İş Kazası Nedir? İş Kazası Bildirimi ve İş Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler
İş Kazası Nedir?
İş kazası, işçinin çalışma hayatı içerisinde meydana gelen her yaralanmanın genel adı değildir. Bir olayın hukuken iş kazası sayılıp sayılmayacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümlerine göre değerlendirilir.
5510 sayılı Kanun bakımından iş kazası, sigortalının kanunda belirtilen hâllerden birinde uğradığı ve kendisini hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen zarara uğratan olaydır.
Bir olayın SGK tarafından iş kazası sayılması ile işverenin o kazadan dolayı maddi veya manevi tazminat ödemekle sorumlu tutulması ise aynı şey değildir. İş kazası niteliğinin tespiti sosyal güvenlik hukukuna ilişkin bir değerlendirmeyken, işverenin tazminat sorumluluğunda ayrıca kusur ve uygun nedensellik bağı incelenir.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?
5510 sayılı Kanun m.13'e göre özellikle aşağıdaki durumlarda meydana gelen olaylar iş kazası kapsamında değerlendirilebilir:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen kazalar,
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen kazalar,
- İşçinin görevle işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi sırasında meydana gelen kazalar,
- Emziren kadın sigortalının süt izni sırasında meydana gelen kazalar,
- İşveren tarafından sağlanan taşıtla işe gidiş veya işten dönüş sırasında meydana gelen kazalar.
Bu hâllerden birinin bulunması yeterli olabilir. İşçinin kaza anında mutlaka fiilen üretim yapıyor olması gerekmez.
İşyerinde Meydana Gelen Her Olay İş Kazası mıdır?
5510 sayılı Kanun bakımından işçinin işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve bedensel veya ruhsal zarar doğuran olaylar geniş biçimde iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir.
Örneğin işçinin üretim sırasında makineye elini kaptırması açık bir iş kazası örneğidir. Ancak işçinin işyerindeki merdivenden düşmesi, koridorda kayması veya işyerinde bulunduğu sırada başka bir olay sonucu yaralanması da somut olayın şartlarına göre iş kazası sayılabilir.
Burada tekrar önemli bir ayrım yapılmalıdır: Olayın iş kazası olması, işverenin mutlaka kusurlu olduğu anlamına gelmez.
İşe Giderken Geçirilen Kaza İş Kazası mıdır?
İşçinin normal şekilde kendi aracıyla, toplu taşımayla veya yürüyerek evinden işyerine gitmesi sırasında meydana gelen her trafik veya yaya kazası iş kazası değildir.
Ancak ulaşım işveren tarafından sağlanmışsa durum değişir.
Servis Aracında Meydana Gelen Kaza
İşçinin işveren tarafından sağlanan servis aracıyla işe giderken veya işten dönerken geçirdiği kaza 5510 sayılı Kanun m.13 kapsamında iş kazası sayılır.
Servis aracının mutlaka işverenin mülkiyetinde olması gerekmez. İşverenin servis şirketiyle anlaşarak ulaşımı organize etmiş olması da bu kapsamda değerlendirilebilir.
İşçinin Kendi Aracıyla İşe Giderken Kaza Yapması
İşçinin tamamen kendi imkânıyla ve olağan işe gidiş güzergâhında kendi aracıyla kaza yapması kural olarak iş kazası kapsamında değildir.
Buna karşılık işveren işçiye belirli bir görev vermiş ve işçi bu görev nedeniyle kendi aracıyla başka bir yere gidiyorsa olay görevlendirme kapsamında ayrıca iş kazası sayılabilir.
Görevle Başka Bir Yere Gönderilen İşçinin Kazası
İşveren tarafından başka bir şehre, müşteriye, şubeye, toplantıya, eğitime veya başka bir göreve gönderilen işçi açısından koruma yalnızca fiilen işi yaptığı anla sınırlı değildir.
5510 sayılı Kanun, işçinin işveren tarafından görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen olayları da belirli şartlarla iş kazası kapsamında kabul etmektedir.
Bu nedenle iş seyahatlerinde olayın nerede ve hangi amaçla meydana geldiği ayrıca incelenmelidir.
Evden Çalışırken Meydana Gelen Kaza İş Kazası mıdır?
Uzaktan çalışma ve home office sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte evde meydana gelen kazaların hukuki niteliği de önem kazanmıştır.
