İş Kazası Davaları
İş kazaları; işçinin sağlığını, çalışma gücünü, gelirini ve günlük yaşamını doğrudan etkileyebilen, aynı olay içinde sosyal güvenlik hukuku, iş sağlığı ve güvenliği, tazminat hukuku ve bazı durumlarda ceza hukukunu birlikte ilgilendiren uyuşmazlıklardır.
İstanbul iş kazası avukatı kapsamında yürütülen hukuki süreç yalnızca işverene karşı tazminat davası açılmasından ibaret değildir. Kazanın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi, olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği, sürekli iş göremezlik oranı, kusur incelemesi, gerçek ücret, SGK tarafından yapılan ödemeler ve varsa ceza soruşturması aynı dosya içinde birlikte değerlendirilmelidir.
Av. Melek Bal Helvacı, İstanbul Maltepe'de iş kazasının tespiti, SGK süreci, işverene karşı maddi ve manevi tazminat talepleri, ölümlü iş kazaları ve işveren sorumluluğundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
İş Kazası Nedir?
İş kazası yalnızca işçinin işyerinde makineye sıkışması, yüksekten düşmesi veya iş ekipmanıyla yaralanması gibi işyerinin fiziksel sınırları içinde gerçekleşen kazalardan ibaret değildir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, yürütülen iş nedeniyle, görevle başka bir yere gönderildiği bazı durumlarda, emziren kadın sigortalının süt izninde veya işverence sağlanan taşıtla işe gidiş gelişi sırasında meydana gelen olaylar da şartları varsa iş kazası sayılabilir.
Bu nedenle bir trafik kazası, kalp krizi, işyeri dışında gerçekleşen yaralanma veya görev sırasında meydana gelen başka bir olay da somut koşullarına göre iş kazası niteliğinde olabilir.
İş kazasının kapsamı ve bildirim süreci hakkında ayrıntılı bilgi için iş kazası ve iş kazası bildirimi rehberimizi inceleyebilirsiniz.
İş Kazası Geçirdikten Sonra Ne Yapılmalıdır?
Kaza sonrasında öncelik kişinin sağlık durumunun korunmasıdır. Bunun yanında olayın nasıl gerçekleştiğini gösterecek delillerin mümkün olduğunca erken korunması gerekir. İş kazası dosyalarında ilk saatlerde veya günlerde oluşturulan kayıtlar daha sonraki SGK incelemesi, kusur değerlendirmesi ve tazminat davasının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Somut olayın özelliklerine göre hastane ve acil servis kayıtlarının doğru oluşturulması, işyeri kaza tutanağının alınması, kamera görüntülerinin korunması, tanıkların belirlenmesi, kolluk veya savcılık belgelerinin temini, kullanılan makine ve ekipmanın durumunun tespiti ve iş sağlığı ve güvenliği belgelerinin korunması önem taşır.
İşçinin kazadan hemen sonra imzaladığı tutanak, ifade, sulh veya ödeme belgeleri de daha sonraki uyuşmazlık bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
İş Kazasının SGK'ya Bildirilmesi
Hizmet akdiyle çalışan 4/a kapsamındaki sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde işverenin kazayı yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmesi gerekir.
Kazanın işverenin kontrolü dışında gerçekleşmesi ve işverenin olay hakkında bilgi almasına engel bir durum bulunması hâlinde bildirim süresinin başlangıcı olayın öğrenildiği tarihe göre ayrıca değerlendirilebilir.
İşverenin iş kazasını bildirmemesi veya geç bildirmesi, olay gerçekten iş kazası niteliğindeyse işçinin bütün haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte geç bildirim işveren yönünden idari yaptırımlara ve SGK tarafından bazı ödemelerin işverenden tahsiline yol açabilir.
İşveren İş Kazasını Bildirmezse Ne Olur?
Uygulamada bazı kazalarda olayın iş kazası olmadığı yönünde tutanak tutulması, hastane girişinin normal yaralanma olarak yapılması veya SGK bildiriminin hiç yapılmamasıyla karşılaşılabilir.
