İş Kazası Nedir? İş Kazası Bildirimi ve İş Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler
İş Kazası Nedir?
İş kazası, çalışma hayatında meydana gelen her yaralanmanın genel adı değildir. Bir olayın hukuken iş kazası sayılıp sayılmayacağı başta 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olmak üzere iş ve sosyal güvenlik mevzuatına göre belirlenir.
5510 sayılı Kanun bakımından iş kazası; sigortalının kanunda belirtilen hâllerden birinde meydana gelen bir olay nedeniyle hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen zarar görmesidir.
Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır. Bir olayın SGK bakımından iş kazası sayılması ile işverenin o olay nedeniyle maddi veya manevi tazminat ödemekle sorumlu olması aynı şey değildir. İş kazası niteliğinin tespiti sosyal güvenlik hukukuna ilişkindir. İşverenin özel hukuk sorumluluğunda ise ayrıca iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, kusur ve uygun nedensellik bağı değerlendirilir.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?
5510 sayılı Kanun m.13 uyarınca özellikle aşağıdaki hâllerde meydana gelen olaylar iş kazası kapsamında değerlendirilebilir:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen kazalar,
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen kazalar,
- İşçinin görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderildiği sırada meydana gelen olaylar,
- Emziren kadın sigortalının süt izni sırasında meydana gelen olaylar,
- İşveren tarafından sağlanan taşıtla işe gidiş veya işten dönüş sırasında meydana gelen kazalar,
- Kendi adına ve hesabına çalışan 4/b sigortalılar bakımından yürütülen iş nedeniyle meydana gelen olaylar.
Bu nedenle işçinin kaza anında mutlaka makine başında veya fiilen üretim yapıyor olması gerekmez. Kanunda belirtilen hâllerden birinin bulunup bulunmadığı somut olayın şartlarına göre değerlendirilir.
İş Kazası Bildirimi Kim Tarafından, Nereye ve Kaç Gün İçinde Yapılır?
İş kazasında en çok karıştırılan konulardan biri bildirim süreleridir. İşçinin sigortalılık statüsüne ve bildirimi yapan kişiye göre süre değişebilir.
| Bildirim Yapan | Nereye? | Süre |
|---|---|---|
| 4/a kapsamındaki işçinin işvereni | Yetkili kolluk kuvvetleri | Derhal |
| 4/a kapsamındaki işçinin işvereni | SGK | Kazadan sonraki 3 iş günü |
| İşverenin kontrolü dışında meydana gelen kaza | SGK | İşverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü |
| 4/b sigortalısı | SGK | Bir ayı geçmemek üzere, bildirime engel rahatsızlığın ortadan kalktığı günden sonraki 3 iş günü |
| Sağlık hizmeti sunucusu | SGK | Kendisine intikal eden iş kazasını en geç 10 gün içinde |
İşverenin SGK'ya yaptığı iş kazası bildirimi, işverenin kazada kusurlu olduğunu veya tazminat sorumluluğunu kabul ettiği anlamına gelmez. Bu bildirim kanundan doğan bağımsız bir yükümlülüktür.
İş Kazasında Üç İş Günü Nasıl Hesaplanır?
Kanunda üç takvim günü değil, üç iş günü öngörülmüştür. Bu nedenle hafta sonu ve resmî tatiller süre hesabında önem taşır.
SGK'nın verdiği örneğe göre pazartesi günü meydana gelen bir iş kazasının SGK'ya en geç perşembe günü bildirilmesi gerekir. Çarşamba günü meydana gelen bir kazada ise araya hafta sonu girdiğinden son bildirim günü pazartesidir.
Kazanın meydana geldiği gün süreye dâhil edilmez; takip eden iş günlerinden itibaren süre hesaplanır.
İş Kazası İşverenin Kontrolü Dışındaki Bir Yerde Meydana Gelirse Süre Ne Zaman Başlar?
İş kazası işverenin doğrudan kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse üç iş günlük SGK bildirim süresi kazanın meydana geldiği tarihten değil, işverenin kazayı öğrendiği tarihten başlayabilir.
Örneğin başka bir şehirde görevlendirilen işçinin veya işveren organizasyonu kapsamındaki bir yolculuk sırasında kaza geçiren işçinin durumunda işverenin kazayı ne zaman öğrendiği önem kazanabilir.