Evden çalışan işçinin çalışma sırasında bilgisayar veya iş ekipmanıyla bağlantılı olarak yaralanması, elektrik çarpması ya da işin yürütümüyle doğrudan ilişkili başka bir olay yaşaması iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak işçinin evde bulunduğu her an işverenin sorumluluk alanında değildir. Olayın çalışma saatleriyle, yapılan işle ve işverenin organizasyonuyla bağlantısı somut olarak araştırılır.
Özellikle olay saati, bilgisayar kayıtları, çevrim içi toplantılar, mesajlaşmalar, görev kayıtları ve tanık anlatımları önem taşıyabilir.
Yemek veya Sigara Molasında Geçirilen Kaza
İşçinin işyeri sınırları içerisinde yemek, çay, sigara veya dinlenme molası sırasında yaralanması da işyerinde bulunma şartı nedeniyle iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
İşçinin mola sırasında işyeri dışına çıkması hâlinde ise olayın işverenin organizasyonu ve yapılan işle bağlantısı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle “mola olduğu için iş kazası değildir” şeklinde otomatik bir sonuç doğru değildir.
İşyerinde Kalp Krizi İş Kazası mıdır?
İşyerinde geçirilen kalp krizi, beyin kanaması veya benzeri ani sağlık olayları iş kazası uygulamasında önemli bir konudur.
5510 sayılı Kanun bakımından işçinin işyerinde bulunduğu sırada gerçekleşen ve bedensel zarar veya ölüm meydana getiren bu tür olaylar iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak kalp krizinin iş kazası kabul edilmesi, işverenin otomatik olarak tazminat ödemesini gerektirmez.
İşverenin tazminat sorumluluğu bakımından ağır çalışma koşulları, aşırı efor, stres, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, sağlık kontrolleri ve olayla işverenin kusuru arasındaki uygun nedensellik bağı ayrıca araştırılır.
İş Kazasında İşverenin Kusurlu Olması Şart mı?
Bir olayın 5510 sayılı Kanun anlamında iş kazası sayılması için işverenin mutlaka kusurlu olması gerekmez.
Örneğin işçi tamamen kendi kusuruyla işyerinde düşmüş olsa bile olay sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası niteliğini taşıyabilir.
İşverenin maddi veya manevi tazminat sorumluluğunda ise durum farklıdır. İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırı davranışı, kusur oranı ve kaza ile bu davranış arasındaki nedensellik bağı değerlendirilir.
İş Kazası Kaç Gün İçinde Bildirilmelidir?
İş kazalarında en önemli sürelerden biri SGK'ya yapılacak bildirim süresidir.
4/a kapsamında işçi çalıştıran işveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmek zorundadır.
İş kazası işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse üç iş günlük süre, işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlayabilir.
Ayrıca 5510 sayılı Kanun uyarınca yetkili kolluk kuvvetlerine de olayın derhal bildirilmesi gerekir.
Üç İş Günü Nasıl Hesaplanır?
Kanunda üç gün değil, üç iş günü düzenlenmiştir.
Bu nedenle hafta sonları ve resmî tatiller süre hesabında önem taşıyabilir.
Kazanın meydana geldiği tarih, işverenin kazayı hangi tarihte öğrendiği ve kazanın işverenin kontrol alanı dışında gerçekleşip gerçekleşmediği birlikte değerlendirilmelidir.
İş Kazası SGK'ya Nasıl Bildirilir?
İşveren iş kazasını SGK'nın iş kazası ve meslek hastalığı bildirim sistemi üzerinden veya mevzuatta öngörülen diğer yöntemlerle bildirebilir.
Bildirimde kazanın tarihi, saati, yeri, oluş şekli, yaralanan işçi ve diğer olay bilgileri doğru biçimde açıklanmalıdır.
İşverenin “iş kazası bildirimi yaparsam kusuru kabul etmiş olurum” düşüncesi hukuken doğru değildir.
İş kazası bildirimi kanuni bir yükümlülüktür ve tek başına işverenin kusurunu veya tazminat sorumluluğunu kabul ettiği anlamına gelmez.
İş Kazası Bildirilmezse Ne Olur?
İşveren iş kazasını süresinde SGK'ya bildirmezse çeşitli idari ve mali sonuçlarla karşılaşabilir.
5510 sayılı Kanun m.21 uyarınca, geç bildirim nedeniyle bildirim tarihine kadar sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilebilir.
Ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanabilir.
Sigortalının işe giriş bildirgesi de zamanında verilmemişse işveren açısından çok daha ağır SGK rücu sonuçları doğabilir.
İşveren İş Kazasını Bildirmezse İşçi Ne Yapmalıdır?
İşverenin iş kazasını bildirmemesi işçinin haklarını ortadan kaldırmaz.
İşçi veya ölüm hâlinde hak sahipleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna doğrudan başvurarak olayın iş kazası olarak incelenmesini isteyebilir.
Başvuru sırasında mümkün olduğunca şu belgelerin sunulması yararlıdır:
- Hastane ve acil servis kayıtları,
- Epikriz raporu,
- Adli vaka kaydı,
- Kolluk tutanağı,
- İşyeri kaza tutanağı,
- Tanık bilgileri,
- Kamera görüntüleri,
- Çalışmayı ve olay saatini gösteren kayıtlar.
SGK olay hakkında denetmen veya müfettiş incelemesi yaptırabilir.
İş Kazası Hastanede Nasıl Bildirilmelidir?
İş kazası sonrasında sağlık kuruluşuna başvurulduğunda olayın oluş şeklinin doğru anlatılması önemlidir.
Hastane kayıtlarında olayın iş kazası veya adli vaka niteliğinde kayda geçirilmesi, daha sonra ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda önemli delillerden biri olabilir.
İşçinin işini kaybetme korkusuyla “evde düştüm” veya “iş dışında yaralandım” şeklinde gerçeğe aykırı beyanda bulunması ileride ciddi ispat sorunları yaratabilir.
Bununla birlikte yanlış bir ilk beyan tek başına olayın gerçek niteliğini kesin olarak ortadan kaldırmaz; mahkeme tüm delilleri birlikte değerlendirir.
İş Kazası Tutanağı Nasıl Olmalıdır?
İş kazası sonrasında olayın mümkün olduğunca kısa süre içerisinde ayrıntılı biçimde tutanağa bağlanması gerekir.
Tutanakta özellikle:
- Kazanın tarihi ve saati,
- Kazanın meydana geldiği yer,
- İşçinin o sırada yaptığı iş,
- Kazanın oluş biçimi,
- Kullanılan makine veya ekipman,
- Varsa kişisel koruyucu donanım,
- Olayı gören tanıklar,
- Yaralanmanın ilk görünümü,
- İlk yardım ve hastane sevki
mümkün olduğunca objektif şekilde yazılmalıdır.
İş Kazası Tutanağı Yoksa Hak Kaybedilir mi?
Hayır. İşverenin kaza tutanağı düzenlememesi olayın iş kazası olmadığını göstermez.
İş kazası; hastane kayıtları, tanıklar, kamera görüntüleri, kolluk belgeleri, vardiya kayıtları, telefon ve mesajlaşma kayıtları gibi başka delillerle de ispatlanabilir.
Yargıtay uygulamasında olayın gerçek oluş şeklinin tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.
İşçiye “Kendi Kusurumla Düştüm” Belgesi İmzalatılırsa Ne Olur?
Kazadan sonra işçiye “kendi hatamla düştüm”, “iş kazası değildir” veya “işverenden hiçbir talebim yoktur” şeklinde belge imzalatılması olayın hukuki niteliğini tek başına değiştirmez.
İş kazası olup olmadığı objektif olay ve kanuni şartlara göre belirlenir.
Mahkeme bu tür belgeleri de diğer delillerle birlikte değerlendirir. Belgenin ne zaman, hangi koşullarda ve hangi amaçla imzalandığı önemlidir.
Kamera Görüntüleri İş Kazasında Önemli midir?
Evet. Kamera görüntüleri olayın oluş biçimini, işçinin yaptığı işi, kullanılan ekipmanı ve kazanın saatini gösterebilmesi nedeniyle son derece önemli olabilir.
Kamera sistemlerinde kayıtların kısa süre içerisinde otomatik olarak silinebilmesi nedeniyle görüntülerin gecikmeden korunması gerekir.
İşçi açısından olaydan hemen sonra kamera kayıtlarının korunmasının istenmesi önemli bir tedbirdir.
Sigortasız İşçinin Kazası İş Kazası Sayılır mı?
Evet. İşverenin işçiyi SGK'ya bildirmemiş olması, fiilen çalışan kişinin geçirdiği olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz.