Bu durumda olayın nasıl meydana geldiği; hastane kayıtları, tanık anlatımları, kamera görüntüleri, işyeri kayıtları, kolluk belgeleri, vardiya ve çalışma kayıtları gibi delillerle ayrıca incelenebilir.
SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edilmemesi veya olayın Kuruma hiç bildirilmemiş olması hâlinde, somut dosyaya göre iş kazasının tespitine ilişkin ayrı bir hukuki süreç yürütülmesi gerekebilir.
İş Kazasının SGK Tarafından Kabul Edilmesi ile İşverenin Tazminat Sorumluluğu Aynı Şey midir?
Hayır. Bu ayrım iş kazası dosyalarının en önemli noktalarından biridir.
Bir olayın 5510 sayılı Kanun bakımından iş kazası sayılması için işverenin mutlaka kusurlu olması gerekmez. Buna karşılık işverenden maddi ve manevi tazminat talep edilirken işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, alınması gereken önlemler, tarafların kusurları, illiyet bağı ve zararın kapsamı ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla “SGK iş kazası dedi, işveren bütün zarardan otomatik olarak sorumludur” veya “işçinin da kusuru var, hiçbir tazminat alamaz” biçimindeki değerlendirmeler her dosya bakımından doğru değildir.
İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Sorumluluğu
İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük yalnızca iş güvenliği uzmanı görevlendirmekten ibaret değildir.
İşverenin; işyerindeki riskleri belirlemesi, risk değerlendirmesi yapması veya yaptırması, gerekli koruyucu önlemleri alması, uygun ekipman sağlaması, çalışanları bilgilendirmesi ve eğitmesi, alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemesi gerekir.
Bir iş güvenliği eğitiminin imza karşılığı verilmiş olması veya kişisel koruyucu ekipmanın işçiye teslim edildiğine dair form bulunması, tek başına işverenin bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini göstermeyebilir. Önlemlerin somut işe ve gerçek riske uygun olup olmadığı ayrıca incelenir.
İş Kazasında Kusur Nasıl Belirlenir?
İş kazası dosyalarında kusur değerlendirmesi çoğu zaman teknik bilirkişi incelemesi gerektirir.
Kazanın meydana geliş şekli, işverenin alması gereken önlemler, iş organizasyonu, risk değerlendirmesi, kullanılan makine veya ekipman, işçiye verilen eğitim, kişisel koruyucu donanımlar, denetim sistemi ve işçinin davranışları birlikte incelenir.
Kusur değerlendirmesinin yalnızca “işçi dikkatsiz davrandı” veya “işveren eğitim verdi” şeklindeki genel ifadeler üzerinden yapılması yeterli değildir. Hangi önlemin alınması gerektiği ve bu önlemin kazayı önleyip önleyemeyeceği somutlaştırılmalıdır.
İşçinin Kusurlu Olması Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırır mı?
İşçinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması tazminat hakkını her durumda tamamen ortadan kaldırmaz.
İşçinin davranışının kazaya etkisi ile işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği birlikte değerlendirilir. İşçinin kusur oranı, koşulları varsa hesaplanan maddi tazminatın miktarını etkileyebilir.
Bununla birlikte her olayın oluş şekli farklı olduğundan kusur oranının yalnızca kaza tutanağı veya işveren tarafından hazırlanan belge üzerinden belirlenmesi doğru değildir.
İş Kazasında SGK Hangi Hakları Sağlar?
İş kazası sigortasından yararlanabilmek için 4/a sigortalıları yönünden hastalık sigortasında olduğu gibi belirli bir prim günü şartı aranmaz.
Şartları bulunan sigortalıya iş kazası nedeniyle raporlu olduğu günler için geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilir. İş kazasında bu ödeme, hastalık hâlindeki gibi yalnız üçüncü günden itibaren değil, iş göremezliğin bulunduğu her gün bakımından gündeme gelir.
İş kazası sonucu Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azaldığı tespit edilen sigortalıya şartları varsa sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir.
Ayrıca ölüm hâlinde hak sahiplerine ölüm geliri, cenaze ödeneği ve koşulları varsa diğer sosyal güvenlik hakları söz konusu olabilir.