Yargıtay uygulamasında da işverenin kontrolü dışındaki kazalarda öğrenme tarihinin bildirim süresinin başlangıcında dikkate alınabileceği kabul edilmektedir.
İş Kazası SGK'ya Nasıl Bildirilir?
4/a kapsamında çalışan işçinin iş kazası bildirimi işveren tarafından yapılır.
Bildirim SGK'nın elektronik işveren sistemi üzerinden yapılabileceği gibi, İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesi kullanılarak Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezine mevzuatta öngörülen yöntemlerle de gönderilebilir.
Bildirim sırasında kazanın tarihi, saati, yeri, olayın meydana geliş biçimi ve yaralanan sigortalıya ilişkin bilgilerin gerçeğe uygun şekilde yazılması önemlidir.
İşverenin olayı “iş kazası” olarak bildirmesi tek başına kusur ikrarı değildir. Olayın iş kazası niteliği ile işverenin tazminat sorumluluğu farklı hukuki değerlendirmelerdir.
Kolluk Kuvvetlerine İş Kazası Bildirimi Ne Zaman Yapılır?
5510 sayılı Kanun kapsamında 4/a sigortalılar bakımından işverenin iş kazasını o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal bildirmesi gerekir.
Özellikle ağır yaralanma, ölüm, makine kazası, yüksekten düşme veya ceza soruşturmasını gerektirebilecek olaylarda kolluk ve savcılık kayıtları ileride iş kazasının oluş biçiminin belirlenmesinde önemli deliller hâline gelebilir.
4/b Sigortalısı İş Kazasını Nasıl Bildirir?
Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan 4/b sigortalılarında bildirim yükümlülüğü işverene değil sigortalının kendisine aittir.
4/b sigortalısı iş kazasını, bir ayı geçmemek şartıyla, sağlık durumunun bildirim yapmasına engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içerisinde SGK'ya bildirmelidir.
Bu süreye uyulmaması hâlinde bildirim tarihine kadar geçen süreye ait geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmemesi söz konusu olabilir. Bildirimden sonraki döneme ilişkin haklar ise kanuni şartlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Hastane veya Sağlık Kuruluşu İş Kazasını Bildirmek Zorunda mı?
Evet. İşverenin bildirim yükümlülüğünün yanında sağlık hizmeti sunucularının da ayrı bir bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.14 uyarınca sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç 10 gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmek zorundadır.
Sağlık kuruluşunun bildirimi ile işverenin üç iş günlük bildirimi birbirinden bağımsızdır. İşveren, “hastane zaten bildirdi” gerekçesiyle kendi bildirim yükümlülüğünden kurtulmaz.
İş Kazası Bildirilmezse Ne Olur?
İşverenin iş kazasını süresinde SGK'ya bildirmemesi olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. Ancak işveren açısından mali ve idari sonuçlar doğabilir.
5510 sayılı Kanun m.21/2 uyarınca, işveren tarafından süresinde bildirilmeyen iş kazasında, bildirimin yapıldığı tarihe kadar geçen dönem için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği SGK tarafından işverenden tahsil edilebilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.05.2024 tarihli, 2023/1253 E., 2024/5405 K. sayılı kararında da geç bildirim nedeniyle 5510 m.21/2 kapsamında yapılacak tahsil bakımından işverenin ayrıca kusurlu olmasının aranmadığı belirtilmiştir.
Bunun yanında 6331 sayılı Kanundaki bildirim yükümlülüğünün ihlali nedeniyle idari para cezası uygulanabilir. İdari para cezaları her yıl güncellenmekte; bazı yaptırımlar işyerinin çalışan sayısına ve tehlike sınıfına göre farklılaşabilmektedir.
2026 Yılında İş Kazasını Bildirmeme Cezası Ne Kadardır?
6331 sayılı Kanun kapsamında uygulanacak idari para cezaları her takvim yılı için yeniden belirlenmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2026 yılına ilişkin güncel idari para cezası tablolarını ayrıca yayımlamıştır.