Mahkeme ve SGK, görünürdeki kayıtlardan ziyade fiili çalışma ilişkisini araştırabilir.
İşe giriş bildirgesinin kazadan sonra verilmiş olması da önceki fiili çalışmanın ve kazanın araştırılmasına engel değildir.
Sigortasız İşçi Çalıştırmanın İş Kazasına Etkisi
5510 sayılı Kanun m.23, sigortalının işe giriş bildirgesinin kanuni süresinde verilmediği durumlarda işveren açısından ağır sonuçlar öngörmektedir.
İşe giriş bildirgesinden önce meydana gelen iş kazasında SGK, işçiye veya hak sahiplerine gerekli sigorta yardımlarını yapabilir.
Ancak Kurumun yaptığı ve ileride yapacağı belirli ödemeler, işverenin kazada kusuru bulunmasa dahi kanundaki şartlarla işverene rücu edilebilir.
Taşeron İşçinin Geçirdiği İş Kazasında Kim Sorumludur?
Alt işveren işçisinin geçirdiği iş kazalarında yalnızca işçinin bordrosunda görünen alt işverenin sorumluluğuna bakılmaz.
Somut olayda gerçek bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi varsa iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile tazminat sorumluluğu açısından hem asıl işverenin hem de alt işverenin durumu incelenebilir.
Asıl işverenin işyerindeki genel organizasyon, gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği önem taşır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemleri Neden Önemlidir?
İşveren çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
Bu kapsamda yalnızca koruyucu ekipman satın alınması yeterli değildir. İşverenin:
- Risk değerlendirmesi yapması,
- Çalışana iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermesi,
- Uygun kişisel koruyucu ekipmanı sağlaması,
- Makine ve ekipman güvenliğini sağlaması,
- Çalışanın tedbirlere uyup uymadığını denetlemesi,
- Riskli davranışlara müdahale etmesi
gerekir.
Yargıtay'ın güncel yaklaşımında mevzuatta öngörülen teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusur değerlendirmesinde önem taşımaktadır.
İşçinin Kusuru İş Kazası Olmasını Engeller mi?
Hayır. İşçinin kusurlu olması olayın sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası sayılmasını tek başına engellemez.
Ancak kusur oranı işverenden istenebilecek maddi ve manevi tazminat bakımından son derece önemlidir.
İşçinin davranışı kazanın oluşumunda etkili olmuşsa tazminat hesabında bu kusur dikkate alınabilir.
İşçinin tamamen kendi ağır kusurlu davranışının olay ile işverenin eylemi arasındaki nedensellik bağını kesecek nitelikte olması hâlinde işverenin özel hukuk sorumluluğu ortadan kalkabilir.
İş Kazası Sonrasında SGK Hangi Hakları Sağlar?
İş kazası sigortası kapsamında olayın ve zararın niteliğine göre çeşitli sosyal güvenlik hakları gündeme gelebilir.
Bunların başlıcaları:
- Geçici iş göremezlik ödeneği,
- Şartları varsa sürekli iş göremezlik geliri,
- Ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanması,
- Cenaze ödeneği ve ilgili diğer sosyal güvenlik yardımlarıdır.
İş kazası sigortasında bazı diğer sosyal sigorta haklarında olduğu gibi belirli sayıda prim günü şartı aranmaz.
Sürekli İş Göremezlik Geliri Ne Zaman Bağlanır?
İş kazası sonucunda sigortalının meslekte kazanma gücünün belirli oranda kalıcı olarak azaldığının SGK tarafından tespit edilmesi hâlinde sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelebilir.
Mevzuat kapsamında meslekte kazanma gücü kaybının en az yüzde 10 olması sürekli iş göremezlik geliri bakımından önemlidir.
Maluliyet veya sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ile işverenin kusur oranı birbirinden farklı konulardır.
İş Kazası Sonucu İşverenden Hangi Tazminatlar İstenebilir?
SGK'nın yaptığı ödemeler işçinin bütün zararını her zaman karşılamaz.
İşverenin kusurunun ve diğer sorumluluk şartlarının bulunması hâlinde işçiye veya ölüm hâlinde hak sahiplerine ayrıca özel hukuk tazminatları gündeme gelebilir.
Başlıca talepler:
- Geçici çalışma gücü kaybından doğan zarar,
- Sürekli çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kaybından doğan zarar,
- SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve bakım giderleri,
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar,
- Manevi tazminat,
- Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma tazminatıdır.