Sürekli İş Göremezlik ile Malullük Aynı Şey midir?
Hayır. Uygulamada bu iki kavram sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.
İş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bakımından SGK tarafından meslekte kazanma gücü kaybının en az yüzde 10 olması aranırken, 5510 sayılı Kanundaki malullük kavramı farklı şartlara ve farklı oranlara tabidir.
Bu nedenle hastane raporunda yazılı herhangi bir “engellilik oranının” doğrudan iş kazası tazminatı veya sürekli iş göremezlik oranı olarak kabul edilmesi doğru değildir. Uygulanacak mevzuat, kazanın tarihi, raporu düzenleyen kurum ve zararın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
İş Kazası Tazminat Davası
İş kazası sonucunda işçinin vücut bütünlüğü zarar görmüşse veya işçi hayatını kaybetmişse, şartları bulunduğunda işverene ve olayın özelliklerine göre diğer sorumlulara karşı maddi ve manevi tazminat talepleri ileri sürülebilir.
Tazminat davasında yalnızca kazanın iş kazası olduğunun kabul edilmesi yeterli değildir. İşverenin hukuki sorumluluğu, kusur, illiyet bağı, gerçek zarar, işçinin gelir durumu, sürekli iş göremezlik oranı ve SGK tarafından yapılan ödemelerin hesaba etkisi ayrı ayrı incelenir.
Ayrıntılı bilgi için iş kazası tazminat davası ve şartları rehberimizi inceleyebilirsiniz.
İş Kazasında Hangi Maddi Tazminatlar Talep Edilebilir?
Bedensel zarar meydana gelen iş kazalarında somut olayın özelliklerine göre tedavi ve iyileşme sürecinden kaynaklanan zararlar, geçici kazanç kaybı, sürekli çalışma gücü veya kazanç kaybı, bakıcı ihtiyacı, ekonomik geleceğin sarsılması ve diğer belgelenebilir zararlar gündeme gelebilir.
İşçinin hayatını kaybettiği iş kazalarında ise şartları bulunan kişiler yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ile ölüm nedeniyle doğan diğer zararlar değerlendirilebilir.
Hangi zarar kaleminin talep edilebileceği kazanın sonucu ve kişinin somut durumuna göre belirlenmelidir.
Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
İş kazası sonucunda bedensel bütünlüğü zarar gören işçi, şartları varsa manevi tazminat talep edebilir. İşçinin hayatını kaybetmesi hâlinde yakınları bakımından da manevi tazminat gündeme gelebilir.
Manevi tazminat için önceden belirlenmiş sabit bir tarife bulunmaz. Kazanın ağırlığı, yaralanmanın niteliği, kalıcı sonuçlar, tarafların kusur durumu ve olayın kişi üzerindeki etkileri mahkemece birlikte değerlendirilir.
İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
İş kazası tazminatında herkes için geçerli sabit bir rakam veya maaşın belirli katı şeklinde bir hesaplama yöntemi bulunmamaktadır.
Maddi zarar hesabında işçinin yaşı, gerçek kazancı, çalışma süresi, geçici iş göremezlik dönemi, sürekli iş göremezlik oranı, tarafların kusur oranları, bakım ihtiyacı, SGK tarafından bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin mevzuata göre mahsup edilecek bölümü ile aktüeryal veriler birlikte değerlendirilir.
Güncel yargı uygulamasında gerçek zarara mümkün olduğunca yakın sonuca ulaşılması amacıyla yaşam beklentisi ve aktüeryal hesaplarda güncel tablolar da dikkate alınmaktadır. Bu nedenle internet üzerindeki basit “iş kazası tazminat hesaplama” araçları nihai dava değerini göstermez.
Gerçek Ücret Neden Önemlidir?
İş kazası tazminatının hesabında işçinin gerçek kazancı önemli unsurlardan biridir.
İşçinin ücretinin bir bölümü bordro dışında veya elden ödeniyorsa yalnızca SGK kaydı ya da bordro rakamıyla yetinilmesi her dosyada doğru sonuca götürmeyebilir.