İş kazasını bildirmeme nedeniyle uygulanacak tutar değerlendirilirken ihlalin niteliği, işyerinin çalışan sayısı ve tehlike sınıfı dikkate alınabileceğinden tek bir rakamın bütün işyerleri için geçerli olduğu düşünülmemelidir.
İşveren İş Kazasını Bildirmezse İşçi Ne Yapmalıdır?
İşverenin iş kazasını SGK'ya bildirmemesi işçinin veya ölüm hâlinde hak sahiplerinin haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İşçi veya hak sahipleri SGK'ya başvurarak olayın iş kazası olarak incelenmesini isteyebilir. SGK gerektiğinde denetim ve kontrolle görevli personeli aracılığıyla olay hakkında inceleme yapabilir.
Başvuru sırasında mümkün olduğunca aşağıdaki delillerin sunulması önemlidir:
- Hastane ve acil servis kayıtları,
- Epikriz ve sağlık raporları,
- Adli vaka kayıtları,
- Kolluk veya savcılık evrakları,
- İşyeri kaza tutanağı,
- Tanık bilgileri,
- Kamera görüntüleri,
- Vardiya, puantaj ve giriş-çıkış kayıtları,
- İşverenle yapılan mesaj ve yazışmalar,
- Olay saatindeki çalışmayı veya görevlendirmeyi gösteren diğer belgeler.
İşçinin SGK'ya başvurması, işverenin kanuni bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu anlamına gelmez. Ancak olayın iş kazası olarak incelenmesini sağlayabilir.
İş Kazası Hastanede Nasıl Bildirilmelidir?
İş kazası sonrasında sağlık kuruluşuna başvurulduğunda olayın nasıl meydana geldiğinin doğru anlatılması son derece önemlidir.
Hastane veya acil servis kayıtlarında olayın işyerinde ya da iş nedeniyle meydana geldiğinin belirtilmesi ve şartları varsa adli vaka kaydının oluşturulması, daha sonra doğabilecek uyuşmazlıklarda güçlü deliller arasında yer alabilir.
İşçinin işini kaybetme korkusuyla “evde düştüm” veya “iş dışında yaralandım” şeklinde gerçeğe aykırı bir ilk beyanda bulunması ciddi ispat güçlüklerine yol açabilir. Bununla birlikte ilk beyan her durumda kesin ve tek delil değildir. Yargıtay uygulamasında sağlık kayıtları, çalışma belgeleri, tanıklar ve diğer deliller birlikte değerlendirilmektedir.
İş Kazası Tutanağı Nasıl Düzenlenmelidir?
İş kazasının meydana gelmesinden sonra olayın mümkün olduğunca kısa süre içinde objektif biçimde tutanağa bağlanması gerekir.
Tutanakta özellikle şu bilgiler bulunmalıdır:
- Kazanın tarihi ve saati,
- Meydana geldiği yer,
- İşçinin o sırada yaptığı iş,
- Olayın oluş biçimi,
- Kullanılan makine veya ekipman,
- Kişisel koruyucu donanımın bulunup bulunmadığı,
- Olayı gören kişilerin bilgileri,
- Yaralanmanın ilk görünümü,
- Yapılan ilk yardım ve hastane sevki.
Tutanağa hukuki sonuç çıkarmaya yönelik ifadeler yazmak yerine maddi olay mümkün olduğunca tarafsız biçimde kayıt altına alınmalıdır.
İş Kazası Tutanağı Yoksa İş Kazası İspatlanabilir mi?
Evet. İş kazasının ispatı yalnızca işveren tarafından düzenlenen kaza tutanağına bağlı değildir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.02.2023 tarihli, 2023/1317 E., 2023/1679 K. sayılı kararında işveren tarafından yetkili makamlara bildirilmemiş bir olay; tedavi evrakları, tanık anlatımları, çalışma alanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek iş kazası olarak kabul edilmiştir.
Benzer biçimde Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.11.2024 tarihli, 2024/10112 E., 2024/11880 K. sayılı kararında bordrolu çalışan tanıkların anlatımları ile tıbbi kayıtlar birlikte değerlendirilmiştir.
Bu nedenle işyeri tutanağının hiç tutulmaması veya taraflar arasında tutanağın içeriği konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde diğer deliller önem kazanır.