İş kazasından doğan tazminat talepleri hakkında ayrıntılı hukuki değerlendirme, iş kazası davaları kapsamında zararın, kusurun ve SGK tarafından karşılanan tutarların birlikte incelenmesini gerektirir.
SGK Ödemeleri Tazminattan Düşülür mü?
İş kazası nedeniyle SGK tarafından yapılan bazı ödemeler ile bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri, mükerrer ödeme yapılmaması amacıyla maddi tazminat hesabında dikkate alınabilir.
Bu hesaplama doğrudan “SGK ne ödediyse tamamı çıkarılır” şeklinde yapılmaz. Ödemenin niteliği, işverenin kusuru ve rücu edilebilir bölüm ayrıca değerlendirilir.
İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?
İşverenin kazayı SGK'ya bildirmediği veya SGK'nın olayın iş kazası olmadığına karar verdiği durumlarda iş kazasının hukuken tespit edilmesi gerekebilir.
İşçi öncelikle SGK'ya başvurmalı ve olayın iş kazası olarak incelenmesini istemelidir.
SGK tarafından olumsuz karar verilmesi hâlinde şartları varsa İş Mahkemesinde iş kazasının tespiti davası açılabilir.
İş Kazasının Tespiti Davası Kime Karşı Açılır?
İş kazasının tespiti yalnızca işçi ile işveren arasındaki özel hukuk ilişkisini değil, SGK'nın sosyal sigorta yükümlülüklerini de etkiler.
Bu nedenle Yargıtay uygulamasında uyuşmazlığın SGK ve ilgili işveren yönünden birlikte çözümlenmesi önem taşımaktadır.
Taraf teşkilinin somut olaya göre doğru kurulması gerekir.
İş Kazası Tespit Davasında Önce SGK'ya Başvurmak Gerekir mi?
Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında Kuruma ön başvuru hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle işveren tarafından bildirilmeyen olayda doğrudan dava açmak yerine öncelikle SGK'ya olayın bildirilmesi ve Kurumun inceleme sürecinin tamamlanması önemlidir.
İş Kazası Davasında Hangi Mahkeme Görevlidir?
İş kazasının tespiti ile iş kazasından kaynaklanan işveren sorumluluğuna ilişkin davalarda görevli mahkeme kural olarak İş Mahkemesidir.
İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu davalara İş Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Hukuk Mahkemesi bakabilir.
İş Kazasının Tespiti Davasında 5 Yıllık Süre Var mı?
İş kazasının tespiti davası, sigortasız çalışmaya ilişkin klasik hizmet tespiti davasıyla aynı dava değildir.
Bu nedenle hizmet tespitinde gündeme gelen beş yıllık hak düşürücü süreyi iş kazasının tespitine otomatik olarak uygulamak doğru değildir.
Bununla birlikte iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımı ayrı bir konudur ve gecikmeden hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
İş Kazası Tazminat Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Hayır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarını zorunlu arabuluculuğun dışında bırakmıştır.
Aynı şekilde bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında da zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir.
Bu yönüyle iş kazası davaları, ücret, kıdem veya ihbar tazminatı gibi birçok klasik işçilik alacağı davasından ayrılır.
İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat taleplerinde kural olarak 10 yıllık zamanaşımı gündeme gelir.
Ancak zararın gelişen bir durum göstermesi, sağlık tablosunun sonradan kesinleşmesi veya zarar ile ilgili farklı hukuki sebeplerin bulunması zamanaşımı başlangıcının ayrıca incelenmesini gerektirebilir.
Bu nedenle iş kazası dosyalarında yalnızca kaza tarihine bakılarak zamanaşımı konusunda otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.
Maluliyet Oranı Sonradan Artarsa Ne Olur?
Bazı yaralanmalarda işçinin sağlık durumu kaza tarihinde kesinleşmez. Uzun tedavi süreci, ameliyatlar veya komplikasyonlar sonucunda kalıcı zarar daha sonra ortaya çıkabilir.
Yargıtay uygulamasında “gelişen durum” olarak değerlendirilebilecek hâller zamanaşımı ve ek zarar talepleri bakımından önem taşıyabilir.
Her sağlık durumunun sonradan değişmesi ise otomatik olarak yeni bir zamanaşımı süresi başlatmaz. Tıbbi gelişimin niteliği somut olayda değerlendirilmelidir.