Banka hareketleri, mesleki kıdem, tanık anlatımları, emsal ücret araştırmaları, meslek kuruluşlarından alınan bilgiler ve diğer çalışma kayıtları somut olayın özelliklerine göre gerçek ücretin belirlenmesinde değerlendirilebilir.
Taşeron İşçinin İş Kazasında Kim Sorumludur?
İş kazasının meydana geldiği işyerinde asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunması hâlinde yalnızca işçinin bordrosunda görünen alt işverenin hukuki durumu incelenmez.
İşin hangi işveren tarafından organize edildiği, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini kimin alması gerektiği, asıl ve alt işveren arasındaki sözleşme, işin niteliği ve kazaya neden olan ihlal birlikte değerlendirilir.
Kanuni şartları bulunan asıl işveren-alt işveren ilişkisinde her iki işveren bakımından birlikte sorumluluk gündeme gelebilir. Bununla birlikte her şirketin yalnızca dosyada adının bulunması sorumluluk için tek başına yeterli değildir; hukuki ilişkinin gerçek niteliği belirlenmelidir.
Sigortasız Çalışan İşçi İş Kazası Geçirirse Ne Olur?
İşçinin SGK'ya hiç bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş olması, fiilen çalıştığı ve kazanın iş ilişkisi içinde meydana geldiği ispatlanabiliyorsa iş kazasından doğabilecek hakların kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Ancak bu tür dosyalarda çalışma ilişkisinin, hizmet süresinin ve kazanın meydana geliş biçiminin ayrıca ispatlanması gerekebilir. SGK kayıtları bulunmadığından tanıklar, ücret ödemeleri, mesajlar, kamera görüntüleri, işyeri kayıtları ve diğer fiili çalışma delilleri daha da önem kazanabilir.
Somut olayda hizmet tespiti veya iş kazasının tespiti bakımından ayrıca hukuki süreç yürütülmesi gerekebilir.
İş Kazası Trafik Kazası Şeklinde Meydana Gelebilir mi?
Evet. İşçinin işi nedeniyle araç kullanırken, görevlendirildiği iş nedeniyle seyahat ederken veya kanunun iş kazası saydığı ulaşım koşulları içinde trafik kazası geçirmesi hâlinde aynı olay hem iş kazası hem de trafik kazası niteliği taşıyabilir.
Bu durumda işverenin yanında kusurlu sürücü, araç işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı gibi farklı kişilerin veya kuruluşların hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir. Her sorumlunun dayanağı ve sorumluluk kapsamı ayrı değerlendirilmelidir.
Trafik kazasının özel hukuk boyutu için trafik kazası tazminat davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Ölümlü İş Kazalarında Ailenin Hakları
İş kazası sonucunda işçinin hayatını kaybetmesi hâlinde hem sosyal güvenlik hakları hem de özel hukuk tazminatları gündeme gelebilir.
Şartları bulunan hak sahiplerine SGK tarafından ölüm geliri bağlanabilir. Bunun dışında ölen kişinin yaşarken ekonomik veya düzenli yaşam desteği sağladığı kişiler, koşulları varsa destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
Destekten yoksun kalma tazminatı miras payından farklı bir hukuki talep olduğundan, yalnızca kişinin mirasçı olup olmadığına bakılarak değerlendirme yapılamaz.
Yakınların manevi tazminat talepleri de olayın özelliklerine göre ayrıca gündeme gelebilir.
İş Kazasında Sağlık ve İş Göremezlik Raporları
İş kazasının vücutta bıraktığı kalıcı etkinin doğru belirlenmesi maddi tazminat hesabının en önemli aşamalarından biridir.
SGK Sağlık Kurulu kararı, hastane sağlık kurulu raporları, gerektiğinde Yüksek Sağlık Kurulu veya Adli Tıp Kurumu değerlendirmeleri dosyanın niteliğine göre gündeme gelebilir.