İlk Hastane Başvurusu Geç Yapılmışsa Ne Olur?
Kaza ile yaralanma arasındaki nedensellik bağının ispatında ilk tıbbi başvuru tarihi önemli olabilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 26.05.2025 tarihli, 2025/4820 E., 2025/8694 K. sayılı kararında, iddia edilen kazadan yaklaşık iki-üç ay sonra yapılan ilk hastane başvurusu nedeniyle tüm tedavi kayıtlarının incelenmesi ve mevcut rahatsızlıkla iddia edilen kaza arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu nedenle kazanın hemen ardından sağlık kuruluşuna başvurulması yalnız tedavi bakımından değil, olayın ileride ispatı bakımından da önem taşır.
İşçiye “Kendi Kusurumla Düştüm” Belgesi İmzalatılırsa Ne Olur?
Kazadan sonra işçiye “kendi hatamla düştüm”, “iş kazası değildir” veya benzeri içerikte bir belge imzalatılması olayın iş kazası niteliğini tek başına ortadan kaldırmaz.
İş kazası olup olmadığı kanuni şartlara ve olayın gerçekte nasıl meydana geldiğine göre belirlenir. İmzalanan belge de diğer deliller gibi değerlendirilir.
Bu nedenle böyle bir belgenin her durumda otomatik olarak geçerli veya otomatik olarak geçersiz olduğu söylenemez. Belgenin düzenlenme zamanı, içeriği, işçinin iradesi ve diğer maddi deliller birlikte incelenmelidir.
Kamera Görüntüleri İş Kazasında Neden Önemlidir?
Kamera görüntüleri kazanın saati, işçinin yaptığı iş, kullanılan ekipman, olayın oluş biçimi ve olay yerinde bulunan kişiler bakımından son derece güçlü bir delil olabilir.
Birçok işyerindeki kamera sistemi eski görüntüleri kısa süre içinde otomatik olarak sildiğinden görüntülerin gecikmeden korunması önemlidir.
İş kazasından sonra yalnız kaza tutanağına güvenmek yerine kamera kayıtlarının yedeklenmesi veya saklanmasının yazılı olarak talep edilmesi ispat bakımından önemli olabilir.
Sigortasız İşçinin Geçirdiği Kaza İş Kazası Sayılır mı?
Evet. İşverenin işçiyi SGK'ya hiç bildirmemiş olması, fiilen çalışan kişinin uğradığı olayın iş kazası niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Fiilî çalışma ilişkisi tanıklar, ücret ödemeleri, mesajlaşmalar, vardiya kayıtları, kamera görüntüleri ve diğer belgelerle araştırılabilir.
Ayrıca 5510 sayılı Kanun m.23, işe giriş bildirgesinin kanuni süresinde verilmediği durumlarda işveren bakımından ağır SGK rücu sonuçları öngörmektedir. Yargıtay uygulamasında bu sorumluluğun kusur şartından bağımsız özel bir sorumluluk olduğu kabul edilmektedir.
Taşeron İşçinin Geçirdiği İş Kazasında Kim Sorumludur?
Alt işveren işçisinin iş kazası geçirmesi hâlinde yalnızca bordroda görünen alt işverenin durumu incelenmez.
5510 sayılı Kanun m.12 kapsamında kanuni şartları bulunan bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcutsa, asıl işveren Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumlu olabilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.07.2024 tarihli, 2023/2539 E., 2024/7636 K. sayılı kararında da taraflar arasındaki sözleşmede sorumluluğun alt işverene bırakılmış olmasının SGK'yı bağlamayacağı belirtilmiştir.
Bununla birlikte SGK bildirimini kimin yapması gerektiği, özel hukuk tazminatından kimin hangi ölçüde sorumlu olduğu ve taraflar arasındaki iç ilişki birbirinden ayrılarak incelenmelidir.
İşe Giderken Geçirilen Kaza İş Kazası mıdır?
İşçinin kendi imkânıyla normal şekilde evinden işyerine gitmesi veya işten eve dönmesi sırasında meydana gelen her trafik kazası iş kazası değildir.
Ancak ulaşım işveren tarafından sağlanıyorsa durum farklıdır. 5510 sayılı Kanun, sigortalının işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş veya gelişi sırasında meydana gelen olayları iş kazası kapsamında düzenlemektedir.