Ceza Davası İş Kazası Tazminat Davasını Bağlar mı?
İş kazası sonrasında sorumlular hakkında taksirle yaralama veya taksirle öldürme nedeniyle ceza soruşturması yürütülebilir.
Ancak ceza dosyası ile hukuk davasının amaçları aynı değildir.
TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesiyle kural olarak bağlı değildir.
Buna karşılık ceza mahkemesinde kesin biçimde belirlenen maddi olayların hukuk davasında önemli etkisi olabilir.
Ceza dosyasında alınan kusur raporu da iş mahkemesindeki kusur incelemesinin otomatik olarak yerine geçmez.
İş Kazası Sonrası İşçi İşten Çıkarılabilir mi?
İşçinin iş kazası geçirmesi işverene sınırsız bir fesih hakkı vermez.
İş kazası sonrası raporlu olan işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesinde İş Kanunu'ndaki fesih hükümleri, rapor süresi ve iş güvencesi koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Somut olaya göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade, ayrımcılık tazminatı veya diğer işçilik hakları gündeme gelebilir.
İş Kazası Sonrası İşçinin Yapması Gerekenler
İlk Saatlerde
- Öncelikle sağlık ve acil tedavi güvence altına alınmalıdır.
- Sağlık kuruluşuna olayın iş kazasında meydana geldiği doğru şekilde anlatılmalıdır.
- Mümkünse olay yeri fotoğraf ve görüntüleri korunmalıdır.
- Kazayı gören tanıkların isim ve iletişim bilgileri alınmalıdır.
İlk 24 Saatte
- Hastane, epikriz ve adli vaka belgelerinin kopyaları alınmalıdır.
- İşyeri kaza tutanağının düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilmelidir.
- Kamera görüntülerinin silinmemesi için gerekli girişimlerde bulunulmalıdır.
- İşverenle yapılan yazışmalar ve mesajlar saklanmalıdır.
İlk 3 İş Gününde
- İşverenin SGK iş kazası bildirimi yapıp yapmadığı kontrol edilmelidir.
- Bildirim yapılmamışsa işverenin yapması istenmeli; yapılmıyorsa işçinin SGK'ya doğrudan başvurması değerlendirilmelidir.
Sonraki Süreçte
- Tedavi belgeleri düzenli şekilde saklanmalıdır.
- Geçici veya sürekli iş göremezlik durumu SGK sürecinde takip edilmelidir.
- SGK'nın olayın iş kazası olup olmadığına ilişkin kararı kontrol edilmelidir.
- Maluliyet ve kusur incelemelerinin sonucu takip edilmelidir.
- Tazminat ve diğer işçilik hakları yönünden zamanaşımı dikkate alınmalıdır.
İşveren İş Kazası Sonrası Ne Yapmalıdır?
İşverenin ilk görevi işçinin sağlık ve güvenliğini sağlamaktır.
Kaza sonrasında yapılması gereken başlıca işlemler şöyledir:
- İlk yardım ve acil sağlık hizmetinin sağlanması,
- Gerekirse işçinin sağlık kuruluşuna sevk edilmesi,
- Yetkili kolluk kuvvetlerine derhal bildirim yapılması,
- Olay yerinin ve delillerin korunması,
- Kamera görüntülerinin yedeklenmesi,
- Tanıkların belirlenmesi,
- Objektif iş kazası tutanağı düzenlenmesi,
- SGK'ya üç iş günü içinde bildirim yapılması,
- İş güvenliği uzmanı tarafından olayın nedenlerinin incelenmesi,
- Risk değerlendirmesinin gerektiğinde yenilenmesi,
- Benzer kazaların tekrarını önleyecek tedbirlerin alınması.