Raporun yalnızca sonuç bölümündeki orana bakılması yeterli değildir. Kazayla mevcut sağlık durumu arasındaki illiyet bağı, kalıcı etkinin hangi tarihten itibaren oluştuğu ve raporun olay tarihinde uygulanması gereken mevzuata uygun olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
İş Kazası Davasında Hangi Deliller Önemlidir?
Her iş kazasının oluş biçimi farklıdır. Somut dosyada iş kazası tutanağı, SGK tahkikatı, hastane kayıtları, kolluk ve savcılık dosyaları, işyeri kamera görüntüleri, tanık anlatımları, risk değerlendirmeleri, iş güvenliği eğitim kayıtları, kişisel koruyucu donanım belgeleri, makine bakım kayıtları, vardiya çizelgeleri, ücret bordroları ve banka hareketleri önem taşıyabilir.
İş kazası dosyalarında delillerin önemli bölümü işveren, SGK, hastane veya diğer kurumların elinde bulunduğundan hangi belgenin hangi kurumdan isteneceğinin dava başlangıcında doğru belirlenmesi önemlidir.
İş Kazası Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.
Aynı şekilde bu tazminatlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları da kanundaki iş kazası ve meslek hastalığı istisnası kapsamındadır.
Ancak aynı işçi ayrıca kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma veya başka bir işçilik alacağı talep ediyorsa bu talepler bakımından arabuluculuk şartının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İş Kazası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
İş kazasından kaynaklanan işçi-işveren uyuşmazlıklarında görevli mahkeme kural olarak İş Mahkemesidir. Ayrı bir İş Mahkemesi bulunmayan yerde davaya Asliye Hukuk Mahkemesi İş Mahkemesi sıfatıyla bakabilir.
Yetkili mahkeme belirlenirken davalının yerleşim yeri, işin yapıldığı yer ve iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer dikkate alınabilir. İş kazasından doğan tazminat davalarında zarar gören işçinin yerleşim yeri de yetki bakımından önem taşıyabilir.
Birden fazla işveren veya sorumlunun bulunduğu dosyalarda görev ve yetki ayrıca değerlendirilmelidir.
İş Kazası Davalarında Zamanaşımı
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat taleplerinde zamanaşımı hesabı talebin hukuki dayanağına, kazanın tarihine, zararın niteliğine ve olayın aynı zamanda suç oluşturup oluşturmadığına göre değerlendirilmelidir.
İşverene karşı iş sözleşmesinden ve gözetme borcunun ihlalinden doğan tazminat taleplerinde uygulamada 10 yıllık zamanaşımı süresi önemli bir kuraldır. Bununla birlikte tek başına “kazanın üzerinden 10 yıl geçti veya geçmedi” denilerek kesin sonuca varılması doğru değildir.
Ek talepler, farklı sorumlular, olayın cezai niteliği ve daha önce yapılan usuli işlemler süre hesabını etkileyebileceğinden zamanaşımı her dosyada ayrıca kontrol edilmelidir.
İş Kazası Davası Ne Kadar Sürer?
İş kazası tazminat davalarının tamamı için geçerli sabit bir yargılama süresi bulunmamaktadır.
SGK tahkikatının tamamlanması, iş kazasının tespiti konusunda uyuşmazlık bulunması, sağlık kurulu ve iş göremezlik raporları, kusur bilirkişi incelemesi, gerçek ücret araştırması, aktüerya hesabı, ceza dosyasının durumu ve istinaf veya temyiz süreçleri toplam süreyi etkileyebilir.
Bu nedenle dosyanın başında delillerin, tarafların ve SGK sürecinin doğru belirlenmesi yargılamanın sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.
İş Kazası Avukatının Dosyadaki Rolü
İş kazası dosyası yalnızca dava dilekçesi hazırlanmasından ibaret değildir. Kazanın meydana geliş şekli ile SGK sürecinin birlikte değerlendirilmesi, delillerin korunması, kusur incelemesinin denetlenmesi, sağlık raporlarına gerektiğinde itiraz edilmesi, gerçek ücretin ispatlanması ve maddi tazminat hesabının kontrolü gerekir.