Servis Aracında Meydana Gelen Kaza
İşverenin organize ettiği servisle işe giderken veya işten dönerken meydana gelen trafik kazası iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Taşımanın üçüncü bir servis şirketi aracılığıyla gerçekleştirilmesi tek başına iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. Önemli olan somut olayda ulaşımın işveren tarafından sağlanan veya organize edilen taşıma kapsamında olup olmadığıdır.
İşçinin Kendi Aracıyla İşe Giderken Kaza Yapması
İşçinin tamamen kendi imkânıyla normal işe gidiş-geliş sırasında kendi aracıyla geçirdiği kaza kural olarak 5510 m.13'teki işverence sağlanan taşıt kapsamında değildir.
Buna karşılık işveren işçiye özel bir görev vermiş ve işçi bu görevin yerine getirilmesi amacıyla yolculuk yapıyorsa olay görevlendirme hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Görevle Başka Bir Yere Gönderilen İşçinin Kazası İş Kazası mıdır?
İşveren tarafından müşteriye, şubeye, eğitime, toplantıya, başka bir şehre veya farklı bir göreve gönderilen işçi bakımından iş kazası koruması yalnız fiilen görev yaptığı birkaç dakika ile sınırlı değildir.
5510 sayılı Kanun, bağlı çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen olayları da kanuni şartlarla iş kazası kapsamında düzenlemektedir.
Bu nedenle olayın görevlendirmeyle zaman, yer ve amaç bakımından bağlantısı somut olarak değerlendirilmelidir.
Evden Çalışırken Meydana Gelen Kaza İş Kazası mıdır?
Uzaktan çalışma sırasında evde meydana gelen her olayın otomatik olarak iş kazası sayılması mümkün değildir.
Olayın çalışma faaliyetiyle, işverenin verdiği görevle, çalışma zamanı ve kullanılan iş ekipmanıyla bağlantısı değerlendirilmelidir. Örneğin çalışma sırasında iş ekipmanından kaynaklanan bir yaralanmayla, çalışanın tamamen özel yaşam faaliyeti sırasında meydana gelen olay aynı şekilde değerlendirilemez.
Home office kazalarında bilgisayar girişleri, toplantı kayıtları, mesajlar, görev kayıtları ve olayın zamanı gibi deliller özellikle önem taşıyabilir.
Yemek, Çay veya Sigara Molasında Meydana Gelen Kaza İş Kazası mıdır?
İşçinin işyeri sınırları içinde bulunduğu sırada yemek, çay, sigara veya dinlenme molası sırasında meydana gelen bir olay sırf “mola anında gerçekleştiği” gerekçesiyle otomatik olarak iş kazası kapsamının dışında bırakılamaz.
İşyeri dışındaki molalarda ise olayın işveren organizasyonu, yapılan iş veya görevlendirmeyle bağlantısının ayrıca incelenmesi gerekir.
İşyerinde Kalp Krizi İş Kazası mıdır?
İşyerinde meydana gelen kalp krizi ve benzeri ani sağlık olaylarında sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası niteliği ile işverenin tazminat sorumluluğunun birbirinden ayrılması özellikle önemlidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.05.2024 tarihli, 2024/3981 E., 2024/5398 K. sayılı kararında işçinin işyerinde çalışırken göğüs ağrısı ve uyuşma yaşaması, revire götürülmesi ve sonrasında kalp krizi geçirdiğinin anlaşılmasıyla ilgili olayda, işyerinde çalışma sırasında meydana gelen olayın iş kazası olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
İşçinin daha önceden sağlık problemi bulunması olayın sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası niteliğini her durumda ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık işverenden maddi veya manevi tazminat istenmesi hâlinde işverenin yükümlülüklerini ihlal edip etmediği ve bu ihlalle meydana gelen zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır.
İşçinin Kusurlu Olması İş Kazası Sayılmasını Engeller mi?
Hayır. İşçinin olayda kusurlu olması, kazanın 5510 sayılı Kanun bakımından iş kazası sayılmasını tek başına engellemez.
İşçi tamamen kendi hatasıyla düşmüş olsa dahi olay kanunda sayılan koşullardan birinde meydana geldiyse sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası niteliği doğabilir.