İş Kazalarında En Sık Yapılan Hatalar
- İş kazasını SGK'ya bildirmemek,
- Üç iş günlük bildirim süresini kaçırmak,
- İş kazası bildiriminin kusur kabulü olduğunu sanmak,
- İşçiye gerçeğe aykırı tutanak imzalatmak,
- Kamera görüntülerinin silinmesine izin vermek,
- Hastane kayıtlarında kazanın işyerinde olduğunu belirtmemek,
- Tanık bilgilerini toplamamak,
- Sigortasız işçinin iş kazası hakkı olmadığını düşünmek,
- İşçinin kusurlu olmasını iş kazası niteliğiyle karıştırmak,
- SGK tespiti ile işverenin tazminat sorumluluğunu aynı şey sanmak,
- Kalp krizi gibi olayların hiçbir zaman iş kazası olmayacağını düşünmek,
- Servis kazalarını normal trafik kazası olarak değerlendirmek,
- İş kazasının tespiti ile hizmet tespiti davasını karıştırmak,
- Zorunlu olmadığı hâlde tazminat davasından önce arabuluculuğu dava şartı sanmak,
- Maluliyet, kusur ve SGK gelirlerini birbirine karıştırarak tazminat hesabı yapmak.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası nedir?
İş kazası, sigortalının 5510 sayılı Kanunda belirtilen hâllerden birinde meydana gelen olay nedeniyle bedenen veya ruhen zarar görmesidir.
İş kazası kaç gün içinde SGK'ya bildirilmelidir?
İşveren tarafından kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içerisinde SGK'ya bildirim yapılmalıdır.
İşveren iş kazasını bildirmezse işçi bildirebilir mi?
Evet. İşçi veya hak sahipleri SGK'ya doğrudan başvurarak olayın iş kazası olarak incelenmesini talep edebilir.
İş kazası bildirimi yapmak işverenin kusuru kabul ettiği anlamına gelir mi?
Hayır. İş kazası bildirimi kanuni yükümlülüktür. İşverenin kusuru ayrıca araştırılır.
Sigortasız çalışanın kazası iş kazası olur mu?
Evet. Sigortasız çalışma iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. Fiili çalışma ispatlanabilir ve SGK açısından işveren hakkında ayrıca yaptırımlar gündeme gelebilir.
Serviste geçirilen trafik kazası iş kazası mıdır?
İşveren tarafından sağlanan taşıtla işe gidiş veya işten dönüş sırasında meydana gelen kaza kural olarak iş kazasıdır.
Kendi arabamla işe giderken yaptığım kaza iş kazası mıdır?
Olağan işe gidiş sırasında işçinin kendi imkânıyla yaptığı yolculuk kural olarak bu kapsamda değildir. Ancak işveren tarafından verilen özel görev nedeniyle yapılan yolculuk ayrıca değerlendirilir.
İşyerinde kalp krizi iş kazası mıdır?
5510 sayılı Kanun bakımından işyerinde meydana gelen kalp krizi iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. İşverenin tazminat sorumluluğu için ise ayrıca kusur ve nedensellik bağı araştırılır.
İşçinin kendi kusuru varsa iş kazası sayılmaz mı?
İşçinin kusuru olayın iş kazası niteliğini tek başına ortadan kaldırmaz. Ancak tazminat miktarı ve işverenin sorumluluğu üzerinde etkili olabilir.
İş kazası tutanağı yoksa dava açılamaz mı?
Hayır. Hastane kayıtları, tanıklar, kamera görüntüleri, kolluk belgeleri ve diğer delillerle iş kazası ispatlanabilir.
İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir.
İş kazası tazminat davasında zamanaşımı kaç yıldır?
Kural olarak 10 yıllık zamanaşımı uygulanır. Ancak zararın sonradan gelişmesi gibi özel durumlarda başlangıç tarihinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Sonuç
İş kazalarında en önemli konu, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren sağlık kayıtlarının, delillerin ve bildirim süreçlerinin doğru yönetilmesidir.
İşverenin kazayı SGK'ya üç iş günü içinde bildirmesi gerekir. Bildirim yapılmaması olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz ve işçi SGK'ya doğrudan başvurabilir.
Bir olayın iş kazası olarak kabul edilmesi ile işverenin maddi veya manevi tazminattan sorumlu tutulması birbirinden farklı hukuki değerlendirmelerdir. Tazminat sorumluluğunda işverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, işçinin kusuru, uygun nedensellik bağı, maluliyet oranı ve SGK tarafından yapılan ödemeler birlikte incelenir.
Özellikle sigortasız çalışma, ağır yaralanma, ölüm, kalıcı iş göremezlik veya olayın iş kazası olduğunun işveren ya da SGK tarafından kabul edilmediği durumlarda delillerin gecikmeden korunması büyük önem taşır.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş kazasının niteliği, bildirim süresi, kusur oranı, maluliyet ve tazminat talepleri her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.