâlinde sürenin sona erdiğini gözden kaçırmak,
- eski eşin davalı olarak gösterilmesinin zorunlu olduğunu düşünmek,
- yetkili mahkemeyi yanlış belirlemek,
- herhangi bir sağlık raporunun mutlaka yeterli olacağını varsaymak,
- mahkeme kararı verildiği anda kararın nüfus kayıtlarına otomatik olarak işlendiğini düşünmek,
- yabancı boşanma kararının Türkiye’de kendiliğinden nüfus kaydına işlendiğini sanmak,
- iddet süresinin kaldırılması ile soybağının reddini aynı hukuki işlem olarak değerlendirmek,
- AİHM kararından sonra TMK m.132’nin yürürlükten kalktığını düşünmek.
Sık Sorulan Sorular
Boşandıktan sonra kadın kaç gün evlenemez?
Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca kural olarak evliliğin sona ermesinden itibaren 300 günlük bekleme süresi bulunmaktadır.
300 gün boşanma kararının verildiği tarihten mi başlar?
Hayır. Boşanmada 300 günlük sürenin başlangıcında boşanma kararının kesinleştiği tarih esas alınır.
300 gün dolmadan yeniden evlenmek mümkün müdür?
Evet. Kanundaki şartlar varsa mahkemeden bekleme süresinin kaldırılması istenebilir.
İddet süresinin kaldırılması hangi mahkemeden istenir?
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerde Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
İddet süresinin kaldırılması davasında yetkili mahkeme neresidir?
HMK m.384 uyarınca kural olarak talepte bulunan kişinin oturduğu yer Aile Mahkemesi yetkilidir.
Eski eş davalı olmak zorunda mı?
Hayır. Bekleme süresinin kaldırılması çekişmesiz yargı işidir ve başvuru kural olarak hasımsızdır.
Eski eşin izin vermesi gerekir mi?
Başka biriyle evlenme amacıyla yapılan başvuruda eski eşin izin veya onayı kanuni şart değildir.
Gebelik testi zorunlu mudur?
Başvurunun gerekçesi önceki evlilikten gebe olunmadığının tespitine dayanıyorsa gebelik durumunun tıbben ortaya konulması uygulamada önem taşır. Mahkeme sağlık kuruluşuna sevk yapabilir.
Eski eşimle tekrar evleneceksem 300 gün bekler miyim?
TMK m.132 uyarınca sona eren evliliğin taraflarının yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bekleme süresini kaldırır.
Avukat tutmak zorunlu mudur?
Hayır. Ancak yabancı boşanma, soybağı veya kayıt sorunu bulunan dosyalarda hukuki yardım alınması sürecin doğru yürütülmesi açısından yararlı olabilir.
Dava ne kadar sürer?
Sabit bir kanuni sonuçlanma süresi yoktur. Mahkemenin iş yükü, sağlık raporu ve dosyanın eksiksiz olup olmadığı süreyi doğrudan etkiler.
AİHM kararı nedeniyle iddet süresi kaldırıldı mı?
Hayır. AİHM Türkiye hakkında ihlal kararı vermiş olmakla birlikte TMK m.132 2026 yılı itibarıyla yürürlüktedir.
Anayasa Mahkemesi 2025 yılında iddet süresini iptal etti mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesi E.2024/233, K.2025/181 sayılı kararında incelediği sınırlı kısım yönünden iptal istemini reddetmiştir.
Boşanmadan sonraki 300 gün içinde çocuk doğarsa eski eş baba mı sayılır?
TMK m.285’teki babalık karinesi nedeniyle eski kocaya ilişkin soybağı karinesi gündeme gelebilir. Somut olayda annenin yeniden evlenip evlenmediği ve TMK m.290’daki karinelerin çakışması kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
İddet süresi, Türk Medeni Kanunu m.132 uyarınca evliliği sona eren kadın için öngörülen 300 günlük yeniden evlenme bekleme süresidir. Boşanmada bu süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
Ancak 300 günlük sürenin her durumda sonuna kadar beklenmesi zorunlu değildir. Doğumla süre sona erer; kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya sona eren evliliğin taraflarının yeniden birbirleriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bekleme süresini kaldırabilir.
İddet süresinin kaldırılması HMK kapsamında çekişmesiz yargı işidir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme ise kural olarak talepte bulunanın oturduğu yer mahkemesidir. Eski eşin davalı olarak gösterilmesi veya başka biriyle evlenme hâlinde eski eşten izin alınması gerekli değildir.
2023 tarihli Nurcan Bayraktar/Türkiye kararında AİHM, yalnızca kadınlara uygulanan 300 günlük bekleme süresi ile gebe olunmadığının tıbbi muayeneyle kanıtlanması zorunluluğunu özel hayat ve ayrımcılık yasağı bakımından ihlal olarak değerlendirmiştir. Buna karşılık Anayasa Mahkemesinin 2025 tarihli norm denetimi kararı sonrasında da Türk Medeni Kanunu m.132 yürürlükte kalmıştır.
Özellikle yeniden evlenme planı, yabancı boşanma kararı, gebelik veya 300 günlük dönem içinde doğan çocuk bulunması hâlinde bekleme süresi yalnızca evlilik işlemleri bakımından değil, soybağı sonuçları bakımından da dikkatle değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın şartları farklı olduğundan iddet süresinin kaldırılması, yabancı boşanma kararları ve soybağı sonuçları dosya özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.