Ancak işçinin kusuru, işverenden talep edilecek maddi ve manevi tazminat ile işverenin özel hukuk sorumluluğu bakımından ayrıca önem taşır.
İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?
İşveren kazayı SGK'ya bildirmemiş veya SGK yaptığı inceleme sonucunda olayın iş kazası olmadığına karar vermiş olabilir.
Bu durumda olayın sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası olduğunun mahkeme tarafından tespit edilmesi gerekebilir.
Yargıtayın yerleşik yaklaşımına göre iş kazasına dayanan tazminat davasında olay SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmemişse, iş kazası niteliği tazminat uyuşmazlığının çözümünden önce açıklığa kavuşturulması gereken bir ön sorundur.
İş Kazasının Tespiti Davasından Önce SGK'ya Başvurmak Zorunlu mu?
Evet. Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kanuni istisnalar saklı olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru önem taşır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.04.2023 tarihli, 2023/3777 E., 2023/3770 K. sayılı kararında iş kazasının tespiti talebi bakımından dava açılmadan önce Kuruma başvurunun dava şartı olduğu belirtilmiştir.
Bu nedenle işveren tarafından bildirilmeyen bir olayda genellikle ilk adım SGK'ya olayın bildirilmesi ve Kurumun inceleme sonucunun alınmasıdır.
İş Kazasının Tespiti Davası Kime Karşı Açılır?
İş kazasının tespiti yalnız işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi değil, SGK'nın sigortalıya sağlayacağı sosyal güvenlik haklarını da etkiler.
Yargıtay uygulamasında bu nedenle SGK ile hak alanı etkilenen işverenin davadaki konumu birlikte değerlendirilir.
SGK'nın olayın iş kazası olduğunu yargılama sırasında kabul etmiş olması da her durumda işveren yönünden uyuşmazlığı kendiliğinden sona erdirmez. İşveren olayın iş kazası niteliğine itiraz ediyorsa mahkemenin uyuşmazlığı değerlendirmesi gerekebilir.
İş Kazasının Tespiti Davasında Beş Yıllık Süre Var mı?
İş kazasının tespiti davası ile sigortasız çalışmaların tespitine ilişkin klasik hizmet tespiti davası aynı dava değildir.
Bu nedenle hizmet tespitinde gündeme gelen beş yıllık hak düşürücü sürenin iş kazasının tespitine otomatik biçimde uygulanması doğru değildir.
Bununla birlikte aynı dosyada hizmet süresinin tespiti, tazminat veya başka talepler bulunuyorsa bunların tabi olduğu süreler ayrıca değerlendirilmelidir.
Yalnızca Kusur Oranının Tespiti İçin Dava Açılabilir mi?
Kural olarak yalnız “işveren yüzde kaç, işçi yüzde kaç kusurludur?” şeklindeki maddi vakıaya ilişkin bağımsız bir tespit davası açılamaz.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.02.2023 tarihli, 2023/662 E., 2023/809 K. sayılı kararında yalnız kusur oranının tespitine yönelik kararın infaz kabiliyeti bulunmadığı ve kusur meselesinin ilgili eda davası içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İş Kazası ile İşverenin Tazminat Sorumluluğu Aynı Şey midir?
Hayır. Bu ayrım iş kazası hukukunun en önemli noktalarından biridir.
Bir olayın SGK bakımından iş kazası sayılması işverenin otomatik olarak yüzde 100 kusurlu olduğu veya işçiye mutlaka tazminat ödemesi gerektiği anlamına gelmez.
İşverenin tazminat sorumluluğu bakımından iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun davranıp davranmadığı, alınması gereken tedbirler, işçinin ve üçüncü kişilerin davranışları, kusur ve uygun nedensellik bağı ayrıca değerlendirilir.
İş kazası sonucunda istenebilecek maddi ve manevi tazminatlar, maluliyet, SGK mahsupları ve tazminat hesabı hakkında ayrıntılı bilgi için İş Kazası Tazminat Davası ve Şartları başlıklı yazımız incelenebilir.
İş Kazası Sonrasında İşçinin Yapması Gerekenler
İlk Saatlerde
- Öncelikle gerekli sağlık ve acil tedavi sağlanmalıdır.