Ölümlü veya ağır yaralanmalı kazalarda aynı olay nedeniyle yürütülen ceza soruşturması, SGK tahkikatı, tazminat davası ve varsa sigorta başvurularının birbirleriyle uyumlu şekilde takip edilmesi de önem taşır.
İstanbul ve Maltepe'de İş Kazası Avukatı
Av. Melek Bal Helvacı, İstanbul Maltepe'de iş kazasının tespiti, SGK işlemleri, sürekli iş göremezlik uyuşmazlıkları, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davaları, ölümlü iş kazaları, asıl işveren-alt işveren sorumluluğu ve trafik kazası niteliği taşıyan iş kazalarına ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
İş kazası dosyasında değerlendirmeye kaza tutanağı, hastane ve SGK kayıtları, varsa savcılık dosyası, ücret belgeleri ve elde bulunan diğer kayıtlarla başlanması dosyanın hukuki yol haritasının belirlenmesini kolaylaştırır.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası yalnızca işyerinde meydana gelen kaza mıdır?
Hayır. İşyerinin dışında meydana gelen bazı olaylar da 5510 sayılı Kanunda belirtilen şartları taşıyorsa iş kazası kabul edilebilir. Görevle başka yere gönderilme veya işverence sağlanan taşıtla işe gidiş geliş sırasında meydana gelen bazı kazalar buna örnek olabilir.
İşveren iş kazasını SGK'ya bildirmezse haklar kaybolur mu?
Hayır. Bildirim yapılmamış olması olayın gerçek niteliğini değiştirmez. İşçinin veya yakınlarının elindeki delillere göre olayın iş kazası niteliğinin SGK ve gerektiğinde mahkeme önünde tespit edilmesi gündeme gelebilir.
İş kazası için kaç günlük sigorta primi gerekir?
İş kazası sigortasından yararlanmak bakımından 4/a sigortalıları için hastalık sigortasındaki gibi belirli bir prim ödeme gün şartı bulunmamaktadır. Sigortalılık türüne özgü özel durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.
İşçinin kusuru varsa tazminat alamaz mı?
İşçinin kusurlu bulunması tazminat hakkını her durumda tamamen ortadan kaldırmaz. İşçinin ve işverenin kusurları ile kazaya etkileri ayrı ayrı değerlendirilir.
SGK para ödediğinde işverene dava açılamaz mı?
SGK'nın geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri bağlaması, işverenin hukuki sorumluluğu bulunuyorsa maddi ve manevi tazminat davasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak SGK ödemelerinin tazminat hesabındaki etkisi ayrıca değerlendirilir.
Sürekli iş göremezlik geliri için yüzde kaç oran gerekir?
SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için Kurum Sağlık Kurulunca iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azaldığının tespit edilmesi gerekir.
İş kazası tazminat davasından önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.
Sigortasız işçi iş kazası geçirirse dava açabilir mi?
Fiilen bir iş ilişkisi kapsamında çalışıldığı ve kazanın işle bağlantısı ispatlanabiliyorsa sigortasız çalıştırılmış olmak tek başına hakların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ancak çalışma ilişkisinin ve iş kazasının tespiti bakımından ek hukuki süreçler gerekebilir.
Taşeron işçinin kazasında yalnız taşeron mu sorumludur?
Her zaman değil. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuni şartları ve kazanın oluş biçimi birlikte incelenir. Şartları bulunan dosyalarda asıl işveren ile alt işveren bakımından birlikte sorumluluk gündeme gelebilir.
Hukuki Destek ve İletişim
İş kazası dosyalarında SGK süreci, iş kazasının tespiti, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, kusur, gerçek ücret, sağlık raporları, sürekli iş göremezlik ve tazminat hesabı birbirinden bağımsız değil; birlikte değerlendirilmesi gereken konulardır.
İş kazasının tespiti, SGK işlemleri, maddi ve manevi tazminat talepleri, ölümlü iş kazaları ve işveren sorumluluğuna ilişkin hukuki danışmanlık ve dava takibi için Av. Melek Bal Helvacı ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş kazasının niteliği, kusur durumu, SGK süreci, sağlık sonuçları ve tazminat talepleri her somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.