- Sağlık kuruluşuna kazanın işyerinde veya iş nedeniyle meydana geldiği doğru biçimde anlatılmalıdır.
- Olay yeri fotoğraf ve görüntüleri mümkünse korunmalıdır.
- Kazayı gören kişilerin isim ve iletişim bilgileri alınmalıdır.
- Kamera kaydı bulunuyorsa silinmeden saklanması istenmelidir.
İlk Günlerde
- Hastane, epikriz, rapor ve adli vaka kayıtlarının örnekleri alınmalıdır.
- İşyeri kaza tutanağının düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilmelidir.
- İşverenle yapılan mesaj ve yazışmalar saklanmalıdır.
- İşverenin SGK'ya iş kazası bildirimi yapıp yapmadığı takip edilmelidir.
İşveren Bildirim Yapmadıysa
- SGK'ya doğrudan başvurarak olayın iş kazası olarak incelenmesi istenebilir.
- Tedavi belgeleri, tanıklar, çalışma kayıtları ve diğer deliller başvuruya eklenebilir.
- SGK'nın olayı iş kazası olarak kabul etmemesi hâlinde tespit davası gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
İşveren İş Kazasından Sonra Ne Yapmalıdır?
İşverenin ilk görevi işçinin sağlık ve güvenliğini sağlamaktır. Bunun yanında olayın delillerinin korunması ve kanuni bildirimlerin yapılması gerekir.
Başlıca işlemler şunlardır:
- İlk yardım ve sağlık hizmetinin sağlanması,
- Gerekirse sağlık kuruluşuna sevk,
- Yetkili kolluğa derhal bildirim,
- SGK'ya üç iş günü içinde bildirim,
- Olay yerinin ve kamera kayıtlarının korunması,
- Tanıkların tespiti,
- Objektif kaza tutanağının düzenlenmesi,
- Kazanın nedenlerinin araştırılması,
- Gerekli hâllerde risk değerlendirmesinin yenilenmesi,
- Benzer olayların tekrarını önleyecek tedbirlerin alınması.
6331 sayılı Kanun yalnız yaralanmalı veya ölümlü kazaların değil, çalışanı veya iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli bulunan olayların da incelenerek raporlanmasını öngörmektedir.
İş Kazalarında En Sık Yapılan Hatalar
- SGK bildirimindeki üç iş günlük süreyi kaçırmak,
- Kolluk bildirimi ile SGK bildirimini aynı şey sanmak,
- Hastanenin bildirim yapmasının işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırdığını düşünmek,
- Üç gün ile üç iş gününü karıştırmak,
- İşverenin bildiriminin kusur kabulü olduğunu düşünmek,
- İşveren bildirmediğinde işçinin artık hiçbir şey yapamayacağını sanmak,
- Hastanede kazanın gerçek oluş biçimini söylememek,
- Kamera kayıtlarının silinmesine izin vermek,
- Sigortasız çalışan kişinin iş kazası hakkı olmadığını düşünmek,
- İşçinin kusuruyla olayın iş kazası niteliğini birbirine karıştırmak,
- İş kazasının tespiti ile hizmet tespiti davasını aynı dava sanmak,
- SGK'nın iş kazası kabulü ile işverenin tazminat sorumluluğunu aynı şey kabul etmek.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası kaç gün içinde SGK'ya bildirilir?
4/a kapsamındaki işçiler bakımından işverenin iş kazasını kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içerisinde SGK'ya bildirmesi gerekir.
İş kazası kolluğa kaç gün içinde bildirilir?
4/a sigortalılar bakımından işverenin yetkili kolluk kuvvetlerine bildirimi derhal yapması gerekir.
Üç iş gününe hafta sonu dâhil midir?
Hayır. Süre iş günü olarak düzenlenmiştir. Örneğin çarşamba günü meydana gelen kazada SGK'nın verdiği örneğe göre son bildirim günü pazartesidir.
İşveren iş kazasını bildirmezse işçi bildirebilir mi?
İşçi, işverenin yasal bildirim yükümlülüğünü onun yerine yerine getirmiş sayılmaz; ancak SGK'ya doğrudan başvurarak olayın iş kazası olarak incelenmesini talep edebilir.
Hastane iş kazasını SGK'ya bildirir mi?
Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını en geç 10 gün içinde SGK'ya bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük işverenin üç iş günlük bildiriminden ayrıdır.
İşverenin iş kazası bildirimi kusuru kabul ettiği anlamına gelir mi?
Hayır. Bildirim kanuni bir yükümlülüktür. İşverenin kusuru ve tazminat sorumluluğu ayrıca araştırılır.
İş kazası bildirimi geç yapılırsa işçinin hakkı kaybolur mu?
4/a sigortalısı bakımından işverenin geç bildirim yapması olayın iş kazası olma niteliğini veya işçinin sosyal güvenlik haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Geç bildirim nedeniyle işveren açısından SGK rücusu ve idari yaptırım gündeme gelebilir.
4/b sigortalısı iş kazasını ne zaman bildirir?
4/b sigortalısı, bir ayı geçmemek üzere, rahatsızlığının bildirim yapmasına engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içerisinde SGK'ya bildirim yapmalıdır.
Sigortasız çalışanın kazası iş kazası olur mu?
Evet. Sigortasız çalıştırılmak olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. Fiilî çalışma ve olayın meydana geliş biçimi delillerle araştırılır.
İşe servisle giderken geçirilen kaza iş kazası mıdır?
İşverence sağlanan taşıtla işe gidiş veya işten dönüş sırasında meydana gelen kaza 5510 sayılı Kanunda iş kazası hâllerinden biri olarak düzenlenmiştir.
Kendi arabamla işe giderken yaptığım kaza iş kazası mıdır?
İşçinin tamamen kendi imkânıyla normal işe gidiş-geliş sırasında yaptığı yolculuk kural olarak işverence sağlanan taşıt kapsamına girmez. İşveren tarafından verilen özel bir görev varsa durum ayrıca değerlendirilir.
İşyerinde kalp krizi geçirmek iş kazası mıdır?
İşyerinde çalışma sırasında ortaya çıkan kalp krizi sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası olarak değerlendirilebilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.05.2024 tarihli kararı da bu konuda güncel bir örnektir. İşverenin tazminat sorumluluğu ise ayrıca kusur ve nedensellik bağına göre belirlenir.
İş kazası tutanağı yoksa dava veya SGK başvurusu yapılamaz mı?
Hayır. Hastane kayıtları, tanıklar, kamera görüntüleri, kolluk evrakı, vardiya kayıtları ve diğer delillerle olayın iş kazası olduğu ispatlanabilir.
İş kazasının tespiti için önce SGK'ya başvurmak gerekir mi?
İş kazasının SGK tarafından kabul edilmediği uyuşmazlıklarda Kuruma ön başvuru dava şartı bakımından önem taşır. Kurumun olumsuz kararından sonra şartları varsa iş kazasının tespiti davası gündeme gelebilir.
Sonuç
İş kazalarında ilk saatlerden itibaren sağlık kayıtlarının, kamera görüntülerinin, tanıkların ve çalışma belgelerinin korunması; kolluk ve SGK bildirimlerinin doğru zamanda yapılması son derece önemlidir.
4/a kapsamındaki çalışanlarda işveren, iş kazasını yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve SGK'ya kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içerisinde bildirmelidir. İşverenin kontrolü dışındaki olaylarda süre öğrenme tarihinden başlayabilir. 4/b sigortalılar ve sağlık hizmeti sunucuları bakımından ise farklı bildirim süreleri uygulanmaktadır.
İşverenin iş kazasını hiç bildirmemesi olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. İşçi veya hak sahipleri SGK'ya başvurabilir; Kurumun olayın iş kazası olmadığını kabul etmesi hâlinde şartları varsa iş kazasının tespiti yoluna gidilebilir.
Son olarak, bir olayın SGK bakımından iş kazası olması ile işverenin maddi ve manevi tazminattan sorumlu olması birbirinden ayrılmalıdır. İşverenin tazminat sorumluluğu, kusur, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve uygun nedensellik bağı çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş kazasının niteliği, bildirim yükümlülüğü, SGK süreci, taraflar ve dava yolu her somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.